<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Siyaset Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://www.fethigungor.net/etiket/siyaset/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/etiket/siyaset/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Sun, 12 May 2019 12:07:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>“2015 AVRUPA İSLAMOFOBİ RAPORU”NA  HAK ETTİĞİ İLGİYİ GÖSTEREBİLMEK</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporuna-hak-ettigi-ilgiyi-gosterebilmek/</link>
					<comments>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporuna-hak-ettigi-ilgiyi-gosterebilmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 May 2016 09:09:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[2015 Avrupa İslamofobi Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[21 Mart Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Afzal Khan]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Parlamentosu]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Avrupa Ülkelerinde Azınlık ve Göçmenlere Yönelik İnsan Hakları İhlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Amina Easat-Daas]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Anna-Esther Younes]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Europian Islamophobia Report 2015]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere Terörle Mücadele ve Güvenlik Yasası]]></category>
		<category><![CDATA[Post Charlie]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Kadir Canatan]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr. Josef Weidenholzer]]></category>
		<category><![CDATA[SETA]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=302</guid>

					<description><![CDATA[Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın hazırlattığı ve 21 Mart Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü münasebetiyle Ankara’daki genel merkezinde düzenlediği bir panelle dünyaya duyurduğu “2015 Avrupa İslamofobi Raporu”nun (EIR: European Islamophobia Report 2015) medyada hak ettiği yankıyı bulamamış olması, başarılan işin stratejik kıymetinin toplumda yeterince kavranamadığını göstermektedir. Bu haftaki yazımızda, yöntem, kapsam ve içerik [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın hazırlattığı ve 21 Mart Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü münasebetiyle Ankara’daki genel merkezinde düzenlediği bir panelle dünyaya duyurduğu “2015 Avrupa İslamofobi Raporu”nun (EIR: European Islamophobia Report 2015) medyada hak ettiği yankıyı bulamamış olması, başarılan işin stratejik kıymetinin toplumda yeterince kavranamadığını göstermektedir.</p>
<p>Bu haftaki yazımızda, yöntem, kapsam ve içerik açısından dünyada bir ilk olan raporun tanıtımı için gerçekleştirilen iki ayrı toplantıya ve özellikle Batı Avrupa ülkelerindeki İslam karşıtlığı kaynaklı hak ihlallerine ilişkin tespitlere, farklı mecralarda gündem edilmesi temennisiyle dikkat çekmek istiyorum.</p>
<p><strong>Azınlık ve göçmenlere yönelik insan hakları ihlallerini görebilmek</strong></p>
<blockquote><p>‘Avrupa İslamofobi Raporu’nun medyada hak ettiği yankıyı bulamamış olması, stratejik kıymetinin yeterince kavranamadığını göstermektedir.</p></blockquote>
<p>23 Mart 2016 tarihinde SETA’nın İstanbul’daki merkezinde gerçekleştirdiği “Batı Avrupa Ülkelerinde Azınlık ve Göçmenlere Yönelik İnsan Hakları İhlalleri” paneli de Rapor’un kapsamlı içeriğinin Türkiye kamuoyunun dikkatine sunulması için yeterli olmadı. İlk ve doğrudan muhatapları dikkate alınarak İngiliz dilinde hazırlanan raporun Türkçe nüshasının henüz yayınlanamamış olmasının da ilginin zayıf kalmasında bir etkisi olduğu düşünülebilir.</p>
<p>İstanbul’daki panelde konuşan SETA Avrupa Araştırmaları Direktörü Enes Bayraklı, Almanya&#8217;da emniyet ve istihbarat teşkilatlarında ırkçılığın kurumsallaştığını ve bu durumun resmi makamlar tarafından <u>sorun olarak kabul edilmediği</u>ni ifade ederek, 2015 yılında mültecilere yönelik saldırıların 5 kat artmış olmasının, yurtları yakılmasına rağmen faillerin bulunamamasının bu tespiti doğruladığını söyledi. Almanya gibi güçlü ve gelişmiş bir ülkenin hâlâ göçmenleri <u>ucuz iş gücü</u> olarak gördüğüne dikkat çeken Bayraklı, temsil, vatandaşlık, eğitim, istihdam gibi alanlarda ciddi problemler yaşayan Müslümanların bu sorunlar yüzünden topluma entegre edilemediğini ifade etti.</p>
<p>Panelde konuşan ve Hollanda&#8217;nın insan hakları ihlallerini tespit etmek için 2012 yılında “İnsan Hakları Enstitüsü”nü kurduklarını hatırlatan Prof.Dr. Kadir Canatan, Hollanda’da Özgürlük Partisi’nin İslam ve göçmen karşıtı söylemler geliştirdiğini, &#8216;Ülkemizde Müslümanları istemiyoruz’, ‘camileri istemiyoruz’, ‘ülkeyi İslam&#8217;dan arındırmak istiyoruz&#8217; gibi sloganların  parti tarafından kampanyaya dönüştürülmesini örnek olarak gösterdi (<a href="http://www.akhaber.com.tr/azinlik-ve-gocmenlere-yonelik-insan-haklari-ihlalleri-paneli-82944h.htm" target="_blank" rel="noopener">akhaber</a>). Bu vesileyle, Canatan başkanlığında bir heyet tarafından 29 Aralık 2015 tarihinde İstanbul’da açıklanan “<a href="http://fethigungor.net/dirilis-postasi/hollanda-orneginde-batinin-hak-ihlallerini-gorebilmek/" target="_blank" rel="noopener">2014 Yılı Hollanda İnsan Hakları Raporu</a>”nu hatırlatmakta yarar görüyorum. Nuri Tınaz ile Doç.Dr. Erdal Akdeve’nin de birer konuşma yaptığı “<a href="https://www.youtube.com/watch?v=Q6S1J2r_SNg" target="_blank" rel="noopener">Batı Avrupa Ülkelerinde Azınlık ve Göçmenlere Yönelik İnsan Hakları İhlalleri</a>”  panelinin tamamı YouTube’dan izlenebilmektedir.</p>
<p><strong>‘Göçmen’likten bir türlü kurtulamayan Avrupa Müslümanları</strong></p>
<blockquote><p>Yöntem, kapsam ve içerik açısından dünyada bir ilk olan raporun ortaya koyduğu İslam karşıtlığı kaynaklı hak ihlalleri farklı mecralarda gündem edilmelidir.</p></blockquote>
<p>“Elli beş yılı aşkın bir süredir Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde yaşayan ve ikinci ve üçüncü neslin doğup büyüdüğü devletlerde Müslümanlar hala, kamusal ve politik alanda temsilde, vatandaşlık, eğitim, istihdam ve dini ve kültürel temel hak ve özgürlükler alanlarında pek çok engel, kısıtlama ve problemlerle karşılaşmaktadır. 11 Eylül 2001 olayının ardından Avrupa’nın farklı ülkelerinde terör ve şiddet olaylarındaki gelişmeler sonrası devreye sokulan <u>güvenlik eksenli politik söylem ve uygulamalar</u> Müslümanların kültürel ve dini olarak farklılığı, ülkelerin bütünlüğü ve güvenliği için <u>potansiyel tehdit</u> olarak algılanmaya başlanmıştır. Özellikle, yükselen aşırı sağcı ve ulusalcı partilerin program ve propagandalarıyla ve İslam-Müslüman karşıtlığı ve ayrımcılıkta artışla birlikte Müslümanların temek hak ve özgürlükleri kolayca ihlal edilir olmuştur.” (<a href="http://setav.org/tr/bati-avrupa-ulkelerinde-azinlik-ve-gocmenlere-yonelik-insan-haklari-ihlalleri/etkinlikler/37021?goal=0_efc36dec86-d1a0385dd8-265472825" target="_blank" rel="noopener">setav.org</a>).</p>
<p><strong>Brüksel’de Avrupa’nın Hak İhlallerini Tartışabilmek</strong></p>
<blockquote><p>Göçmen statüsünden yerleşik Avrupalı Müslüman konumuna evirilen Müslümanlar vatandaşlık haklarından yararlanma konusunda hâlâ problemler yaşamaktadır.</p></blockquote>
<p>&#8216;2015 Avrupa İslamofobi Raporu’nun tanıtımı için SETA tarafından Brüksel başta olmak üzere başlıca Avrupa başkentlerinde düzenlenmesi planlanan toplantıların ilki 3 Mayıs 2016 tarihinde Avrupa’nın kalbi Brüksel’de gerçekleştirildi. Avrupa Parlamentosu’nda AP üyeleri Prof.Dr. Josef Weidenholzer ile Afzal Khan&#8217;ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen panelde, Avusturya İslamofobi Raporu&#8217;nun yazarı Dr. Farid Hafez, Almanya İslamofobi Raporu&#8217;nun yazarı Dr. Anna-Esther Younes ve Belçika İslamofobi Raporu&#8217;nun yazarı Dr. Amina Easat-Daas birer tebliğ sundu.</p>
<p>Panelde söz alan Weidenholzer, islamofobinin önemli bir konu olduğunu belirterek Sosyalist Grup olarak bu soruna çözüm bulmak istediklerini ifade etti. Afzal Khan ise konuşmasında sorunun çözümü için Avrupa partileri arasında işbirliği ve ortak çalışmanın önemine değindi. İslamofobiyi yenmenin sadece Müslümanların önceliği olmadığını kaydeden Khan, problemin herkesi ilgilendirdiğini, nefret söylemleri ve ayrımcılık eylemleri nedeniyle Avrupa&#8217;nın temel değerleri tehlikede olduğunun altını çizdi. Terör örgütlerinin islamofobiye olan etkisinden bahseden Khan, DAİŞ&#8217;in eylemlerine bağlı olarak Avrupa&#8217;da aşırı sağın da yükselişe geçtiğini, her ikisinin de amaçlarını gerçekleştirmek için <u>korku ve terörü</u> yöntem olarak kullandığını ifade etti. Panelde yaptığı kısa değerlendirmede Khan, islamofobinin yükselmekte olduğunu ancak aynı zamanda politikacılar arasında bu konudaki farkındalığın da arttığını, SETA’nın raporuna benzer çalışmalarla sorunun çözümünde ilerleme kaydedileceğini söyledi (<a href="http://aa.com.tr/tr/dunya/setanin-2015-avrupa-islamofobi-raporu-apde-tanitildi/565840" target="_blank" rel="noopener">aa.com.tr</a>).</p>
<p><strong>Avrupa’da islamofobinin ulaştığı boyutları görebilmek</strong></p>
<p>Büyük çoğunluğu Hristiyan olan Avrupa ülkelerinde İslam dini ve Müslümanlığa bakış açısının son yıllarda olumsuz yönde tırmanışını sürdürmesinde Elkaide ve IŞİD gibi örgütlerin ABD ve Avrupa’da gerçekleştirdiği saldırıların etkisi büyüktür. Doksanlı yıllardan itibaren yaygınlık kazanan islamofobinin Avrupa’da ulaştığı boyutlar, SETA’nın, 25 Avrupa ülkesinde ağırlıklı olarak siyaset bilimi, dinler tarihi, sosyoloji ve felsefe üzerine çalışmalar yapan 37 akademisyene hazırlattığı &#8216;2015 Avrupa İslamofobi Raporu’, sağ siyasetin giderek egemen olmaya başladığı Avrupa ülkelerinde, Suriye’den akın eden mültecilerin de etkisiyle İslâm karşıtlığının 2015 yılında daha da artmış olduğunu göstermiştir. Bu yazımızda bazı Müslümanların daha yoğun yaşadığı Batı Avrupa ülkelerinde tespit edilen ve raporda detayıyla verilen hak ihlallerine aljazeera.com sitesinden iktibasla kısaca değineceğiz.</p>
<p><strong>Müslümanlara yönelik fiziksel saldırıların yüzde 500 arttığı Fransa</strong></p>
<p>İslamofobinin “endişe verici” boyutlara ulaştığı Fransa’da Müslümanlara yönelik fiziksel saldırılar 2015 yılının ilk 6 ayında yüzde 500 oranında artmıştır. Camilere yönelik saldırıların yüzde 400 oranında yükseldiği ülkede sözlü taciz yüzde yüz artmıştır. Fiziksel ya da sözlü tacize maruz kalanların yüzde 75’ini kadınlar oluşturmaktadır.</p>
<p>Avrupa’da en büyük Müslüman nüfusun yaşadığı Fransa’da başörtülü kadınlar, giyimleri nedeniyle kendi toplulukları dışında istihdam edilmeyeceklerini düşündükleri için çoğunlukla başka alanlarda iş başvurusunda dahi bulunamamaktadır. Müslüman erkekler de kendi yaşadıkları topluluklar dışında iş bulmakta zorlanmaktadır. “Post Charlie” sendromu yaşayan Fransa’da Müslüman topluluklar “cihatçı teröristleri” sert bir dille kınamaya çağırılırken, Müslüman gruplardan gelen, “O kesimle hiç bir ilgimiz yok” açıklamaları da kamuoyunu tatmin etmeye yetmemiştir.</p>
<p><strong>İslamofobinin nicelik ve nitelik olarak artış gösterdiği Almanya</strong></p>
<p>Almanya’da bir çok siyasi parti, kendisini “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar” hareketi PEGIDA’dan ayrı tutsa da, bazı siyasetçilerin Müslümanları, “suçlu, seksist, homofobik” ve “Beyaz Almanlardan bile daha terörist” diye tanımlaması, islamofobik olaylara ilişkin verilerin rahatlıkla toplanamaması, Müslüman kadınların hem kamuda hem de özel sektörde başörtüsüyle ilgili sıkıntılar yaşaması gibi göstergeler ülkede İslam karşıtlığının hem nicelik hem de nitelik açısından arttığını göstermektedir.</p>
<p>Mülteci krizi Almanya’da 2015 yılında İslam karşıtlığını tırmandıran bir unsur olmuştur. Bazı bölgelerde sığınmacıların yaşadığı kamplara saldırılar düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>Müslümanların sürekli izlendiği ülke İngiltere</strong></p>
<p>Bariz şekilde artan ve günlük hayatı etkiler hale gelen güvenlik önlemleri, İngilizlerin gözündeki Müslüman profilini olumsuz yönde etkilemiştir. Oysa, BBC tarafından 2015 yılı Şubat ayında yapılan bir araştırmaya göre, Müslümanların yüzde 93’ünün kendilerini İngiltere’ye sadık olarak tanımladığı ve İngiliz kanunlarına uymaları gerektiğine inandığı tespit edilmiştir. Ancak araştırmaya katılanların yüzde 46’sı İngiltere’de önyargılardan dolayı Müslüman olmanın zor olduğunu belirtmiştir.</p>
<p>Ülke genelinde islamofobi kaynaklı nefret saldırılarının arttığı İngiltere’de  2015 yılında kabul edilen “Terörle Mücadele ve Güvenlik Yasası”, bu nefret ortamının genişlemesini de beraberinde getirmiştir. Müslümanlar sürekli izlendikleri endişesi taşırken; öğretmenler, anaokulu çalışanları, doktorlar vb. meslek gruplarına “radikal” olduğunu düşündükleri kişileri ihbar etme görevi verilmiştir. Radikalliğin net bir tanımı olmadığı için bu aykırı görev bir çok sorunu da beraberinde getirmiştir. Mesela, bir ilkokulda kendilerine sorulan sorulara, “Pasif yaşamaktansa kahraman olarak ölmeyi tercih ederim”, “Eğer bir öğrenci benim ırkım ve dinimle dalga geçerse, canını yakmak pahasına onu durdururum” gibi cevaplar veren 7 öğrenci hakkında “radikalleşme eğiliminde oldukları gerekçesiyle” rapor tutulmuştur.</p>
<p><strong>Başörtülü kadınların işlerini kaybettiği ülke Belçika</strong></p>
<p>Nüfusunun yüzde 6’sı çoğunlukla Türk ve Fas kökenli Müslümanlardan oluşan Belçika’da 2015 yılında bazı Müslüman gruplara yönelik operasyonlar yapılmıştır. Müslüman kesimde derin kaygılara yol açan islamofobinin ulaştığı nokta ile ilgili çarpıcı bir olay örnek olarak gösterilebilir. Ürettiği bir ürüne “helâl” sertifikası almak isteyen Belçikalı bir şirket, özellikle Katolik kesimler tarafından boykot çağrılarına muhatap oldu. Dahası bu şirketi IŞİD ile özdeşleştirenler oldu. Şirketin yönetim kurulu başkanı yaşananlarla ilgili açıklamasında; “Belçika’da İslamofobi olduğunu biliyordum ama bu noktaya kadar ulaştığını bilmiyordum” demek zorunda kalmıştır.</p>
<p>Paris saldırılarının ardından Belçika’da, aralarında parlamenter Mahinur Özdemir’in de bulunduğu bir çok kadın başörtüsü nedeniyle hedef haline gelmiş, bazı kadınlar işini kaybetmiş, bazıları da toplu alanlara girmekten men edilmiştir.</p>
<p><strong>Peçe takan kadına para cezası kesme kararı alan İsviçre</strong></p>
<p>Farklı etnik kökenlere mensup yaklaşık 400 bin Müslümanın yaşadığı İsviçre’de Federal Konsey, radikalleşme ve terörizm ile mücadeleyi amaçlayan bir stratejiyi 2015 yılı Ekim ayında hayata geçirmiştir. Müslümanların daha iyi istihdam imkânlarına kavuşturulması, gençlerin daha iyi eğitilmesi, Müslümanların yaşadıkları gettolardan çıkarılıp toplumla bütünleştirilmesi gibi amaçlarla hazırlandığı belirtilen strateji gereğince cihat söylemleri geliştiren ve şiddeti öven internet siteleri mercek altına alınmıştır.</p>
<p>Ülkenin polis teşkilatının en yetkili isminin “Radikal Müslümanlar ile Müslüman toplulukların birbirinden ayrı tutulduğunu” açıklaması ve İsviçre’nin çeşitli bölgelerinde radikalleşmeyi önlemek amacıyla Müslüman topluluklarla toplantılar yapılması yanında, öbür taraftan ülkede islamofobi kaynaklı bazı ayrımcılık olayları da kayıtlara geçmiştir. Mesela, Müslümanlara ait 13 mezar tahrip edildi, İtalyanca konuşulan güney kantonu Ticino’da kadınların yüzlerini kapatan kıyafetler giymesi yasaklandı ve peçe takan kadınlara para cezası verilmesi benimsendi (<a href="http://www.aljazeera.com.tr/interaktif/ulke-ulke-islamofobi" target="_blank" rel="noopener">aljazeera.com.tr</a>).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ul>
<li><a href="http://aa.com.tr/tr/dunya/setanin-2015-avrupa-islamofobi-raporu-apde-tanitildi/565840">http://aa.com.tr/tr/dunya/setanin-2015-avrupa-islamofobi-raporu-apde-tanitildi/565840</a></li>
<li><a href="http://www.akhaber.com.tr/azinlik-ve-gocmenlere-yonelik-insan-haklari-ihlalleri-paneli-82944h.htm">http://www.akhaber.com.tr/azinlik-ve-gocmenlere-yonelik-insan-haklari-ihlalleri-paneli-82944h.htm</a></li>
<li><a href="http://www.aljazeera.com.tr/interaktif/ulke-ulke-islamofobi">http://www.aljazeera.com.tr/interaktif/ulke-ulke-islamofobi</a></li>
<li><a href="http://fethigungor.net/dirilis-postasi/hollanda-orneginde-batinin-hak-ihlallerini-gorebilmek/">http://fethigungor.net/dirilis-postasi/hollanda-orneginde-batinin-hak-ihlallerini-gorebilmek/</a></li>
<li><a href="http://www.islamophobiaeurope.com">http://www.islamophobiaeurope.com</a></li>
<li><a href="http://setav.org/tr/bati-avrupa-ulkelerinde-azinlik-ve-gocmenlere-yonelik-insan-haklari-ihlalleri/etkinlikler/37021?goal=0_efc36dec86-d1a0385dd8-265472825">http://setav.org/tr/bati-avrupa-ulkelerinde-azinlik-ve-gocmenlere-yonelik-insan-haklari-ihlalleri/etkinlikler/37021?goal=0_efc36dec86-d1a0385dd8-265472825</a></li>
<li><a href="https://www.youtube.com/watch?v=Q6S1J2r_SNg">https://www.youtube.com/watch?v=Q6S1J2r_SNg</a></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporuna-hak-ettigi-ilgiyi-gosterebilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“2015 AVRUPA İSLAMOFOBİ RAPORU”NU  İNSANLIĞIN DİKKATİNE SUNABİLMEK</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporunu-insanligin-dikkatine-sunabilmek/</link>
					<comments>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporunu-insanligin-dikkatine-sunabilmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Apr 2016 09:06:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkın Elinden Tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[2015 Avrupa İslamofobi Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[21 Mart Uluslarası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Norton]]></category>
		<category><![CDATA[Antisemitizm]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İslamofobi Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Temel Haklar Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Batı'nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar]]></category>
		<category><![CDATA[Burhanettin Duran]]></category>
		<category><![CDATA[Charlie Hebdo]]></category>
		<category><![CDATA[EIR 2017]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Enes Bayraklı]]></category>
		<category><![CDATA[European Islamophobia Report 2017]]></category>
		<category><![CDATA[Farid Hafez]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Kalın]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[İslam korkusu]]></category>
		<category><![CDATA[islamofobi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci krizi]]></category>
		<category><![CDATA[müslümanlar]]></category>
		<category><![CDATA[PEGIDA]]></category>
		<category><![CDATA[SETA]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=299</guid>

					<description><![CDATA[‘İslam korkusu’ anlamına gelen ‘İslamofobi’ kavramı, özellikle Batı dünyasında yaygın şekilde kullanılan ve Müslümanlara karşı ayrımcılığı meşru görme durumunu ifade eden yapısıyla, “Anti-Semitizm” tanımlamasında ‘karşıtlığı’ vurgularken sözkonusu Müslümanlar olunca ‘korku’yu öne çıkarması, Batı’nın insan hakları, demokrasi, çokkültürlülük vb. söylemleri ile eylemleri arasında ne kadar derin mesafeler olduğunun açık bir delilidir. Müslümanları günah keçisi ilan ederek [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>‘İslam korkusu’ anlamına gelen ‘İslamofobi’ kavramı, özellikle Batı dünyasında yaygın şekilde kullanılan ve Müslümanlara karşı ayrımcılığı meşru görme durumunu ifade eden yapısıyla, “Anti-Semitizm” tanımlamasında ‘karşıtlığı’ vurgularken sözkonusu Müslümanlar olunca ‘korku’yu öne çıkarması, Batı’nın insan hakları, demokrasi, çokkültürlülük vb. söylemleri ile eylemleri arasında ne kadar derin mesafeler olduğunun açık bir delilidir.</p>
<p>Müslümanları günah keçisi ilan ederek iktidar alanlarını genişletmek, hakimiyetlerinin geleceğini garanti altına almak ve yeni iktidar ve sömürü alanları inşa etmek isteyen hakim güçler; dayattıkları “biz” tanımının dışında bırakmaya çalıştıkları Müslümanları tüm kaynaklardan ve en temel haklardan mahrum bırakma çabalarına inandırıcı bir gerekçe oluşturma uyanıklığını ve çifte standart, ötekileştirme, sömürme, ayrılıkçılık gibi insanlık suçlarını gizleyemez olmuştur.</p>
<p>Bu meyanda, Türkiye’nin önde gelen düşünce kuruluşlarından Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA), Batı dünyası başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde yaygın bir probleme dikkat çekmek için alanın uzmanı akademisyenlere hazırlattığı 2015 Avrupa İslamofobi Raporu (EIR: European Islamophobia Report 2015) önem arz eden bir çalışmadır. Raporun kamuoyuna duyurulması maksadıyla 21 Mart 2016 tarihinde SETA’nın Ankara’daki merkezinde düzenlenen panelde sunulan tebliğler ve medyaya yansıyan haberler çerçevesinde kapsam açısından ilk ve örnek olan bu çalışmanın önemine ve içeriğine dikkat çekmek istiyorum.</p>
<p><strong>Hak İhlallerinin Takipçisi Olabilmek</strong></p>
<blockquote><p>Avrupa İslamofobi Raporu, İslamofobinin ortaya çıkması için o bölgede Müslümanların varlığına ihtiyaç olmadığını göstermektedir.</p></blockquote>
<p><u>21 Mart Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele Günü</u> münasebetiyle düzenlenen panelin açış konuşmasını yapan SETA Genel Koordinatörü Prof.Dr. Burhanettin Duran, İslamofobinin bir insanlık suçu olarak kabul edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, Avrupa’nın 25 ülkesinde 37 bilim insanının İslamofobi konusunda yaptığı çalışmalar sonucunda hazırlanan Rapor’un, Avrupa’da yükselen aşırı sağ ve İslam karşıtlığının ulaştığı boyutları ve derinliği ortaya koymayı amaçladığını ifade etti. Avrupa’daki hak ihlallerini konu alan raporları önümüzdeki yıllarda da hazırlamaya devam edeceklerini aktaran Duran, İslamofobik ihlallerin takip ve tespit edilerek bütün bu ihlallerin raporlanmasının önemine dikkat çekti.</p>
<p>2015 Avrupa İslamofobi Raporu’nu öncelikle Birleşmiş milletler (BM), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile Avrupa Birliği’nin (AB) çeşitli organlarına göndereceklerini belirten Duran, Brüksel başta olmak üzere başlıca Avrupa başkentlerinde rapor hakkında tanıtım toplantıları yapacaklarını, İslamofobiyle ilgili bir farkındalık üretmek için, her sene yıllık raporlar yayınlayarak Müslüman karşıtı hareketleri hem ulusal hem de uluslararası kuruluşların gündemine getirmeye, hak ihlallerinin takipçisi olmaya devam edeceklerini söyledi (aa.com.tr).</p>
<p><strong>İslamofobinin Bir Endüstri Haline Geldiğini Görebilmek</strong></p>
<blockquote><p>Terör saldırıları Avrupa genelinde İslam ve İslamofobi hakkındaki tartışmaları yönlendiren önemli olaylar olarak ön plana çıkmaktadır.</p></blockquote>
<p>Panelde bir konuşma yapan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sayın İbrahim Kalın, 20. yüzyılda yaygın olan biyolojik ırkçılığa karşılık 21. yüzyılda kültürel ırkçılığın yaygınlaştığını ifade ettikten sonra, günümüzde <strong>dinî ırkçılık</strong> hareketlerinin yaygınlık kazandığına dikkat çekti. Müslümanlara karşı yapılan ayrımcılıkların, Arap, Türk, Pakistanlı vs. olduğu için, Müslüman oldukları için, Batılılarınkine benzemeyen kıyafetleri tercih ettikleri için hak ihlallerine maruz kaldıklarını ifade etti.</p>
<p>Avrupa’daki mevkidaşlarının müstakil bir İslamofobi tanımına gerek duymadığını, mevcut ayrımcılık suçu düzenlemelerini yeterli gördüklerini hatırlatan Kalın, bir endüstri haline gelmiş olan İslamofobi karşısında Avrupa’daki mevcut yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığını, zira, ötekileştirilen ve şeytanlaştırılan insanlara reva görülen düşmanca tavırların insanları birbiriyle konuşamaz hale getirdiğini anlattı.</p>
<p>Avrupa’nın ‘ben’ ile ‘öteki’ arasında bir arada yaşama ahlakını tesis edebilmesinin lüzumuna dikkat çeken Kalın, Prof. Anne Norton’ın “Müslüman Sorunu Üzerine” (On the Muslim Question, 2013) adlı kitabında, geçen yüzyıldaki Yahudi sorununun yerini bugün Müslüman sorununun aldığını yazdığını hatırlatarak çokkültürlülük tartışmalarının sözkonusu Müslümanlar olduğunda hemen daraldığını ifade etti (setav.org).</p>
<p><strong>İslamofobiyi Suç Sayarak İstatistiklere Dahil Edebilmek</strong></p>
<blockquote><p>Suriye krizinin derinleşmesiyle ortaya çıkan sözde ‘mülteci krizi’ Avrupa genelindeki Müslüman karşıtı ırkçılığı körüklemiştir.</p></blockquote>
<p>25 farklı Avrupa ülkesinde yaşanan İslamofobik saldırıların, Müslümanların sosyal hayatlarında, özellikle iş hayatlarında maruz kaldığı ayrımcılıkları ve hak ihlallerini detaylı örneklerle ortaya koyan 2015 Avrupa İslamofobi Raporu’nun iki editöründen biri olan Salzburg Üniversitesi Öğretim Üyesi Farid Hafez, panelde sunduğu tebliğinde, İslamofobinin bir suç olarak kabul edilmesi ve tüm Avrupa ülkelerinin ulusal bazdaki istatistiklerine dâhil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Rapor’un sadece boşluğun küçük bir kısmını doldurduğuna dikkat çeken Hafez, Avrupa’da İslam karşıtı anlayışın varlığını kabul etmeyen insanların varlığına rağmen, özellikle Paris’te Kasım 2015 tarihinde gerçekleşen terör saldırılarından sonra Avrupa’daki yönetimlerin Müslümanlara karşı daha agresif bir tutum takındığını, Müslümanların güvenlik tehdidi oluşturduğuna yönelik fikirlerin benimsenmeye başlandığını anlattı.</p>
<p>Avrupa’da siyasi partilerin İslamofobiye karşı ortak tavır sergilemeleri gerektiğini dile getiren Hafez; bir kişinin dinine ve inancına yönelik saldırının da nefret suçu kapsamına alınmasını, bütün Avrupa’da İslamofobik saldırılara maruz kalan mağdurlara psikososyal destek sağlayacak kurumların ve danışmanların bulunmasını, tüm Avrupa’daki güvenlik birimleri çalışanlarının İslamofobi konusunda temel bir eğitime tabi tutulmasını ve tüm Avrupa ülkelerinde İslam’la ilgili negatif bilgileri engellemeye yönelik çalışmaların yapılmasını Rapor’da önerdiklerini anlattı.</p>
<p><strong>Endişe Verici Tırmanışı Görmezden Gelmemek</strong></p>
<blockquote><p>İslamofobi artık bir suç olarak sayılmalı ve tüm Avrupa ülkelerinin tuttuğu istatistiklere ayrı bir kategori olarak dâhil edilmelidir.</p></blockquote>
<p>Almanya İslamofobi Raporu bölümünün yazarı Berlin Humboldt Üniversitesi araştırmacısı Anna-Esther Younes, panelde sunduğu tebliğinde göçmenler konusunun İslamofobi üzerindeki etkisinin açıkça görüldüğünü belirttikten sonra, elde ettikleri istatistiklerde İslamofobiye ilişkin artan ve endişeye düşüren bir eğilimin olduğunu gördüklerini ifade etti. Almanya’da, <em>Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar (PEGIDA)</em> adlı İslam karşıtı grubun yaptığı eylemleri örnek gösteren Younes, önümüzdeki yıllarda İslamofobiye karşı Avrupa’da bütün kesimlerin birlikte mücadele etmesinin önemine vurgu yaptı.</p>
<p>Fransa İslamofobi Raporu bölümünün yazarı Lille Üniversitesi araştırmacısı Oliver Esteves ise Charlie Hebdo saldırısı ve Paris’teki terör saldırılarından sonra Fransa’da İslam düşmanlığının hızla artmaya başladığını hatırlatarak, İslamofobik yayınlar yapan birçok yayın organının en çok satanlar listesine girdiğine dikkat çekti. İslamofobik saldırıların üçte birisinin kadınlara yönelik olduğunun ortaya çıktığını belirten Esteves, Müslüman erkeklerin özellikle iş bulma konusunda ırkçılığa ve ayrımcılığa maruz kaldığını tespit ettiklerini belirtti (dirilisgazetesi.com.tr).</p>
<p><strong>İslamofobi ile Mücadele Edebilecek Somut Politikalar Geliştirebilmek</strong></p>
<p>Avrupa İslamofobi Raporu’nun Editörleri Dr. Enes Bayraklı ile Dr. Fared Hafez’in takdimlerinde, Avrupa’da neredeyse legal hale gelen Müslüman karşıtı ırkçılığın ulaştığı boyutlar ve Rapor’un sunduğu çözüm önerileri şu şekilde özetlenmiştir:</p>
<p>“İslamofobi ya da Müslüman karşıtı ırkçılık, Avrupa toplumlarının demokratik temellerine yönelik gittikçe büyüyen bir tehdit olarak karşımıza çıkmaktadır. İslamofobi aynı zamanda Avrupa’da farklı kültürlerin bir arada yaşamasına ve sosyal barışa da ciddi olarak zarar vermektedir. Hem sivil toplum örgütleri hem de devletler bu durumun ciddiyetinin farkına varmalı ve İslamofobi ile mücadele etmek için somut politikalar geliştirmelidirler.</p>
<p>Esasen hala Müslümanlara karşı yapılan ırkçılığın varlığını reddeden kesimler bulunmaktadır. Avrupa’da Temel Haklar Ajansı (FRA) gibi birçok sivil toplum kuruluşu İslamofobinin varlığını belgelemek ve bu probleme dikkat çekmek adına önemli çalışmalar yapmaktadırlar. Buna rağmen FRA gibi kurumlar, sadece sınırlı sayıda ülke üzerine düzensiz raporlar yayınlarken, çoğu sivil toplum örgütü genel olarak ırkçılık üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu bağlamda, Avrupa İslamofobi Raporu islamofobi çalışmalarında gözlemlenen bu önemli boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.</p>
<p>İlk kez bu yıl yayımlanan Avrupa İslamofobi Raporunun (EIR), her yıl yayımlanması planlanmaktadır. Rapor, 2015 yılında 25 Avrupa ülkesindeki İslamofobinin durumunu ve genel eğilimlere ilişkin 25 ulusal raporu içermektedir. Bu çalışma Avrupa ülkelerinde İslamofobi çalışmaları üzerinde uzmanlaşmış önde gelen otuz yedi akademisyen tarafından hazırlanmıştır. Raporun ilerleyen yıllarda bütün Avrupa ülkelerini kapsaması planlanmaktadır.</p>
<p>Bu raporun temel amacı, nitelikli bilgi üreterek İslamofobi olgusunun kamuoyu ve politika yapıcılar tarafından anlaşılmasına ve tartışılmasına olanak sağlamaktır. Aynı zamanda raporun bir diğer özelliği, günümüz İslamofobi çalışmalarına özgün bir katkı sağlayacak olmasıdır. Geçmişte İslamofobi çalışmaları baskın olarak, Batı Avrupa üzerine yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, EIR, geniş bir yelpazede Sırbistan, Hırvatistan, Macaristan, Litvanya ve Letonya gibi Doğu Avrupa ülkelerini kapsayan ilk rapor olma özelliğini taşımaktadır. Bu durum Avrupa’da genelde ırkçılık, özelde ise İslamofobi ile ilgili tartışmaları zenginleştirecektir.</p>
<p>EIR kapsamında her ülkeyle ilgili yayınlanan ulusal raporlar, istihdam sektörü, eğitim, siyaset, medya, internet, ve hukuk sistemi gibi alanlarda, İslamofobiyi incelemektedir. Raporun en önemli bulgularından bir tanesi de Letonya, Polanya ve Finlandiya gibi çok az Müslüman nüfusa sahip birçok Avrupa ülkesindeki siyasi tartışmalarda İslamofobik söylemlerin önemli bir rol oynadığının tespit edilmiş olmasıdır. Bu da bize İslamofobinin ortaya çıkması için Müslümanların varlığına ihtiyaç olmadığını göstermektedir.</p>
<p>Raporun diğer önemli bulgularından bir tanesi de 2015 yılında Avrupa‘da yaşanan iki önemli gelişmenin bütün Avrupa kıtasındaki müslüman karşıtı ırkçılığın artmasında önemli rol oynadığının belirlenmesidir. Öncelikle Suriye krizinin derinleşmesiyle ortaya çıkan sözde ‘mülteci krizi’ Avrupa genelindeki Müslüman karşıtı ırkçılığı körüklemiştir. İkinci olarak 2015 yılında Paris‘te yaşanan terör saldırıları, Avrupa genelinde İslam ve İslamofobi hakkındaki tartışmaları yönlendiren önemli olaylar olarak ön plana çıkmaktadır.” (www.islamophobiaeurope.com).</p>
<p><strong>Müslüman Karşıtı Irkçılığın Boyutlarını Görmek ve Çözüm Önermek</strong></p>
<p>“EIR, gün geçtikçe artan oranda, İslam’ın, Müslümanların ya da Müslüman olarak algılanan insanların İslamofobik ideoloji tarafından oluşturulan ve legal hale getirilen dışlayıcı ve ayrımcı söylemlerin, uygulamaların ve saldırıların kurbanları olduğunu ortaya koymaktadır. Buna örnek olarak başörtülü bir kadının kıyafet seçimi nedeniyle iş başvurusunun reddedilmesi, camilere yapılan saldırılar ve Müslümanlara yönelik ırkçı fişlemeleri gösterebiliriz.</p>
<p>EIR, İslamofobi ile mücadele etmek ve daha adil ve demokratik toplumlar inşa etmek adına çeşitli somut politika tavsiyeleri içermektedir. Bu politika tavsiyelerinden en önemlisi İslamofobinin artık bir suç olarak sayılması ve tüm Avrupa ülkelerinin tuttuğu istatistiklere ayrı bir kategori olarak dâhil edilmesinin gerekliliğidir. Ayrıca, Avrupa’da yaşayan tüm Müslüman azınlıklar ve cemaatler, ayrımcılığın bütün çeşitlerine karşı hukuki haklarını savunma konusunda güçlendirilmelidirler. Son olarak tüm Avrupa ülkelerinde gazeteciler, avukatlar, polis ve yargı sistemi üyeleri İslamofobi konusunda bilinçlendirilmeli ve eğitilmelidirler.” (islamophobiaeurope.com).</p>
<p>Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı tarafından yayınlanan bir araştırma, Avrupa’daki Müslümanların yüzde 76’sının yaşadıkları ülkelere güçlü bir şekilde bağlı oldukları ancak 2017 yılında Avrupa’daki Müslümanların yüzde 31’lik bir kesiminin iş başvurularında ayrımcılığa uğradıklarını ortaya koymuştur. Aynı araştırmada Avrupa’daki Müslümanların sadece yüzde 12’sinin yaşadıkları ayrımcılığı ilgili makamlara bildirdikleri tespit edilmiştir. Dolayısıyla, Avrupa’da Müslümanların karşı karşıya kaldıkları ayrımcılığın boyutu, İslamofobi ve Avrupa’da Müslümanlara karşı işlenen nefret suçlarını inceleyen herhangi bir raporda yer alan rakamlardan çok daha fazladır.</p>
<p>Avrupa İslamofobi Raporu’nun ikinci sayısı 2016, üçüncü sayısı ise 2017 yılında tüm AB üyeleri ile Rusya ve Norveç gibi 33 ayrı ülkedeki İslamofobik gelişmeleri incelemektedir. Avrupa ülkelerinden önde gelen 40 akademisyen ve sivil toplum temsilcisinin katkılarıyla oluşturulan EIR 2017 raporunda şu hususlar vurgulanmıştır:</p>
<p>“İslamofobinin varlığının inkâr edilmesi, yalnızca toplumun marjinal kesimlerini oluşturan aşırılık yanlısı gruplarla sınırlı kalmamış, aşırı sağcı bu söylem aynı zamanda Avrupa’da merkez siyasete de taşınmış, İslamofobik söylem ve propaganda sosyal demokratlar, liberaller, solcular ve muhafazakârlar tarafından da kullanılmıştır.” Bu tespiti yapan rapor şu çözüm önerilerini sunmaktadır:</p>
<p>“Avrupa Parlamentosu’nun İslamofobiyi insan hakları ihlallerine yol açabilen bir ırkçılık biçimi olarak siyaseten ve hukuken tanıması, İslamofobi ile mücadelede somut politika önerileri içeren bir karar çıkarması ve sosyal medya ile ilgili yasal mevzuatı hayata geçirilmesi gerekmektedir. Zira internet İslamofobik söylemlerin yayılmasında ve aşırı sağcı teröristlerin radikalleşmesinde önemli bir rol oynamaktadır.” (Bayraklı ve Hafez, 2018).</p>
<p>Avrupa İslamofobi Raporu’nun (EIR) 2018 yılında AB ülkelerinde İslamofobik hak ihlallerini konu edinen dördüncü sayısının Mayıs 2019’da yayımlanması planlanmış olup somut vakalar üzerinden derlenen bu raporlama çalışmalarının durumun iyileştirilmesine katkı yapabilmesi için hak ettikleri ilgiye mazhar olmaları ve ulusal ve uluslararası medya organlarında, akademik camiada ve ilgili kurul, kurum ve kuruluşlarda mütalaa edilmesi icap etmektedir.</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong>:</p>
<ul>
<li><a href="http://www.islamophobiaeurope.com/">www.<strong>islamophobiaeurope</strong>.com</a></li>
<li>http://<strong>org/tr/2015-avrupa-islamofobi-raporu</strong>/etkinlikler/37008</li>
<li>http://aa.com.tr/TR/turkiye/<strong>seta-genel-koordinatoru-duran-islamofobi-insanlik-sucu</strong>/541568</li>
<li><a href="http://dirilisgazetesi.com.tr/iste-seta-2015-avrupa-islamofobi-raporu/">http://dirilisgazetesi.com.tr/iste-<strong>seta-2015-avrupa-islamofobi-raporu</strong></a></li>
<li>Enes Bayraklı ve Farid Hafez (Ed.); <strong>European Islamophobia Report 2017</strong>,<br />
727 s., SETA Yay., Ankara 2018. www.setav.org/avrupa-islamofobi-raporu-2017-yayinda/, 02.04.2018.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/2015-avrupa-islamofobi-raporunu-insanligin-dikkatine-sunabilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
