<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>PROF.DR. SUAT CEBECİ Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://p.fethigungor.net/etiket/prof-dr-suat-cebeci/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fethigungor.net/etiket/prof-dr-suat-cebeci/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jul 2019 20:39:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.1</generator>
	<item>
		<title>15 TEMMUZ: DESTANI ANMAK, İHANETİ ANLAMAK</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/15-temmuz-destani-anmak-ihaneti-anlamak/</link>
					<comments>https://p.fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/15-temmuz-destani-anmak-ihaneti-anlamak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jul 2019 20:39:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çağının Şahidi Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[15 TEMMUZ HADİSESİ]]></category>
		<category><![CDATA[ASKERÎ DARBE GİRİŞİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[BURKİNO FASO DİYANET İŞLERİ BAŞKANI]]></category>
		<category><![CDATA[DEMOKRASİ VE MİLLİ BİRLİK GÜNÜ]]></category>
		<category><![CDATA[DESTANI ANMAK]]></category>
		<category><![CDATA[DÜNYEVİLEŞMEK]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[İHANETİ ANLAMAK]]></category>
		<category><![CDATA[ILIMLI İSLAM]]></category>
		<category><![CDATA[İYİLİKTE YARDIMLAŞMAK]]></category>
		<category><![CDATA[KAZAKİSTAN]]></category>
		<category><![CDATA[KÖTÜLÜKTE YARDIMLAŞMAMAK]]></category>
		<category><![CDATA[Prof.Dr. Mehmet Görmez]]></category>
		<category><![CDATA[PROF.DR. SUAT CEBECİ]]></category>
		<category><![CDATA[RÜYA İLE AMEL ETMEK]]></category>
		<category><![CDATA[SAMUEL HUNTINGTON]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE’Yİ İŞGAL VE TAKSİM GİRİŞİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[YALOVA HALK EĞİTİM MERKEZİ]]></category>
		<category><![CDATA[YALOVA MÜFTÜLÜĞÜ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=920</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’yi işgal ve taksim girişiminin millî iradenin topyekûn direnişiyle püskürtüldüğü 15 Temmuz günü “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” olarak ilan edilmiş olup bu hadisenin 3. yıldönümünde tüm il ve ilçelerde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Yalova’da bizzat iştirak ettiğim bu etkinliklerden ikisini birer yazıyla sizlere daha önce aktarmıştım. Bu haftaki yazımda Yalova Müftülüğünce 16 Temmuz Salı günü [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’yi işgal ve taksim girişiminin millî iradenin topyekûn direnişiyle püskürtüldüğü 15 Temmuz günü “Demokrasi ve Millî Birlik Günü” olarak ilan edilmiş olup bu hadisenin 3. yıldönümünde tüm il ve ilçelerde çeşitli etkinlikler düzenlendi. Yalova’da bizzat iştirak ettiğim bu etkinliklerden ikisini birer yazıyla sizlere daha önce aktarmıştım. Bu haftaki yazımda Yalova Müftülüğünce 16 Temmuz Salı günü saat 18:00’de Halk Eğitim Merkezi’nde düzenlenen konferansı özetleyeceğim.</p>
<p>“<strong>15 Temmuz: Destanı Anmak, İhaneti Anlamak</strong>” başlıklı konferansında Yalova Üniversitesi Rektörümüz Prof. Dr. Suat Cebeci, 15 Temmuz hadisesini ve FETÖ’yü farklı boyutlarıyla anlattı:</p>
<p><strong>Büyük Oyunu Görebilmek</strong></p>
<p>“20. yüzyıla kadar imparatorluklar çatıştı, güçlü olan kazandı. 20. Yüzyılda ideolojiler çatıştı. Önce sıcak savaş başladı, ardından yarım yüzyıl soğuk savaş halinde devam etti.</p>
<p>1993 yılında yayımladığı bir makalesinde Samuel Huntington (1927-2008) medeniyetler çatışmasından bahsetti. Daha sonra kitap halinde yayımlayınca ne demek istediği daha net anlaşıldı: İmparatorluklar ve ideolojiler savaşı bitti. Artık medeniyetler savaşı başladı. Kastettiği ise Batı ile İslam medeniyetinin çatışmasıydı. Huntington Türkiye’ye özel yer ayırdığı kitabında, Amerikan dış diplomasisine rehberlik edecek şu vurguyu yapıyordu: Türkiye’nin Batı’da yeri yoktur. İslam medeniyetini inşa eden, padişahlarının adına hutbe okunan Türkiye’nin yeri İslam âlemidir. Tavrınızı, politikanızı ona göre belirleyin. Türkiye’nin NATO’da yeri yoktur…</p>
<p>Bu tespitler bir teorisyenin sözlerinden çok bir ülkenin diplomatik önsezilerini ve gelecek perspektifini yansıtıyordu. Nitekim “ılımlı İslam” oluşturma amacını taşıyan BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) geliştirildi. Hayat ve güç veren İslamiyet’in yerine kültür unsuruna dönüşmüş bir din haline getirilen bir İslam ikame edilecekti! Tabii ki Amerika böyle dedi diye Müslümanlar bunu kabul etmezdi. Bunu söyleyecek bir otoriteye, bir lidere ihtiyaç vardı. Amerika o lideri Erzurum’da buldu, yetiştirdi ve Amerika’ya taşıdı!”</p>
<p><strong>Hadiselerden Gereken Dersleri Çıkarabilmek </strong></p>
<p>“Akif diyor ya; “Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar / Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?”</p>
<p>Sene 1903, Magosa’da vaizlik yapan, itibarlı insanlarla düşüp kalkmaya düşkün, egosu güçlü bir adam var; Derviş Vahdeti… Din gösterişi asla kabul etmez. “Namazlarından dolayı gösteriş yapanlara veyl olsun, yuh olsun.” der Kur’an.</p>
<p>İnsan psikolojisi üzerinde çalışanlar şu tespiti yapar: Kutsala ihanet edenin ihanet etmeyeceği hiçbir şey yoktur. Derviş Vahdeti’yi İstanbul’a taşıyıp aylık dergi çıkarttırıyorlar; Volkan.</p>
<p>Gösterişe düşkün olanlar vaazda salya sümük ağlarlar. 70’li yılların başında İzmir’de vaaz ederken o da ağlardı, niye ağladığını bir türlü anlayamazdık.</p>
<p>Vahdeti’yi birileri finanse ediyor ve büyütüyor. “Şeriat elden gidiyor” diye İstanbul’da büyük bir taraftar kitlesi topluyor. Eşref Edip, Mehmet Akif… gibi buna kananlar da oldu, ama kısa zamanda vaziyeti anlayıp geri çekildiler. Bizim ilahiyat hocaları inatla hâlâ bunun peşinden gitmeye devam ediyorlar. Halbuki başkaları bizi hesaba çekmeden önce kendi kendimizi hesaba çekmeliyiz.</p>
<p>Daha sonra Vahdeti devlete sızıyor, Selanik’teki 4. Kolordu’nun İstanbul’a gelerek Abdülhamid’i devirmesini sağlıyor. Filim aynı, final farklı. Bizim liderimiz çekilmedi.</p>
<p>Erzurum’da Kur’an Kursu’nda bir hocasını Atatürk’e hakaret iddiasıyla şikâyet etmişti o şahıs. O hoca niye böyle bir şey yapsın? Ama oradan vurunca düşürecek ya…</p>
<p>Kapitalizm ve sosyalizm çatışmasında maşa olan birçok genç oldu. Bu adamı da Erzurum’da Komünizmle Mücadele Derneği’nin başına getirdiler. Din adamı olma şansı yokken dönemin merhum DİB yardımcısı da kullanılarak İzmir’e vaiz olarak atanıyor. O dönemlerde BOP gündeme geldi. Bunun için hitabeti, rol yapma ve kandırma kabiliyeti güçlü bu adamı keşfettiler ve büyüttüler. Bu ülkede din konuşan çok insan hapse atıldı ama bu adam hiç takibata uğramadı.</p>
<p>1996’da Amerika’ya gitti, bir daha çıkamadı. Kullanışlı bir figür olarak orada esir tutuluyor.</p>
<p>BOP’ta çatlak çıktı. Türkiye AB’nin üyesi olamayacaktı belki ama İslam dünyasının lideri olma potansiyeli var. Kalabalık bir nüfus, güçlü bir geçmiş, büyük bir birikim, değer üreten ve değerleri uğruna gözünü kırpmadan tankın önüne yatan bir toplum, bunlara dikkat edelim, ne yapacakları belli olmaz diye izlediler.</p>
<p>Türkiye’de kontrol altında tutulan bir kesim, bakıyorsunuz Türkiye’nin sempatisini kazanmış, yarısının oyunu almış ve iktidara gelip ‘kendi özgür siyasetimi, ekonomimi, istihbaratımı oluşturacağım, kazan-kazan prensibini uygulayacağım’ dedi.</p>
<p>Güneydoğu’da Amerika ile bir istihbarat paylaşımı sözleşmesi yaptık. Bize yanlış istihbarat veriyor, dağı taşı bombalatıyordu, asıl istihbaratı da PKK’ya veriyordu. Türkiye bu anlaşmayı lağvetti. Ondan sonra ip koptu. Taksim’de birkaç ağaç taşınacak bahanesiyle ortalığı karıştırmak istiyorlardı. 12 Eylül darbesinin gerekçesi neydi? Taksim’e cami yapılacak, Konya’da miting. ‘Ekonomik olarak düze çıkma hayalini unutun, üçüncü hava alanı, körfez köprüsü yaptırmayız…’ Acı olan cemaat buna alet oldu. Basiretleri kör olduğu için olayları okuyamadılar. Müslümanları Müslümanlarla vurmaları ağırımıza gidiyor.”</p>
<p><strong>İyiyi Kötüden, Doğruyu Eğriden Ayırma Yeteneği Kazanmak </strong></p>
<p>“Kur’an’dan koptukça hayattan uzaklaşıyoruz. Müttaki olursak Allah bize basiret verir ve çıkış yolu gösterir.</p>
<p>“Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir anlayış verir ve sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah, büyük lütuf sahibidir.” (Enfâl 8:29).</p>
<p>“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.” (Talâk 65:2-3).</p>
<p><strong><em>İttika</em></strong>; Allah’a ince ayar bağlılık, 24 saat bilinçli olmak demektir. İşte böyle olursan Allah “furkan” yani ‘iyiyi yanlıştan, doğruyu eğriden ayırma yeteneği’ bahşeder. Sürekli oruç tutarsın, kurban dağıtırsın ama müttaki olamayabilirsin.</p>
<p><em>İttika</em>; iman, amel ve ahlaktan oluşur. Amelin ibadet kısmı %2’dir, gerisi muamelattır. Hakkıyla kılsak bile namaz hayatımızın küçük bir kısmını kapsar. Helal, haram, doğruluk, dürüstlük… bunlardır muamelatta asıl olan. Asıl bu kısımda hassasiyet göstermeliyiz. O zaman ferasetimiz artar. Bir hadiste geçtiği üzere feraset sahibi olup Allah’ın nuruyla bakamazsanız elin oğlu sizi oynatır, hakkı bâtıl bâtılı da hak gösterir, şaşırır kalırsınız. Sonra da sizi birbirinize kırdırır!</p>
<p>Allah ile bağımızı kesersek akıl bizi bir yere götürmez. İlk inen ayette “<em>ikra’</em>; oku” diyor. Bu emrin mef’ulü yok. Ne okuyayım? Her şeyi; insanı, kâinatı, hadisatı… Bir şart koşuyor: Allah kaydıyla. Her ne yaparsan Allah bağlantılı yapacaksın; komşuluk, evlenme, boşanma, iş… “Bismillah de başla” değil, “Allah bağlantılı yap” demektir.</p>
<p>Zihinlerimiz karışık, doğru nedir yanlış nedir ayırt edemiyoruz! Allah akıl vermiş, mahrum bırakmamış, biz kendimizi mahrum etmişiz! Her dakikanın hesabını verecek bir duyarlılıkla yaşarsak kimse bizi kandıramayacaktır, emin olun.</p>
<p>“Hizmet hareketi” dendi ama içimiz hiç ısınmadı ona. Ama son yıllarda Türkiye’de askeriyesinden bürokrasisine herkes onlara yöneldi. Bizim İslami heyecanımız kadar furkanımız, duyarlılığımız olmazsa bizi yakalayıp yuları takar götürürler. Zengin bir dilenci “Allah rızası için” dedi diye çıkarıp para veriyoruz. Yani dinimize muhabbetimiz bizi <strong>kolay yönetilir</strong> hale getiriyor. Çünkü furkanımız noksan, bunun da sebebi takvamızın noksan olması.</p>
<p>Tarihten beri irfanı ve erdemi yaymak için çok emek vermiş insanlarımız var. Hiçbirinin ordusu, şirketi, cemaati, devleti olmamıştır. Arkalarında sahipler ordusu oluşturmamışlar ve ümmeti bölmemişlerdir. Onlar bir camia oluşturmamış. Ama ‘biz Kadiriyiz’, ‘biz Nakşiyiz’ … diye gruplara ayrılmışız! “<em>İnneme’l-mu’minîne ihvetun</em>; Emin olun ki, mutlak surette bütün müminler kardeştir.” (Hucurât 49:10). Kur’an cemaatleri ayırmıyor. Ama biz ‘ihvan’ deyip diğer müminleri ayırıyoruz!</p>
<p>Şirket kurmak dünyevi bir iddiadır. İttika yolunda gidenler dini meseleleri dünyevi meselelere dönüştürürse yanlış yapıyorlar demektir. Ticaret, zenaat, üretim helaldir. Ahireti unutmadan dünyaya çalışmak bir emirdir:</p>
<p>“Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas 28:77). Ahirete yönelip dünyayı terk etmek de dünyaya meyledip ahireti terk etmek de İslami değildir. Dengeyi kurmak gerekir. Uçmak iki kanatla mümkün olur.</p>
<p>Fedakârlık yapmak ve nefsaniyetten uzak durmak gerekir. İmam Gazali dersler veriyordu. 40 yaşlarında meşhur olmuş. Cuma günü hatip “büyük allame üstat Gazali şöyle dedi” deyince Şam’ı terk ediyor, “ben bu şöhretle burada yaşayamam” diye. Bağdat’a gidip medreseden kopmuş, inzivaya çekilmiş. O tarihte cedel ilmi türemiş, Cebrail mi büyük Peygamber mi büyük? Uzanmak için ekmeğe mi basmalı Kur’an’a mı? Sarf mı önemli nahiv mi? gibi konular tartışılmaya başlanmış. Nihayetinde on yıl sonra ısrarlı talep üzerine inzivadan çıkıp medreseye dönüyor. Bir şey nefsimize hoş geliyorsa ondan vaz geçmeliyiz. Bu adamın <strong>en büyük zaafı</strong> enesidir. Dünyanın öbür ucunda adı anılınca çok mutlu oluyor. NLP yoluyla insanlara istediklerini söyletebiliyorlar. Yapay zekâyla yönetecekler bundan sonra insanları. Ya mümin ferasetini gösterip buna karşı koyarız ya da bizi köle ederler…</p>
<p>1996’da Amerika’ya gitti bu adam. Dünyanın birçok yerinde okullar açıldı. İstiklal marşını, Türkçe şarkı türkü söylemeyi öğretiyorlar, Türkiye’nin tanıtımını yapıyorlardı. Türkçe Olimpiyatlarını hatırlarsınız. Bir dinî cemaatin bunlarla ne işi var? “Neye hizmet ediyorsunuz?” diye sormadık! Yabancı ajanların kışlası haline gelmiş bu okullar. <strong>Ilımlı İslam</strong> için bir lider lazımdı, parlattılar. Adına üniversite kuruldu, sempozyumlar düzenlendi, tezler yaptırıldı. Bu adamın yüzüne baktığınızda bir İslam âlimi çehresi görüyor musunuz? Bunca olup bitene rağmen hâlâ ondan umudu olan insanlar var!</p>
<p>“<em>Ve mekerû ve mekerallah</em>…; Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.” (Âl-i İmran 3:54).</p>
<p>Bu toplumda Allah’a sadakati güçlü olanların gözü yaşlı duaları hürmetine Allah bizi kurtardı. Darbe yapacağız derken baltayı ayaklarına vurdular. Bir hadiste buyurulduğu üzere; “Mümin bir delikten iki kez ısırılmaz.” İyi niyet şart. Gerçeği söyleyeceğiz. Mümin mümine ayna olur. Ona düşmanlık yapmaz. Birbirimizle uğraşma lüksümüz yok!</p>
<p>Bir cemaatte <strong>rüya</strong> ve <strong>dünyevileşme</strong> belirleyici olmuşsa rotası şaşmış demektir. Şayet dinî bir cemaat ise dünyevilikle ne işi var? Vakti olmadığı için sadece farzları kılabilen birisi beş vakte beş vakit daha katandan daha üstün olabilir.”</p>
<p><strong>İyilikte Yardımlaşmak, Kötülükte Yardımlaşmamak</strong></p>
<p>“Mescid-i Haram’a girmenizi önledikleri için bir topluma karşı beslediğiniz kin sizi tecavüze sevk etmesin! İyilik ve takva (Allah’ın yasaklarından sakınma) üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah’tan korkun; çünkü Allah’ın cezası çetindir.” (Mâide 5:2). “Hayırda ve iyilikte yardımlaşın” emrinin bir sebebi var; tek başına yapamazsın. Günahta ve düşmanlıkta kimseye destek olmayın…</p>
<p>Bu hadisede mağdur olanlar bu iş niye başımıza geldi diye hiç muhasebe yaptılar mı? 250 kişi öldü, 2700 kişi yaralandı, bütün bir millet olarak allak bullak olduk, cemaatlere güven sarsıldı…</p>
<p>Devletin başı “kandırıldık” diyor da sen niye kandırıldık diye itiraf etmiyorsun? Cemaati oluşturan insanları aldattılar ve bizi birbirimize düşürdüler! Biz “15 Temmuz’da başaramadınız” diyoruz, onlar da diyor ki; “başardık, sizi birbirinize düşürdük, okumuş insanları hapse attırdık…”</p>
<p>Diyanet İşleri Başkanı iken Prof. Dr. Mehmet Görmez, Kazakistan Diyanet İşleri Başkanının şöyle dediğini anlatmıştı: “Bunlar üç şeyi yıkıp yerine bir başka şeyi koydular; aile bağlılığını yıkıp yerine cemaat bağımlılığını, milliyet bağlılığını yıkıp cemaate bağlılığı koydular, ümmet bağlılığını yıktılar, cemaat için ümmete düşmanlık besler hale geldiler. Bunların arkasındaki eli görün.”</p>
<p>Mehmet Görmez Burkino Faso Diyanet İşleri Başkanının da şöyle dediğini de aktarmıştı: “Biz onlardan üç şeyden dolayı nefret ettik: Fakiri hiç sevmediler. Her zaman Hıristiyanları bize tercih ettiler. Faaliyetlerinde İslami nişaneler yoktu. Ama bu nefretimizi bastırıp bir tek sebepten dolayı muhabbet beslemeye çalıştık: Türkiye’den geldikleri için.”</p>
<p>Bu adamın onca vaazını duydunuz, bir defa olsun ondan bir ayet metni duydunuz mu? Ama gitti Papa’ya, “misyonunuza amadeyiz” dedi! Papa’nın tarihsel misyonu İslam’ı yok etmektir!</p>
<p>Afrika’da, başka yerde, Türkiye’yi İslamiyet’in geleceği olarak görüyorlar. Bu umudu boşa çıkarmamak icap eder.</p>
<p>Hakkı hak görüp ittiba eden, bâtılı bâtıl görüp içtinap edenlerden olabilmek duasıyla…”</p>
<p><strong>Kaynak:</strong></p>
<p>Cebeci, Suat. (2019). “<strong>15 Temmuz: Destanı Anmak, İhaneti Anlamak</strong>”. Konferans. Düzenleyen: Yalova Müftülüğü. Yer: Yalova Halk Eğitim Merkezi, Saat: 18:00-19:30.</p>
<p>http://yalova.edu.tr/tr/Page/Icerik/yalova-universitemiz-rektoru-prof-dr-suat-cebeci-destani-anmak-ihaneti-anlamak-konferansina-konusmaci-olarak-katildi, 16.07.2019.</p>
<p>https://www.diyanethaber.com.tr/yalova-muftulugu/yalovada-15-temmuz-paneli-h6625.html, 16.07.2019.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://p.fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/15-temmuz-destani-anmak-ihaneti-anlamak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSLAM DÜNYASINDA YÜKSEKÖĞRETİMİ  İYİLEŞTİREREK KALKINMAK</title>
		<link>https://p.fethigungor.net/saglikli-bir-ummet-olmak/islam-dunyasinda-yuksekogretimi-iyilestirerek-kalkinmak/</link>
					<comments>https://p.fethigungor.net/saglikli-bir-ummet-olmak/islam-dunyasinda-yuksekogretimi-iyilestirerek-kalkinmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Dec 2018 13:22:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[ALAN ÜNİVERSİTELERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Aliya İzzetbegovic]]></category>
		<category><![CDATA[AYIRICI ÖZELLİKLER]]></category>
		<category><![CDATA[BEYAZ AY DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[bilge önder]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGİYE ULAŞMAK]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGİYİ İŞLEMEK]]></category>
		<category><![CDATA[BİLGİYİ ÜRETMEK]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİM VE KÜLTÜR ÖRGÜTÜ]]></category>
		<category><![CDATA[BİRLEŞTİRİCİ ÖZELLİKLER]]></category>
		<category><![CDATA[BLOKZİNCİR]]></category>
		<category><![CDATA[BM SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA HEDEFLERİ 2030]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOCUKLARI YAŞAYACAKLARI ZAMANA GÖRE YETİŞTİRMEK]]></category>
		<category><![CDATA[D8 GELİŞMEKTE OLAN 8 ÜLKE TEŞKİLATI]]></category>
		<category><![CDATA[DEĞER ÜRETMEK]]></category>
		<category><![CDATA[DİJİTAL PARA]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM FELSEFEMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[EĞİTİM STRATEJİMİZ]]></category>
		<category><![CDATA[GELECEĞİN MESLEKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İİT]]></category>
		<category><![CDATA[İKB]]></category>
		<category><![CDATA[İLERİ PROBLEM ÇÖZME TEKNİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM DÜNYASI EĞİTİM]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM DÜNYASI ÜNİVERSİTELER BİRLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[İslam İşbirliği Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM KALKINMA BANKASI]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM KARDEŞLİĞİ HUKUKU]]></category>
		<category><![CDATA[KURUMSAL KALİTE GELİŞTİRME BİRİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRENCİ KONTENJANLARI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖĞRENCİ VE PERSONEL HAREKETLİLİĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[OLAĞANÜSTÜ DÖNEM EĞİTİM-ÖĞRETİM PROGRAMI]]></category>
		<category><![CDATA[ÖZGÜN BİLGİ ÜRETİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[PROF.DR. SUAT CEBECİ]]></category>
		<category><![CDATA[SOSYAL SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[TASCA]]></category>
		<category><![CDATA[TASEN]]></category>
		<category><![CDATA[ULUSLARARASILAŞMA]]></category>
		<category><![CDATA[YALOVA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ]]></category>
		<category><![CDATA[YAPAY ZEKA]]></category>
		<category><![CDATA[YENİ YÖNETİŞİM MODELLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[YERYÜZÜNÜ İMAR ETMEK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=802</guid>

					<description><![CDATA[“İslam Dünyası’nda Ortaklık ve Kalkınma” konulu IV. Uluslararası TASCA Forumu (1), 20-24 Aralık 2018 Antalya’da, 30 farklı ülkeden iş, eğitim ve gönüllü sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. İslam ülkelerinin millî servetlerini doğru ve adil yönetmeye, kendi aralarında millî paraların kullanımını yaygınlaştırmaya, Müslüman halkların hak ettikleri refah düzeyini yakalamak için işbirliği ve ortaklık imkânlarını geliştirmeye odaklanan forum [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“İslam Dünyası’nda Ortaklık ve Kalkınma” konulu IV. Uluslararası TASCA Forumu (<strong>1</strong>), 20-24 Aralık 2018 Antalya’da, 30 farklı ülkeden iş, eğitim ve gönüllü sektör temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. İslam ülkelerinin millî servetlerini doğru ve adil yönetmeye, kendi aralarında millî paraların kullanımını yaygınlaştırmaya, Müslüman halkların hak ettikleri refah düzeyini yakalamak için işbirliği ve ortaklık imkânlarını geliştirmeye odaklanan forum toplantısında genel ve paralel oturumlarda elliyi aşkın tebliğ sunuldu.</p>
<p>Engellilerin kalkınma sürecine katılımı bağlamında Beyaz Ay Derneği örneğinin İslam dünyasında yaygınlaşmasının teşvik edilmesi, farklı alanlarda ortak akademik dergiler yayımlanması, bilimsel, iktisadi ve ticari işbirliklerinin yaygınlaştırılması, bilimsel eserlerin Arapçadan Türkçeye ve Türkçeden Arapçaya tercüme edilmesi için özel bir kurum oluşturulması, yükseköğretimde öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarının desteklenmesi gibi tavsiyelerle sonuçlanan forum toplantısında sunduğum tebliği özetle sizlerle de paylaşmakta yarar görüyorum.</p>
<p><strong>Önce Kavramlarda Mutabakat Sağlamak</strong></p>
<p>Kalkınmanın önemli bir aracı olarak yükseköğretimin iyileştirilmesi ihtiyacını tartışmaya geçmeden önce sözlerimin doğru anlaşılması için temel kavramları hangi anlamda kullandığımı belirtmek gerekmektedir. Bu çalışmada;</p>
<ol>
<li><strong>İslam dünyası</strong> deyince İslam İşbirliği Teşkilatı’na (İİT) üye 57 ülke,</li>
<li><strong>Yükseköğretim</strong> deyince liseden sonraki ön lisans, lisans ve lisansüstü (yüksek lisans ve doktora) düzeyindeki örgün eğitim ve öğretim programları,</li>
<li><strong>İyileştirme</strong> deyince niteliğin (kalitenin) yükseltilmesi, amaca ve talebe uygunluğun kesintisiz sağlanması yoluyla güvenin tesis edilmesi,</li>
<li><strong>Kalkınma</strong> deyince de sadece ekonomi alanında değil, bir ülkenin topyekûn gelişme ve ilerlemesi kast edilmektedir. Mesela Türkiye dünyada ekonomik büyüklük sıralamasında 17. sırada olmasına rağmen en iyi üniversiteler sıralamasında ilk 500 üniversite arasında sadece 2 üniversitemiz vardı. Eğitim, kültür ve insani gelişmişlik sıralamalarında ise çok gerilerdeyiz. Bu göstergeler kalkınmanın salt ekonomik bir mesele olmadığının yeterli delilidir.</li>
</ol>
<p><strong>Ortak Sorunlarımıza Elbirliğiyle Ortak Çözümler Geliştirebilmek</strong></p>
<p>İslam dünyası, büyük çoğunluğu ortak olan sorunlarına <strong>ortak çözümler</strong> geliştirmek zorundadır. Tüm İslam dünyası olarak birlikte gelişecek ve elbirliğiyle ilerleyeceğiz. Aramızda muhabbet ve hukuk oluşması için daha sık bir araya gelmeliyiz. Birbirimize karşı saygıyı ve sevgiyi esas alan <strong>İslam kardeşliği hukuku</strong> çerçevesinde çok boyutlu işbirliklerini gerçekleştirebilmeliyiz. Bunun için öncelikle, <u>son 150 yılda</u> aramıza örülen siyasi ve psikolojik duvarları aşabilmeli, sırtımızdaki lüzumsuz kamburlardan kurtulabilmeliyiz. Müslüman topluluklar olarak <u>ayırıcı</u> değil <strong>birleştirici</strong> özelliklerimizi ön plana çıkarmalıyız.</p>
<p>Yükseköğretim kurumlarımızda fakülte ve bölümlerin öğrenci <strong>kontenjanları</strong>, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda ve ülkenin değişim hızıyla uyumlu şekilde planlanmalıdır. Aksi takdirde sadece gençlerimizi değil, bütçeden yükseköğretime ayrılan büyük payı da <strong>israf</strong> etmiş, ülkenin geleceğini tehlikeye atmış oluruz.</p>
<p>Çeyrek yüzyıl sonra bugünkü mesleklerin yarısı tamamen yok olacak, <strong>yüzlerce yeni meslek</strong> ortaya çıkacaktır. Eğitim stratejimizde Hz. Ali’nin (r) “Çocuklarınızı yaşayacakları zamana göre yetiştirin.” tavsiyesini şiar edinmeli, eğitim planlamamızı bu yönde yapmalıyız. Mesela, blokzincir ve <strong>dijital para</strong>, yapay zekâ, yeni yönetişim modelleri, ileri problem çözme teknikleri, <strong>sosyal sağlık</strong> vb. yeni alanlarda meslek icra edecek gençleri yetiştirecek yeni müfredat programları geliştirmeliyiz.</p>
<p>Farklı alanlarda çok dilli ortak bilimsel <strong>süreli yayınlar</strong> neşretmeli, ortak <strong>bilimsel yayın</strong> <strong>tarama indeksleri</strong> oluşturmalıyız. Dünyanın en iyi yüz, en iyi beşyüz ve en iyi bin üniversite sıralamasındaki yer, sayı ve oranımızı yükseltmek için bir zaman cetveli ilan etmeli ve bu taahhüdümüzü yerine getirmek için ciddiyetle çalışmalıyız.</p>
<p>Ziya Paşa’nın dediği gibi “Marifet iltifata tâbidir, iltifatsız meta zâyidir.” İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkelerinde gençlerin siyaset, sanat, spor, ticaret gibi alanlar yanında akademiye de yönelmelerini özendiren ‘teşvik ve ödül programları’ ihdas edilmeli, mevcutlar geliştirilmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.</p>
<p>Irak, Suriye, Yemen vb. <u>savaş ve çatışmaların</u> devam ettiği İslam ülkelerinde eğitim faaliyetlerinin aksamaması için İİT tarafından özel bir “Olağanüstü Dönem Eğitim-Öğretim Programı” hazırlanmalı ve bu program İslam Kalkınma Bankası (İKB) tarafından finanse edilmelidir. Bu vesileyle, Sırp-Bosna savaşı sırasında eğitim faaliyetlerini hiç aksatmadan sürdüren bilge önder Aliya İzzetbegoviç’i rahmetle yad ediyoruz.</p>
<p><strong>Eğitim Felsefemizi Güncelleyebilmek </strong></p>
<p>Gelecekte gençliğin boşluğa düşmemesi için eğitim felsefemizi aşağıdaki ilkeler doğrultusunda güncellememiz icap etmektedir:</p>
<ol>
<li>Sünnetullahı, Allah’ın tabiata, topluma ve insana vazetmiş olduğu <strong>kanunları keşfetmek</strong> ve bu kanunlara uygun davranmayı öğretmek eğitim sistemimizin ana hedefi olmalıdır.</li>
<li>Yeni bilgiler ve fikirler üretebilmeleri için âlim ve aydınlarımıza gerçek bir <strong>özgürlük atmosferi</strong> oluşturulmalıdır. Aksi takdirde gelişme ve ilerleme sağlanamaz.</li>
<li>Bilgiyi <u>dinî-dünyevî</u> diye iki kategoriye bölmekten ve bunları birbirinden uzaklaştırmaktan bütünüyle vaz geçmeliyiz.</li>
<li>Batı medeniyetinin ürettiği iyi standartları, makul ilkeleri ve güzel uygulama modellerini dikkate almalıyız. Tepkisel tavırlarla onları toptan reddetmek <u>ifrat</u>, Batı’nın ortaya koyduklarını erişilmez ya da aşılmaz en mükemmel örnekler olarak görmek de <u>tefrittir</u>. Onlardan da yararlanarak <strong>daha iyisini</strong> biz ortaya koymalıyız.</li>
</ol>
<p><strong>Yükseköğretim Kurumlarımızı İyileştirebilmek </strong></p>
<p>Toplumların gelişip ilerlemesinin öncelikle <strong>düşünce düzleminde</strong> başladığı bilinen bir gerçektir. Düşüncenin gelişmesinde yükseköğretim kurumlarının ve akademisyenlerin katkısı ise tüm dünyada kabul gören bir olgudur. Dolayısıyla, akademik kadrolar başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilecek iyileştirmeler toplumun topyekûn ilerlemesine <strong>stratejik bir katkı</strong> sağlayacaktır.</p>
<p>Acı bir gerçektir ki, İslam dünyasında küresel başarı listelerinde ilk beşyüze girebilen üniversite sayısı yok denecek kadar azdır. Bu sonuç yükseköğretimin organizasyon yapısıyla ilgili yetersizliklerle de bağlantılı olduğu gibi daha ziyade müfredatın muhtevasıyla ilgilidir. Batıdan ithal edilen bilgiyi olduğu gibi aktarmakla yetinmek yerine <strong>kendi değerlerimiz üzerinde yükselen </strong>özgün bilgi üretme ödevinde olan üniversitelerimiz, İslam dünyasının asırlarca sürdürdüğü bilimsel keşif ve icatlardaki öncülüğüne yakışır <strong>yeni bir ivme</strong> yakalamak zorundadır.</p>
<p><strong>Özgün bilgi üretimi</strong>; özdeğerlerinin farkında olan şahsiyetli ilim adamları tarafından ve İslam dünyasının tarihî müktesebatı titizlikle incelenerek hazırlanacak kendimize has müfredat programlarıyla mümkün olabilecektir. İslam dünyasında yükseköğretimin iyileştirilmesi yoluyla kalkınmayı, gelişmeyi ve ilerlemeyi sağlamak için;</p>
<ol>
<li>Çalıştay, kongre ve konferans gibi etkinlikleri daha sık ve daha nitelikli şekilde düzenleyerek,</li>
<li>Konuya özgü yazılar, makaleler ve raporlar yayınlayarak,</li>
<li>Akademik kadroların daha nitelikli hale getirilmesine yönelik özel programlar geliştirip uygulayarak,</li>
<li>Değişen ihtiyaçlara uygun alternatif müfredat programları geliştirerek,</li>
<li>İslam dünyasının çeşitli bölgelerinde <strong>örnek alan üniversiteleri</strong> kurarak,</li>
<li>İslam Dünyası Üniversiteler Birliği, İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü gibi yeni üst kuruluşlar oluşturarak</li>
</ol>
<p>yüksek bir bilinç ve yeni bir akım oluşturmalıyız.</p>
<p>Böylece hem mensubu olduğumuz İslam medeniyetine layık bir yükseköğretim organizasyonu gerçekleştirebilecek, hem de insanlığın ortak medeniyet birikimine kalıcı katkılar yapılabileceğiz.</p>
<p><strong>Yükseköğretim Kurumlarımızın Uluslararasılaşmasını Sağlamak </strong></p>
<p>Yükseköğretim kurumlarında uluslararasılaşma, kalitenin ve rekabetin çok mühim bir aracıdır. Bu sebeple İslam dünyasının tüm yükseköğretim kurumları arasında etkili iletişim ağları geliştirmeli, öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarını çeşitlendirmeli ve hızlandırmalıyız.</p>
<p>Her yıl <strong>7 milyon</strong> öğrencinin değişim programlarından yararlandığı günümüz dünyasında İslam ülkelerindeki üniversiteleri tercih edenlerin çok az oluşu bizi harekete geçirmelidir.</p>
<p>Yalova Üniversitesi tarafından 17-18 Kasım 2018 tarihlerinde Armutlu’da gerçekleştirilen “Yükseköğretimde Uluslararasılaşma Çalıştayı”n Rektör Prof.Dr. Suat Cebeci Hoca’nın altını çizdiği gibi uluslararası arenada kimliğimiz ve kişiliğimizle sağlam şekilde var olabilmek için;</p>
<p>a) <strong>Bilgiye ulaşmak</strong>, bunun için işbirliği imkânlarını ve iletişim kanallarını açık tutmak,</p>
<p>b) <strong>Bilgiyi üretmek</strong>, araştırma imkânlarımızı güçlendirmek, problem çözme odaklı alan araştırmaları yapmak,</p>
<p>c) <strong>Bilgiyi işlemek</strong>, yani üretilen bilgiyi hayata uygulayıp istifade etmek gerekmektedir.</p>
<p>İnsanlık olarak dünyadaki temel görevimiz yeryüzünü imar etmek ve adaletli sosyal sistemler kurmaktır. Allah ve insanlık nezdindeki değerimiz ürettiğimiz değerler nispetinde olacaktır. Bu yüzden, İslam kardeşliğini zedeleyen anlamsız çatışmaları bütünüyle terk edip vaktimizi ve enerjimizi elbirliğiyle kalkınmak için harcamalıyız. Zira İslam ülkeleri birlik ve beraberlik sağlayıp güçlenerek dünyanın yönetiminde etkili olmadığı müddetçe sadece İslam dünyasında değil, dünya genelinde kalıcı bir barış sağlanamayacak, farklı kültür ve medeniyetler uzlaştırılamayacaktır.</p>
<p>Eğitim, bilim ve araştırma alanlarında farklı bakış açılarına sahip ilim adamlarını birlikte çalıştırmak ve böylece hepsinin daha geniş ufuklar kazanmasını sağlamak maksadıyla, İİT ülkelerinde mevcut binlerce üniversitelerimizin uluslararasılaşabilmesi için <strong>önerilerimiz</strong> şunlardır:</p>
<ol>
<li>Çeşitli hibe programlarından etkin bir şekilde yararlanılması için her üniversitede bir “Değişim Programları Birimi” kurulması,</li>
<li>Ülke içinde ve İslam ülkeleri arasında yükseköğretim hareketlilik projelerinin çeşitlendirilmesi,</li>
<li>Üniversitelerimizin mevcut ulusal ve uluslararası işbirliklerinin öncelikle envanterinin ortaya konulması,</li>
<li>Öğrenci ve personel hareketliliğine imkân tanıyacak bölüm bazında kurumlararası anlaşmaların arttırılması,</li>
<li>Değişim programlarının başarılı sonuçlar verebilmesi için başka ülkelere gidecek personel ve öğrencilerin belirli düzeyde yabancı dil yeterliliğinin sağlanması,</li>
<li>Üniversitelerimizin uluslararası platformlarda tanınırlığının arttırılması için çok dilli tanıtım çalışmalarının yapılması, özellikle sosyal medyanın etkin kullanılması,</li>
<li>Her üniversitemizin ulusal, İslam ülkeleri arasında ve küresel ölçekte yeniliklerin ve iyi uygulamaların değişimi için stratejik ortaklıklar yoluyla yenilikçilik ve girişimcilik odaklı işbirliğinin sağlanması,</li>
<li>Her üniversitemizde “Kurumsal Kalite Geliştirme Birimi” kurulması ve titizlikle çalıştırılması,</li>
<li>İİT hükümetlerinin eğitim ve ar-ge faaliyetlerine genel bütçeden daha büyük pay ayırması,</li>
<li>Sadece ders almak ya da ders vermek için değil, <strong>staj yapmak</strong> maksadıyla da değişim programlarından hibe desteği alınabilmektedir (<strong>2</strong>). İİT bünyesinde de bir staj değişimi programı uygulanmakla birlikte yeterince tanınmadığı için beklenen verim alınamamaktadır (<strong>3</strong>).</li>
<li>Birleşmiş Milletler (BM) Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri 2030 Programı’nın (<strong>4</strong>) “Herkesi kapsayan ve herkese eşit derecede kaliteli eğitim sağlamak ve herkese hayat boyu eğitim imkânı tanımak.” başlıklı 4. Maddesinde yer alan tavsiyelerden yararlanılması,</li>
<li>Öncelikle D8 (Gelişmekte Olan 8 Ülke) Teşkilatı, ardından İİT çatısı altında İslam dünyası çapında ortak bir eğitim stratejisi ve felsefesi belgesi oluşturulması, coğrafi, kültürel ve mesleki alanlara göre ayrışan, yerel ihtiyaçları dikkate alan müfredat programlarının desteklenmesi.</li>
</ol>
<p>Tebliğler kitabı yayımlandığında diğer tebliğlerden de sizlere bir özet sunabilmek ve ilgili kurum, kuruluş ve mercilerin bu gibi toplantıların sonuç bildirgelerini dikkate alması ve istifade etmesi umuduyla…</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>TASCA-TASEN, www.<strong>tascatasen</strong>.com, 24.12.2018.</li>
<li>Ulusal Ajans; www.<strong>gov.tr</strong>, 23.12.2018.</li>
<li>İslam İşbirliği Teşkilatı Uluslararası Staj Programı (OIC Intern); www.<strong>oicintern</strong>.org, 23.12.2018.</li>
<li>http://<strong>unesco</strong>.org.tr/dokumanlar/duyurular/skh.pdf, 13.05.2017.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://p.fethigungor.net/saglikli-bir-ummet-olmak/islam-dunyasinda-yuksekogretimi-iyilestirerek-kalkinmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
