<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mursi Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://www.fethigungor.net/etiket/mursi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.fethigungor.net/etiket/mursi/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Jul 2019 06:45:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>MURSİ’NİN AZİZ HATIRASINI SANATLA CANLI TUTMAK</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/mursinin-aziz-hatirasini-sanatla-canli-tutmak/</link>
					<comments>https://www.fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/mursinin-aziz-hatirasini-sanatla-canli-tutmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2019 06:45:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çağının Şahidi Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[ALİ EMRE]]></category>
		<category><![CDATA[BİLAL EL-AHMED]]></category>
		<category><![CDATA[CEVAT AKKANAT]]></category>
		<category><![CDATA[FİRAS ABDURREZZAK SUDANİ]]></category>
		<category><![CDATA[GRUP KIYAM]]></category>
		<category><![CDATA[GRUP YÜRÜYÜŞ]]></category>
		<category><![CDATA[HEYSEM RASSÂS]]></category>
		<category><![CDATA[İBRAHİM ERYİĞİT]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan-ı Müslimin]]></category>
		<category><![CDATA[İKTİBAS DERGİSİ 487]]></category>
		<category><![CDATA[İMAD DEVİDAR]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM SANATININ GARİP YOLCULARI]]></category>
		<category><![CDATA[LAMENT FOR MORSİ]]></category>
		<category><![CDATA[MAHMUD ENVER]]></category>
		<category><![CDATA[MEHMET ALİ ASLAN]]></category>
		<category><![CDATA[MENAF Bİ’ÂC]]></category>
		<category><![CDATA[MISIR CUMHURBAŞKANI]]></category>
		<category><![CDATA[MUHAMMED BERK EBU SEMİYYE]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[MÜNİR ARIKAN]]></category>
		<category><![CDATA[Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[MÜRSİ AĞITLARI]]></category>
		<category><![CDATA[MÜRSİ EZGİLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[MÜRSİ MARŞLARI]]></category>
		<category><![CDATA[MURSİ'YE AĞIT]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman Kardeşler Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[SADÂ EL-ENĞÂM]]></category>
		<category><![CDATA[ŞAM ŞAİRLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[SAMİ BOZBIYIK]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEHİT MURSİ]]></category>
		<category><![CDATA[Seyyid Kutub]]></category>
		<category><![CDATA[SULTAN ABDELİ]]></category>
		<category><![CDATA[TENSİM ABDULKADİR]]></category>
		<category><![CDATA[USAME HAŞŞÛN]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=914</guid>

					<description><![CDATA[“Şairlere gelince, (onlar da kendi kendilerini aldatmaya yatkındırlar ve bu sebeple) onlara (da yalnızca) azgınlar uymaktadır. Görmez misin onların her vadide (sözcüklerin, hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını; ve (çoğu zaman) yapmadıklarını söyleyegeldiklerini? Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah’ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan zalimlerin nasıl bir devrimle [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Şairlere gelince, (onlar da kendi kendilerini aldatmaya yatkındırlar ve bu sebeple) onlara (da yalnızca) azgınlar uymaktadır. Görmez misin onların her vadide (sözcüklerin, hayallerin peşinde) şaşkın şaşkın dolaştıklarını; ve (çoğu zaman) yapmadıklarını söyleyegeldiklerini? Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah’ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan <strong>zalimlerin nasıl bir devrimle devrileceklerini er geç görecekleri</strong> (konusunda Allah’ın vaadine güvenenler) bu hükmün dışındadır!” (Şu’arâ 26:224-227).</p>
<p>Mısır’ın ilk meşru cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin, 17 Haziran 2019 tarihindeki duruşmada mahkeme salonundaki kalın parmaklıklar ve çelik tellerle güçlendirilmiş cam kafesin içinde vefat etmesi, iman kardeşliğini tatmış müminleri derinden yaraladı.</p>
<p>Bu hüznü şairler şiirleriyle, bestekârlar ve ses sanatçıları ezgileriyle dile getirdi. Bu hafta bu şiir ve ezgilerden bir demet sunmak istedik. Mursi’nin planlı ve sinsi bir cinayete kurban gitmesine mâni olamamanın utancını, onun aziz hatırasını şiir, ezgi, hikâye, belgesel ve sinema filmi gibi sanat eserleriyle yaşatma gayretiyle bir nebze olsun bertaraf edebiliriz belki.</p>
<p><strong>ZİNDANA SIĞMAYAN KARTAL</strong></p>
<p>-Şehid Muhammed Mursi’ye rahmet duasıyla-</p>
<p>Çıkardın Yusuf’u kuyudan, Yakub’un yanında melek gördüler</p>
<p>El etek öpenler Nil’i yatağından fırlatan pek bir bilek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cesur kızlarla geldin bilge analarla, çölü ağlatan şen yiğitlerle</p>
<p>Zehirden bezenler, çalışkan arılarla bezenmiş petek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne Sedat ne Nâsır, yed-i beyza görmüş gibi birden ışıdı Mısır</p>
<p>İblisle aynı tastan yiyen nankörler elifi elbet mertek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ey hasırda namaz kılan önder! Zindana sığmayan hür kartal!</p>
<p>“Onlar adamdı” diyen çocuklar cennete atılan ilmek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ne Esmalar biter ne Kutuplar! Şerefin bin kitabı da bizdedir!</p>
<p>Rüstem ile İskender masalcıları taşları eriten yürek gördüler</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kalbi zindana çarpa çarpa, aşkla yürüdün iki güzelden birine</p>
<p>Şerefini satanlar, boyun eğmeyen gerçek bir erkek gördüler!</p>
<p>17 Haziran 2019</p>
<p>Ali EMRE</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ŞEHADET DESENLİ YÜREK</strong></p>
<p>Çınlar yeryüzünde sesi</p>
<p>Dünyaya düşer gölgesi</p>
<p>Muhammed Mursi varlığı</p>
<p>İnsanlığın göstergesi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şehadet desenli yürek</p>
<p>Dünyadan sökülen direk</p>
<p>Yüreklerde filiz versin</p>
<p>Şimdi bize sabır gerek</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ayrılsa da dünyamızdan</p>
<p>Silinmez hafızalardan</p>
<p>Mütebessim hali kalır</p>
<p>Kokusu gitmez zindandan</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kendimize ah edelim</p>
<p>Halimizi seyredelim</p>
<p>Yakar ateş içimizden</p>
<p>Hakikat üzre gidelim</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zulüm vakte ekli siğil</p>
<p>Mısır halkı layık değil</p>
<p>İnsanca yönetilmeye</p>
<p>Gel Sisi önünde eğil</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zulüm ilelebet sürmez</p>
<p>Gözü gören gönlü görmez</p>
<p>Sedat’a özenir Sisi</p>
<p>İnşallah kolay gebermez</p>
<p>17.06.2019, Anıttepe</p>
<p>İbrahim ERYİĞİT</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>ÖRNEK KUL MUHAMMED MURSİ</strong></p>
<p>Demokrasi diye sandık verdiler</p>
<p>Seçime gitmeyen zındık dediler</p>
<p>İhvan kazanınca yandık dediler</p>
<p>Yüreklere aktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bıkmış Mübarek’ten(!), mazlum vallahi</p>
<p>Değişti Mısır’ın zulüm tarihi</p>
<p>Halkın seçtiği o münevver dahi</p>
<p>Geleceğe baktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm Gazze Şeridi ablukadaydı</p>
<p>Koskoca bir millet soykırımdaydı</p>
<p>Refah Kapısı’nı anında açtı</p>
<p>İsrail’i yaktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İsrail, Avrupa ve Amerika</p>
<p>Hemen çıkardılar içte tefrika</p>
<p>Orduyla vurdular o masum halka</p>
<p>Meydanlara aktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tahrir Meydanı’nda bir avuç dostla</p>
<p>Meşaleyi yaktı Muhammed Mursi</p>
<p>O ateş kor olur Firavunlara</p>
<p>Ateşten de paktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>17 yaşında Esma Biltaci</p>
<p>Tahrir’de alnında Şehitlik Tacı</p>
<p>Buna şahid olan duyar mı acı</p>
<p>Halkı için ‘hak’tı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Her yerde işkence ve zulüm vardı</p>
<p>Gaddar baltacılar sokaklardaydı</p>
<p>Darbeci askerler etrafı sardı</p>
<p>Boynunu büktü o Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Medrese-i Yusufiye dönemi</p>
<p>Artık Rabbi oldu ona tek Hami</p>
<p>Küfrün karşısında hiç eğilmedi</p>
<p>Cennetlere aktı Muhammed Mursi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Umarım hayatı bir ibret olur</p>
<p>Üç kuruşluk Dünya hep zillet olur</p>
<p>Müslüman kalbinde bir heybet olur</p>
<p>Bize “Örnek Kul”du Muhammed Mursi</p>
<p>17 Haziran 2019 – 20:22</p>
<p>Münir ARIKAN</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>MISIR İKİNDİSİNDE BİR ADAM</strong></p>
<p>Otur şöyle ağlama Nil&#8217;in yamacına</p>
<p>Bir adam tanıdım yavrum anlatayım sana</p>
<p>Karanlık hücrelerde zindanda sorgularda</p>
<p>Diz çökmedi zorbaya</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Şimdi hüzünbaz kuşlar yaslı yıldızlar</p>
<p>Mısır ikindisinde ağıt yakıyorlar</p>
<p>Namertlerin şah olduğu soysuz bir dünyada</p>
<p>Kahraman adamlar da var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dünya sağır olsa da yavrum ahirette biz</p>
<p>Nil ülkesinden gelen o kahramanı bekleyeceğiz</p>
<p>“Sabrına şahidiz</p>
<p>Diz çökmeyen yiğit bir adamla</p>
<p>Aynı zamanda yaşadık.” diyeceğiz.</p>
<p>18 Haziran 2019</p>
<p>Ali EMRE</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>MAHKEMEDE ÖLENE</strong></p>
<p>&#8220;Sekülerlerin adaleti;</p>
<p>ne yapsın iktidari fiil?!.&#8221;</p>
<p>mazeretine fiskeyle&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Oley çektin ey garip&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Mısır&#8217;da</p>
<p>Türkiye&#8217;de&#8230;</p>
<p>Hayatı tatil ettin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dar geldin dünyaya</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>İsyan etti can havlin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sükût suikastine</p>
<p>Dayanamadı kalbin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mayıslar Haziranlar</p>
<p>Ülkendir senin</p>
<p>Ölmedin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Amuda kalkıp söyledin</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Ufkumuzu şen ettin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Senin &#8216;Sessiz Gemi&#8217;n</p>
<p>Mağdur ve fakat mağrur</p>
<p>Yol alıyor evrende</p>
<p>Ölmedin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin&#8230;</p>
<p>Mahkemeleri dirilttin</p>
<p>Zulüm erlerini inlettin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ölmedin</p>
<p>Serçe olup uçup gittin&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ey şehit&#8230;</p>
<p>Ankara, 18 Haziran 2019</p>
<p>Cevat AKKANAT</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>MURSİ Mİ? SİSİ Mİ?</strong></p>
<p><strong>YÖNÜN BELLİ OLSUN</strong></p>
<p>Her gün farklı, farklı tona bürünme</p>
<p>Hep dik yürü sakın yerde sürünme,</p>
<p>Bir o dağda, bir bu dağda görünme</p>
<p>Ben burdayım de de, yerin belli olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Eğer inanıp da çıktıysan yola,</p>
<p>Baş çevirip bakma hiç sağa sola,</p>
<p>Sakın putperestle girme kol kola,</p>
<p>Tevhid&#8217;i haykır da, dinin belli olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Karşı çık Nemrut&#8217;a, Firavun&#8217;lara,</p>
<p>Su taşı ağzınla tüm yangınlara,</p>
<p>Karınca misali düş de yollara,</p>
<p>Hakk&#8217;a doğru yürü, yönün belli olsun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Allah! Allah! de de; mutlu olsun sine,</p>
<p>Sımsıkıca sarıl, bu kutsal dine</p>
<p>Hakkı tutup kaldır, kaldır sen yine</p>
<p>Öfke duy bâtıla, kinin belli olsun.</p>
<p>Hakkı tutup kaldır, kaldır bin kere</p>
<p>Öfke duy bâtıla, kinin belli olsun.</p>
<p>18.06.2019</p>
<p>Sami BOZBIYIK</p>
<p>Şehid önder Prof. Dr. Muhammed Mursi’nin yavaş bir cinayete kurban gitmesi üzerine Arap şairler de birçok şiirler yazmışlar, ses sanatkârları besteler yapmışlardır. Mesela Arapça bilen okurlarımız Suudlu muhalif Av. Sultan Abdeli, Şamlı şair Dr. Muhammed Berk Ebu Semiyye, Menaf Bi’âc, Heysem Rassâs, Firas Abdurrezzak Sudani gibi şairlerin kaside ve mersiyelerini okuyabilirler (www.odabasham.net). Arap bestekârların ve ses sanatçılarının Mursi hakkındaki eserlerine de her gün yenisi eklenmektedir. Güzel kliplerle de desteklenen bu çalışmalardan bazılarını makalemizin en sonuna eklediğimiz listede linklerden dinlemek mümkün…</p>
<p>Rabbimiz mazlum şehid Muhammed Mursi’ye gani gani rahmet eylesin. Mekânı cennet, makâmı âlî olsun. Bizlere de onun arkadaşlarına ve haklı davasına destek olabilmeyi nasip ve müyesser eylesin.</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Akkanat, Cevat. (2019). “<strong>Mahkemede Ölene</strong>”. Şiir. https://cevatakkanat.blogspot.com/2019/06/mahkemede-olene_18.html, 18.06.2019.</li>
<li>Arıkan, Münir. (2019). <strong>Örnek Kul Muhammed Mursi</strong>. Şiir. 17.06.2019.</li>
<li>Bozbıyık, Sami. (2019). Mursi mi? Sisi mi? Yönün Belli Olsun. Şiir. https://www.facebook.com/akkisladasiir/posts/1033547076841301/, 18.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019a), “<strong>Zindana Sığmayan Kartal</strong>”. Şiir. 17.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019b). <strong>Zindana Sığmayan Kartal</strong>. (Şehit Muhammed Mursi Şiiri).</li>
<li>https://www.youtube.com/watch?v=GBzMqbsVGlo, seslendiren: <strong>Can Demiryel</strong>, 18.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019c). <strong>Zindana Sığmayan Kartal</strong>. (Şehit Muhammed Mursi Şiiri). https://www.youtube.com/watch?v=R0owEX3fDIs, yapım: <strong>Grup Kıyam</strong>, 22.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019d), “<strong>Mısır İkindisinde Bir Adam</strong>”. Şiir. 18.06.2019.</li>
<li>Emre, Ali. (2019e), “<strong>Mısır İkindisinde Bir Adam</strong>” (Mursi&#8217;ye Ağıt / Lament For Morsi). https://www.youtube.com/watch?v=68XheAPtYhI, yapım: <strong>Grup Yürüyüş</strong>, okuyan: Mehmet Ali Aslan, 20.06.2019.</li>
<li>Eryiğit, İbrahim. (2019). <strong>Şehadet Desenli Yürek</strong>. Şiir. İktibas dergisi, sayı: 487, Temmuz 2019, s.64.</li>
<li>Seyyid Kutub; <strong><em>Ahî ente Hurrun</em></strong> (Kardeşim Sen Özgürsün). Şiir. Bestelenerek Mursi’ye ithaf edildi: https://www.youtube.com/watch?v=unYDjh5yOEo, yayınlayan: Celal Topçu, 08.07.2013.</li>
<li>Seyyid Kutub; <strong><em>Ahî ente Hurrun</em></strong> (Kardeşim Sen Özgürsün). Şiir. Bestelenerek Mursi’ye ithaf edilen ezginin yorumu. https://www.youtube.com/watch?v=ajTVB6TTp6Y, yorumlayan: Mehmet Ali Aslan, 19.01.2017.</li>
<li>Sultan Abdeli, <strong>Selam Ey Ulu Şehid</strong>. Kaside. https://www.altamkeen.net/node/3103, 18.06.2019.</li>
<li>Şam Şairleri. (2019). http://www.<strong>net</strong>/شعر/109165-بعض-ما-قيل-من-أشعار-في-حق-الرئيس-الشهيد-الدكتور-محمد-مرسي, 21.06.2019.</li>
</ul>
<p><strong>Mursi Hakkındaki Arapça Ezgiler ve Marşlar:</strong></p>
<ul>
<li>İslam Sanatının Garip Yolcuları. (2019). <strong>Şehadet Yolcusu Mursi’ye Mersiye. </strong>https://www.youtube.com/watch?v=NDVy6P0e8Xw, 17.06.2019.</li>
<li><strong>Dinlen Artık Ey Mazlum</strong>. https://www.youtube.com/watch?v=SD9JqEyCDqs, 17.06.2019.</li>
<li>Usame Haşşûn. (2019). <strong>Ben de Elbenna Gibi Öleceğim</strong>. Yayınlayan: Sadâ el-Enğâm. https://www.youtube.com/watch?v=mp7jtobhsIA, 17.06.2019.</li>
<li><strong>Merhum Muhammed Mursi Marşı</strong>. (2019). https://www.youtube.com/watch?v=K6smYaXyEZc, 18.06.2019.</li>
<li><strong>Kardeşim Muhammed Mursi, Gözler Senin İçin Yaş Dökecek</strong>. (2019). https://www.youtube.com/watch?v=POlr3Q035EY, 18.06.2019.</li>
<li>Mahmud Enver. (2019). <strong>Râââh!</strong> (Gittiii!). https://www.youtube.com/watch?v=o7tDK9MMcCA, 19.06.2019.</li>
<li><strong>Filistin Halkını Sakinleştirmemi İsteme Benden</strong>. (2019). https://www.youtube.com/watch?v=4BW81ST7riY, 19.06.2019.</li>
<li><strong>Tadımız Kaçtı</strong>. (2019). Yayınlayan: İmad Devidar. https://www.youtube.com/watch?v=WzxJiCNL1S0, 20.06.2019.</li>
<li>Tensim Abdulkadir. (2019). <strong>İhvanın Çağrısına Kulak Verin. </strong>https://www.youtube.com/watch?v=NDVy6P0e8Xw. Yapım: İslam Sanatının Garip Yolcuları. Yorum: Bilal el-Ahmed. 21.06.2019.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fethigungor.net/caginin-sahidi-olmak/mursinin-aziz-hatirasini-sanatla-canli-tutmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MURSİ’NİN ŞEHADETİNDEN GEREKEN DERSLERİ ÇIKARMAK</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/mursinin-sehadetinden-gereken-dersleri-cikarmak/</link>
					<comments>https://www.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/mursinin-sehadetinden-gereken-dersleri-cikarmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Jun 2019 21:20:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsanlığın Dertleriyle Dertlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULLAH HADDAD]]></category>
		<category><![CDATA[ABDULMUNİM ABDULMAKSUT]]></category>
		<category><![CDATA[ADVE]]></category>
		<category><![CDATA[AHMED ABDÜLAZİZ]]></category>
		<category><![CDATA[EBULFUTUH]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrettin Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[HEYYA]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan-ı Müslimin]]></category>
		<category><![CDATA[İNSAN HAKLARI VE MAZLUMLAR İÇİN DAYANIŞMA DERNEĞİ (MAZLUMDER)]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal İnat]]></category>
		<category><![CDATA[Mazlumder]]></category>
		<category><![CDATA[MEDİNETU’N-NASR]]></category>
		<category><![CDATA[MISIR CUMHURBAŞKANI]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[MUHAMMED MURSÎ ÎSÂ EL-EYYÂT]]></category>
		<category><![CDATA[Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman Kardeşler Teşkilatı]]></category>
		<category><![CDATA[NUR PARTİSİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÖMER ÇOLAKOĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[ŞARKİYYE]]></category>
		<category><![CDATA[ŞEHİT MURSİ]]></category>
		<category><![CDATA[SELEFİLER]]></category>
		<category><![CDATA[TAHRİR MEYDANI]]></category>
		<category><![CDATA[TARIK ŞARKAVİ]]></category>
		<category><![CDATA[TEMERRÜD HAREKETİ]]></category>
		<category><![CDATA[Yasin Aktay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=908</guid>

					<description><![CDATA[“Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah&#8217;ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan zalimlerin nasıl bir devrimle devrileceklerini er geç görecekleri (konusunda Allah&#8217;ın vaadine güvenenler) bu hükmün dışındadır!” (Şu’arâ 227). Mısır’ın seçimle başa gelen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin, 17 Haziran 2019 tarihindeki duruşmada mahkeme salonundaki çelik tellerle örülü cam [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Ama inanan, dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan, Allah&#8217;ı sıkça anan, haksızlığa uğratıldıktan sonra kendilerini savunan ve haksızlık yapan <strong>zalimlerin nasıl bir devrimle devrileceklerini er geç görecekleri</strong> (konusunda Allah&#8217;ın vaadine güvenenler) bu hükmün dışındadır!” (Şu’arâ 227).</p>
<p>Mısır’ın seçimle başa gelen ilk cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin, 17 Haziran 2019 tarihindeki duruşmada mahkeme salonundaki çelik tellerle örülü cam kafesin içinde vefat ettiği haberi İslam dünyasını hüzne gark etti.</p>
<p>“Anadolu Ajansı muhabirine konuşan Muhammed Mursi&#8217;nin avukatı Abdulmunim Abdulmaksut, Mursi&#8217;nin cenazesinin, Kahire&#8217;nin doğusunda, Medinetu’n-Nasr semtindeki Müslüman Kardeşler Teşkilatı (İhvan) mürşitlerinin defnedildiği kabristanda toprağa verildiğini, defin işlemlerine ailesi ile kendisinin katıldığını, vatandaşların katılmasına ise izin verilmediğini belirtti. Abdulmaksut, Mursi&#8217;nin defin işlemine eşi, çocukları ve iki kardeşin katılmasına müsaade edildiğini, ayrıca halen cezaevinde bulunan ortanca oğlu Usame&#8217;nin de cenazenin defni esnasında hazır bulunduğunu aktardı. Avukat ayrıca, cenaze namazının Tora Cezaevi’ndeki Leman mescidinde sabah namazını müteakiben kılındığını ve Mursi&#8217;nin naaşının cezaevinden mezarlığa götürülerek defnedildiğini kaydetti.” (Yıldız vd., 2019).</p>
<p><strong>Mursi’nin Çiğnenen Hukukuna Sahip Çıkmak</strong></p>
<p>Muhammed Mursî Îsâ el-Eyyât, “8 Ağustos 1951 yılında Mısır’ın Şarkiyye kenti Heyya ilçesi Adve köyünde doğdu. Mısır’da 2011 yılında gerçekleşen 25 Ocak Devrimi’nin ardından, Haziran 2012&#8217;de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyların yüzde 51,73’ünü aldı. 24 Temmuz 2012&#8217;de Mursi&#8217;nin Cumhurbaşkanlığını kazandığı resmen açıklandı ve 30 Temmuz 2012&#8217;de yemin ederek görevine başladı.</p>
<p>Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nın (İhvan) siyasi kanadı Hürriyet ve Adalet Partisi’nin Başkanlığını da yapan Mursi, 2000-2005 yılları arasında Mısır Parlamentosu’nda milletvekilliği yapmıştı. Makine mühendisi olan Muhammed Mursi, evli ve 5 çocuk babasıydı.</p>
<p>Darbenin ardından hakkında açılan &#8220;Hapishaneler baskını&#8221; davasında Mursi idama mahkûm edildi. Ancak bir buçuk yıl sonra Yüksek Mahkeme kararı bozarak Mursi’nin yeniden yargılanmasına karar verdi. Mursi hakkında görevden uzaklaştırıldıktan sonra 6 ayrı dava açıldı. Mursi&#8217;nin 4 davası karara bağlanmış, 2 davasında ise yargılama süreci devam ediyordu.” (Yıldız vd., 2019).</p>
<p>17 Haziran 2019’da Mısır’da küresel şer düzeninin Mursi için hazırladığı tiyatronun son perdesi sahnelendi. Adeta biz bir şey yapmadık, gözlerinizin önünde öldü işte dercesine Mursi’nin yavaş öldürülüşüne son nokta konulmuş oldu!</p>
<p>“Babası ve erkek kardeşi Mursi ile birlikte yargılanan Abdullah el-Haddad, tanıkların Mursi yere çöktüğü zaman yetkililerden kimsenin kendisine yardım etmediğini söylediğini aktardı: “Gardiyanlar onu dışarı çıkarıncaya kadar bir süre yerde kaldı. Ambulans 30 dakika sonra geldi. Diğer sanıklar onun yere düştüğünü fark edince bağırmaya başladılar. Bazıları doktor olan sanıklar gardiyanlardan ona yardım edebilmek için izin istediler. Hiç olmazsa gardiyanların ilk yardım müdahalesinde bulunmasını istediler. Kasıtlı şekilde yardım etmediler. Gardiyanlar tutukluların bağırmaya başlamasından sonra tutuklu ailelerini mahkeme salonundan çıkardı.&#8221;</p>
<p>İsminin açıklanmasını istemeyen bir aktivist, duruşma salonunda olanları şöyle anlattı: &#8220;Mursi, konuşmasını kestikten yaklaşık 10 dakika sonra kafesin içindeki insanlar Mursi&#8217;nin bilincini kaybettiğini ve yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyerek duvarlara vurmaya başladılar. Ailelerin haykırışlarına rağmen polis 20 dakikadan fazla bir süre hiçbir şey yapmadı. Onu orada bıraktılar. Daha sonra polis, aileleri mahkemeden çıkardı ve ambulans geldi.&#8221; (Dursun, 2019).</p>
<p>“2018 yılında bir grup İngiliz avukat ve milletvekili tarafından yürütülen bir soruşturma dahilinde, Dr. Mursi’nin tutukluluk şartları değerlendirildi ve hapiste içinde bulunduğu durumun “acımasızca, insanlık dışı ve aşağılayıcı bir muamele” teşkil ettiği sonucuna varıldı ve bu muamelenin muhtemel sonucunun Mursi’nin ölümü olacağı uyarısında bulunuldu. Bu nedenle, bunun soğukkanlı bir şekilde hesaplanmış bir cinayet olup olmadığı ya da ölüme sebebiyet veren ve dolayısıyla cezai bir durum teşkil eden bir ihmal olup olmadığı sorusu artık tam olarak gerekçelendirilmiş oldu. Mursi’nin alelacele defnedilmesi ise sadece yönetime olan güvensizliği artırmaya yaramıştır.” (Şarkavi, 2019).</p>
<p>“Mısırlı yetkililer; “Muhammed Mursi’nin iyi huylu bir tümörü bulunduğunu, sürekli tıbbi gözetim altında olduğunu ve ölümünün kalp krizinden kaynaklandığını” iddia etmiştir. Ancak 07.05.2019 tarihindeki duruşmada Murs’inin “ölüm tehdidi altında” olduğunu ifade etmesi, vefatı sırasında tıbbi müdahalenin geciktiğine dair iddialar ve vefatın ardından otopsi yapılmadan gömülmesi, ölümü hakkında belirgin şüphe oluşmasına yol açmaktadır.</p>
<p>BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri; “Gözaltındaki herhangi bir ani ölüm, ölüm nedenini netleştirmek için, çabuk, tarafsız, kapsamlı ve şeffaf bir şekilde bağımsız bir kurum tarafından soruşturulmalıdır.” dedikten sonra gözaltı şartları konusundaki kaygılarını belirtmiş, Mursi’nin yeterli tedavi imkânlarına erişimi olup olmadığının ve uzun süre tek kişilik hücrede tutulup tutulmadığının incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Müslüman Kardeşler hareketi ise Mısır yetkililerini 6 yıldır hapiste olan eski cumhurbaşkanını “yavaşça ve kasıtlı olarak” öldürmekle suçlamaktadır.</p>
<p>İnsan hakları hukuku açısından tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve güvenlik hakları başta olmak üzere insani yaşam koşullarına erişim hakları devletin güvencesi altındadır. Gözaltı merkezleri, cezaevi ve yargılama makamı uhdesinde olan “tutulma yerleri”ndeki ölümler “şüpheli ölüm” olup, yaşam hakkı ihlalidir. Mısır’ın meşru cumhurbaşkanı Mursi’nin ölümünün uluslararası, bağımsız ve tarafsız bir komisyon tarafından incelenmesini, ölüm nedeninin şüpheye yer vermeyecek şekilde tespiti için otopsi yapılmasını talep ediyoruz.” (MAZLUMDER, 2019).</p>
<p><strong>Azmettiricileri Görmek ve Asla Unutmamak</strong></p>
<p>“Şehit Cumhurbaşkanı Mursi’nin katillerini ararken karşımıza çıkan diğer zanlılar ise darbenin azmettiricisi ülkeler. Yani, Sisi ve Mısır ordusunun sadece perdenin önündeki fail olduğunu herkes görüyor. Mursi ve diğer Rabia meydanı şehitlerine yönelik cinayetin azmettiricilerinin ABD, BAE, İsrail, Suudi Arabistan ve diğer bazı Batı ülkeleri olduğuna kuşku yok.</p>
<p>Bu azmettiricilerin istedikleri şeyin <strong>Mısır’ın</strong> kendi halkı tarafından seçilen liderler tarafından yönetilmesini yani <strong>özgür olmasını engellemek</strong> olduğuna da kuşku yok. Zira Mısır kendi haline bırakılamayacak, kendi halkının istekleri doğrultusunda yönetilmeye müsaade edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir onlar için. Arap dünyasının en büyük ülkesi, İslam dünyasının en önemli devletlerinden biridir. “Kıymetlileri” İsrail’in hemen yanı başındadır. Mısır’da uzun sürecek bir Müslüman Kardeşler idaresinin İsrail saldırganlığının akıbeti açısından doğurabileceği sonuçlar ortadadır. Kudüs ve Golan Tepeleri Amerikan Başkanı Trump tarafından altın tepsi ile Netanyahu’ya sunulurken Mursi yönetimindeki bir Mısır nasıl davranırdı acaba? “Görevli darbeci” Sisi ise misyonunun gereğini yaptı ve ABD’nin bu hukuksuz politikalarına ses çıkarmadı, hatta Batı Şeria’nın önemli bir kısmından Filistinlileri kovmayı öngören “Yüzyılın Anlaşması’na” destek veriyor.</p>
<p>“Yüzyılın Anlaşması’na” destek veren diğer Arap ülkeleri BAE ve Suudi Arabistan’ın İsrail’e sundukları bir başka hizmet de Mursi’ye karşı gerçekleştirilen darbenin finansal yükünü üstlenmeleriydi. Darbeci Sisi’nin ayakta kalması ve diktatörlüğü yeniden Mısır’da inşa etmesi için bütün para musluklarını açtılar. Müslüman Kardeşler hareketinin Mısır’ı ve halkını özgürleştirmesini istemiyorlardı. Zira özgürlüğün Arap dünyasında yayılması kendi halkları için de örnek oluşturabilirdi ki, bu en son isteyebilecekleri şeydi.</p>
<p>Riyad ve Abu Dabi yönetimleri Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı darbede azmettirici oldular, “Darbe görevlisi” Sisi’yi darbe sırasında olduğu gibi darbeden sonra da desteklediler. Bu destek Muhammed Mursi’nin mahkeme salonundaki kafeste şehit edilmesine kadar devam etti. Bu iki ülkenin Sisi darbesine verdikleri desteğin boyutu, darbeye karşı eleştirel bir politika izleyen Katar ve Türkiye’ye yönelik düşmanca politikalarından da anlaşılabilir…</p>
<p>ABD ve Avrupa ülkelerinin Mısır’a yönelik tavırları güç politikası üzerinden şekilleniyor. Çoğu zaman başka ülkelerin içişlerine müdahale için araçsallaştırdıkları demokrasi ve insan hakları gibi değerlerin ise Mısır’da seçilmiş Cumhurbaşkanı Mursi’nin devrilmesi sürecinde herhangi bir rolünün olmadığını ifade etmek gerekir. Darbe süreci ve sonrasında gerek demokrasi ve insan hakları gerekse hukuk devleti ve uluslararası hukukun neredeyse bütün kuralları ihlal edilirken Washington ve Avrupa başkentlerinin çoğu bazen darbeyi teşvik mahiyetindeki açıklamalarıyla bazen de sessiz kalarak bu ihlallere destek verdiler.</p>
<p>Batılılar, Müslüman Kardeşler gibi şiddetten uzak durmuş bir İslamcı hareketi bu şekilde baskılayarak DEAŞ ve El-Kaide benzeri terörist örgütlerin önünü açtıklarını fark edemeyecek kadar dar kafalı değillerse, böyle bir sonucu arzulayacak kadar <strong>kötü niyetli</strong> olmalılar.” (İnat, 2019).</p>
<p>“Mısır liderinin trajik vefatı, Orta Doğu diktatörlüklerine ve Batı’nın ikiyüzlülüğü ve ahlaki çöküşüne dair iç karartan gerçekliklerin altını yeniden çizecek şekilde ilişkiler ve tatbikatlara dair karmaşık bir ağı ortaya çıkardı. Batılı medya kuruluşları, tarihin bu karanlık dönemecini ehemmiyetsiz bir hadise gibi yansıtmakla sadece empati, adalet, insan hakları ve insani dayanışmanın genel tezahürleri konularında turnusol kâğıdı niteliğindeki çeşitli sınavları verememekle kalmadılar, aynı zamanda Mursi’nin şehit edilmesini ve Sisi rejimi tarafından işlenen cürümleri görmezden gelerek bu cürümlere bilerek veya bilmeyerek ortak olmuş oldular. Bu tür yaklaşımlar sadece nezaketten yoksun değil, aynı zamanda ana akım Batı medyasının ahlaki pusulasını yitirdiğini de gösteriyor.” (Şarkavi, 2019).</p>
<p><strong>Mursi Üzerinden Verilen Mesajı Doğru Okumak</strong></p>
<p>“Muhammed Mursi’yi idam etmeyi göze alamadılar. Onu hapishanede, tek kişilik hücresinde, gözlerden uzak bir biçimde öldürüp oradan ölümünü duyurmayı da göze alamadılar. Mursi’nin bu şekilde öldürülmesinin onu darbe düzenlerinin karşısında iyice kahramanlaştırma ve isyanın güçlü bir sembolü haline getirme ihtimalinden korktular. İdam etmeye bir yol bulamadıkları Mursi’yi kendi ölümüyle ölmüş gibi herkesin gözü önünde önceden hazırladıkları bir sonucu alarak öldürdüler.</p>
<p>Ancak bu şekilde, göstere göstere öldürmüş olmaları korktuklarını başlarına fazlasıyla getirmiş oldu. Tıpkı Kaşıkçı cinayeti gibi. Mısır’da kendi cemaati veya partisine mensup insanların kahramanı olmaktan da öte bütün dünyada istibdada karşı her tür <strong>direnişin sembolü</strong> haline geldi Mursi. Kahire’de kendi köylülerinin bile cenazesine katılmasını engellediler. Oysa onun için kılınan <strong>gıyabi cenaze namazları</strong>, başta Mescid-i Aksa ve Türkiye’de olmak üzere dünyanın her yanında onmilyonlarca insanı bir araya getirdi. Mısır’daki akıl almaz darbe rejiminin bütün insanlık dışı boyutlarını, ona destek olanlarla, ona göz yumanlarla birlikte gözler önüne serdi. Mursi’nin temsil ettiğinden korktukları ne var idiyse şimdi o onları daha fazlasıyla temsil etmeye devam ediyor.</p>
<p>Aslında Mursi’nin temsil ettiği şeylerin aynısını Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da fazlasıyla temsil ediyor. Erdoğan, bir türlü deviremedikleri bir Mursi’dir. Mursi ise Mısır’da 2013 yılında devirdikleri bir Erdoğan. O yüzden Erdoğan’a sürekli Mursi’yi bir tehdit olarak hatırlatanlar nereden konuştuklarını ve kimin adına konuştuklarını çok iyi biliyorlar… Taksim’de ve Tahrir’de hedef aynıydı. Sadece Mısır’da başardıklarını Türkiye’de başaramadılar. Ancak o gün bugün Erdoğan’ı devirme, ona zarar verme, onun iktidarın zayıflatma yönündeki hiçbir çabadan da geri durmadılar.</p>
<p>Mursi’yi öldürdüklerini zannediyorlar, ancak cenazesinden korkulan bir kişi öldürülmüş olmaz. Onu öldürdüklerini zannettiler ama onun ölümü kendi Firavuni düzenlerini yıkacak olan Musa’lara daha güçlü ilhamlar vermeye devam ediyor.” (Aktay, 2019).</p>
<p>Çağa ve insanlığa şahitlik görevini bihakkın yerine getirerek şehitlik mertebesine ulaşan Muhammed Mursi’ye hitaben dostu (ve şehide Habîbe’nin babası) Dr. Ahmed Abdülaziz’in mana ve duygu yüklü bir mesajını Hayrettin Karaman Hoca’nın çevirisinden özetle okuyalım:</p>
<p>“Sen yalnızca zindanın prangalarından değil, bütünüyle dünyadan kurtuldun; esirlikten, onun pisliğinden, rezilliğinden ve rezillerinden…</p>
<p>Her şey geride kaldı, ne o var ne bu; seni halk seçtiği zaman “Biz iktidarı ondan önce hak ediyoruz” diyenler de, kıskançlık ve kinleri yüzünden seninle meşruiyet kavgası yapanlar da yok.</p>
<p>Sayın başkanım, Filistinli Müslümanlar, Siyonist silahlarının gölgesinde, mübarek Mescid-i Aksâ’da senin için gıyâbî cenaze namazı kıldılar. Harameyn (Mekke ve Medine) dışında dünyanın her tarafında böyle namazlar kılındı. Bu iki mübarek mekânda niçin kılınmadı biliyor musun? Çünkü bu mübarek şehirler yeni bir dinden çıkma halini yaşıyorlar velakin Ebu Bekir yok!</p>
<p>Kardeşin Recep Tayyip Erdoğan özel olarak Ankara’dan İstanbul’a senin için gıyâbî namaz kılmak maksadıyla geldi. Bunun sebebini soracak olursan; Türk kardeşlerimiz, asaleti ve tarihî derinliği içinde İstanbul’u, Küçük Türkiye olarak görüyorlar ve bu özelik başka bir şehirde bulunamaz…</p>
<p>Sayın Başkanım! Mısır’ın Cumhurbaşkanı idin, şimdi İhvan’ın mürşidi oldun. İşte bu sebeple, dünyanın her tarafında milyonları bulan sevenlerin seni, Mısırlı ya da İhvan mensubu olmayı aşan bir ümmet sembolü kıldılar.” (Karaman, 2019).</p>
<p>İnsan hakları ve demokrasi söylemlerini ağızlarından düşürmeyen Batılı ülkelerin yöneticileri gibi halkı Müslüman altmış ülkeden çoğunun yöneticileri de bir insanlık ayıbı olan Mursi’nin öldürülmesi olayında üç maymunu oynama erdemsizliğini ne yazık ki hazmedebildi.</p>
<p>Tek başına tutulduğu zindanda ziyadesiyle ağır şartlar altında 6 yıl boyunca insanlık dışı bir muameleye maruz bırakılan, ağır şeker hastası olduğu bilinmesine rağmen tedavi görmesi engellenen, mahkeme salonundaki korunaklı kafesinde yığılıp kaldıktan 50 dakika sonra tıbbi müdahale yapılan ve öldüğü açıklanan ve yangından mal kaçırır gibi defnedilen, hayattayken gereken desteği veremediğimiz merhum Cumhurbaşkanı Mursi’ye karşı hiç olmazsa bundan sonraki insanlık vazifemizi el birliğiyle yerine getirelim.</p>
<p><strong>Mursi’nin Yavaş Yavaş Öldürülmesinde Rol Üstlenenlere Hesap Sormak</strong></p>
<ul>
<li>BM, Türkiye temsilcisinin de yer aldığı bir adli tıp heyetini görevlendirip Mursi’nin cesedini tetkik ettirerek adli tıp raporunu hazırlatmalıdır.</li>
<li>Mursi’nin duruşma esnasındaki baygınlık geçirmesine seyirci kalan ve diğer sanıkların ve salondaki tanıkların çırpınışlarına rağmen tıbbi yardımın kasıtlı şekilde geciktirilmesi suretiyle yavaş ölümüne sebebiyet verenler hakkında dava açılmalıdır.</li>
<li>İslam İşbirliği Teşkilatı ve D8 Teşkilatı dönem başkanı olan Türkiye, Mursi’nin katillerine hesap sorulması sürecini titizlikle takip etmede inisiyatif üstlenmelidir.</li>
<li>İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW), Mursi&#8217;nin hapishanedeki zor hayatını ve aile hasretini gözler önüne seren 19 Haziran 2017 tarihli raporu başta olmak üzere yayımlanmış tüm şahitlikler derlenerek Mursi ve diğer siyasi tutukluların maruz kaldığı bakım ve tedavi ihmalleri tespit edilmelidir.</li>
<li>Sağlıklı beslenmek, tedavi görmek, aile efradıyla ve avukatıyla görüşmek, telefon etmek, okumak, yazmak, televizyon izlemek, yürümek gibi tüm haklarından mahkûm bırakıldığı gibi tecrit edilerek tek başına sağlıksız bir hücrede tutulmak suretiyle en temel hakları bile fütursuzca çiğnenen Mursi’ye reva görülenler, insanlık ve hakkaniyet namına yapanların yanına kâr bırakılmamalı, bir raporla tespit edilerek suçlular cezalandırılmalı, Mursi’nin ailesine özür beyanı iletilmelidir.</li>
<li>17 Haziran 2012&#8217;de halkın %52 oyuyla Mısır Cumhurbaşkanı seçilen Mursi’nin 7 yıl sonra 17 Haziran 2019&#8217;da mahkeme salonunda, hem de Filistin davasına verdiği destek sebebiyle yargılandığı duruşmada ölmesinin bir tesadüf mü yoksa Siyonistlerin ironi de barındıran kirli planlarının bir sonucu mu olduğu araştırılmalıdır.</li>
<li>BM marifetiyle oluşturulacak bir heyet Mısır hapishanelerindeki hak ihlallerini ve işkenceleri yerinde inceleyip dünya kamuoyuna rapor etmelidir.</li>
<li>Sadece darbecilerin değil muhalefetin de Mursi’nin devrilmesinde ve yavaş yavaş öldürülmesinde ne düzeyde etkili olduğu araştırılmalıdır. Selefilerin Nur Partisi’nin, İhvan-ı MÜslimin’den ayrılıp yeni parti kuran Ebulfutuh ve arkadaşlarının, 2013’te darbeye zemin hazırlama planlarına Temerrüd Hareketi’nin Tahrir Meydanı’nı doldurarak katkı yapan yüzbinlerce mensubunun, keza Mursi’ye karşı yıkıcı muhalefet yapan siyasi figürlerin hepsi gelinen durumda ne kadar payları olduğunu hesap edip hatalarının büyüklüğünü itiraf etmelidir.</li>
<li>İslam medeniyetine başkentlik yapan büyük şehirlerin bir bir işgal ve tahrip edilmesine, böylece merhum Mursi’nin tabiriyle “ülkelerimizin aslanlarının öldürülerek düşmanlarımızın çakallarına zemin hazırlanmasına” elbirliğiyle dur diyebilmeliyiz.</li>
</ul>
<p><strong>Sonuç</strong> olarak; dünyanın hemen her ülkesinde yaşayan Müslümanlar, Allah’ın yardımına mazhar olmayı hak etmek için adil şahitlik görevini yerine getiremedikleri için tevbe etmeli, birlik ve dayanışma içinde ilkelerine sahip çıkmalı, zalime karşı mazlumun yanında yer almalı, kurşunla berkitilmiş sağlam bir yapının duvarı gibi sapasağlam kenetlenmeli, “Allah’ın ipi” Kur’an’a sımsıkı yapışmalıdır:</p>
<p>“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın ve birbirinizden ayrılmayın! Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman iken kalplerinizin arasını uzlaştırdı da, O’nun lütfu sayesinde kardeş oldunuz; ve siz ateşten bir çukurun kenarındaydınız da, sizi oradan kurtardı! İşte bu şekilde Allah size mesajlarını açıklar ki doğruyu bulasınız.” (Âl-i İmran 3:103).</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Aktay, Yasin. (2019). “<strong>Türkiye’de Gezi, Mısır’da Temerrüt: Mursi üzerinden Erdoğan’a Verilen Mesaj</strong>”. Yeni Şafak, www.yenisafak.com/yazarlar/yasinaktay/turkiyede-gezi-misirda-temerrut-mursi-uzerinden-erdogana-verilen-mesaj-2051795, 22.06.2019.</li>
<li>Dursun, Ahmet. (2019). “<strong>Görgü Tanıkları: Mursi&#8217;yi Ölüme Terk Ettiler</strong>”, Anadolu Ajansı, www.aa.com.tr/tr/dunya/gorgu-taniklari-mursiyi-olume-terk-ettiler/1508615, 19.06.2019.</li>
<li>İnat, Kemal. (2019). “<strong>Şehit Cumhurbaşkanı Mursi’nin Katilleri Kimler?</strong>”, Anadolu Ajansı, www.aa.com.tr/tr/analiz/sehit-cumhurbaskani-mursi-nin-katilleri-kimler/1511898, 21.06.2019.</li>
<li>Karaman, Hayrettin. (2019). “<strong>Sayın Başkanım (Mürsî)</strong>”. Yeni Şafak, yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/sayin-baskanim-murs-2051768, 20.06.2019.</li>
<li>MAZLUMDER. (2019). “<strong>Mursi’nin Şüpheli Ölümü, Bağımsız ve Tarafsız Bir Komisyon Tarafından İncelenmelidir!</strong>”, http://mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/basin-aciklamalari/1/mursinin-supheli-olumu-bagimsiz-ve-tarafsiz-b/13590, 27.06.2019.</li>
<li>Şarkavi, Tarık. (2019). “<strong>Mursi’nin Ölümü: Batı Medyası Ahlaki Pusulasını Yitirdi</strong>”, Mütercim: Ömer Çolakoğlu, Anadolu Ajansı. www.aa.com.tr/tr/analiz/mursi-nin-olumu-bati-medyasi-ahlaki-pusulasini-yitirdi/1515262, 25.06.2019.</li>
<li>Yıldız, H., E. Canlı ve A. Kalabalık. (2019). “<strong>Muhammed Mursi&#8217;nin Cenazesi Defnedildi</strong>”, Anadolu Ajansı, www.aa.com.tr/tr/dunya/muhammed-mursinin-cenazesi-defnedildi/1507198, 18.06.2019.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/mursinin-sehadetinden-gereken-dersleri-cikarmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>5</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MISIR’DA İHVAN LİDERLERİNE YÖNELİK  SİYASİ İDAMLARI DURDURABİLMEK</title>
		<link>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/misirda-ihvan-liderlerine-yonelik-siyasi-idamlari-durdurabilmek/</link>
					<comments>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/misirda-ihvan-liderlerine-yonelik-siyasi-idamlari-durdurabilmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jan 2018 09:09:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ağır hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Askeri Darbeden Sonraki İki Buçuk Yılda Mısır'da İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Berdal Aral]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin]]></category>
		<category><![CDATA[Birr 58]]></category>
		<category><![CDATA[Buhârî]]></category>
		<category><![CDATA[Çeçenistan]]></category>
		<category><![CDATA[cuntacılar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Eliyle Toplu Cinayet Girişimi: Mısır’da 529 Kişiye Yönelik İdam Kararı]]></category>
		<category><![CDATA[Devrimden Darbeye Mısır’da İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[İhvan]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal İnat]]></category>
		<category><![CDATA[KeşmirDoğu Türkistan]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Sömürü Düzeni]]></category>
		<category><![CDATA[Londra]]></category>
		<category><![CDATA[Mezalim 3; Müslim]]></category>
		<category><![CDATA[Minye]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Haklar ve Özgürlükler Koordinasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır’da İdam Kararları ve Sorumlular]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır’daki İdamlar]]></category>
		<category><![CDATA[Mursi]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman Kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Kemal İnat]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[SETA]]></category>
		<category><![CDATA[Sisi]]></category>
		<category><![CDATA[suudi arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[Tevbe 9:71]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Güçtürk]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Askerî Konsey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=614</guid>

					<description><![CDATA[“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidirler (yakın dostu ve koruyucusudur).” (Tevbe 9:71). “Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere de) teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin ihtiyacını da Allah giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velisidirler (yakın dostu ve koruyucusudur).” (Tevbe 9:71).</p>
<p>“Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (zalimlere de) teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin ihtiyacını da Allah giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”</p>
<p>(Buhari, Mezalim 3; Müslim, Birr 58)</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mısır Haklar ve Özgürlükler Koordinasyonu’nun 10 Aralık 2015 yılında yayımladığı ve iki hafta sonra bu sayfadan özetle sizlere çevirisini sunduğum “Askerî Darbeden Sonraki İki Buçuk Yılda Mısır’da İnsan Hakları” başlıklı rapordan (1) sonra ikinci bir rapor yayınlamalarına bile fırsat verilmeyen Mısır’daki mazlumlara yeniden dikkatlerinizi çekmek istiyorum.</p>
<p>İslam âleminin en kıdemli yaşayan hareketi sayabileceğimiz ve bir asra yaklaşan tarihi boyunca asla şiddete bulaşmadan sosyal faaliyetlerini toplumun tüm katmanlarında sükunetle yürüten Müslüman Kardeşler’e (İhvan-ı Müslimîn) ve Mısır tarihinde ilk kez halkın seçimiyle iktidarı devralan Prof. Dr. Muhammed Mürsi ve arkadaşlarına reva görülen <strong>ağır hak ihlalleri</strong> Türkiye’nin, dolayısıyla dünyanın gündeminden büsbütün düşmüş durumdadır! İnsan hakları kuruluşlarının bile unuttuğu Mısır’daki cinnet derecesindeki idam kararlarını, dünya mazlumlarının umudu haline geldiği Aralık 2017’deki BM oturumlarında da tescillenen ülkemizin hamiyetperver halkına ve yöneticilerine hatırlatmayı vecibe addediyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Darbeden Sonra Mısır’da İnsan Haklarının Sert Düşüşünü Görmek </strong></p>
<p>Türkiye’de Mısır’da 2011 yılından itibaren yaşanan ihlalleri insan hakları perspektifinden değerlendiren bazı çalışmalar yapılmıştır. Mesela, Yavuz Güçtürk’ün SETA için hazırladığı rapor (2) şu hususlara dikkat çekmiştir:</p>
<p>“Arap dünyasının en kalabalık ülkesi olan Mısır’daki siyasi, sosyal, dini ve benzeri alanlardaki her türlü gelişme hem diğer Arap halklarını hem de Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı temelden etkilemektedir. Bu nedenle Tunus’ta başlayan Arap Baharı’nın en önemli ayağı doğal olarak Mısır oldu. Otokratik liderlerin yönetiminde, demokrasinin askıya alındığı, hukuk devletinin en temel gereklerinin ihlal edildiği bu coğrafyada Mısır, yeni başlangıçlar yapmaları için halklara ilham verecek bir model olma umudu taşımıştı. Ancak devrimle başlayan <strong>üç yıl</strong>lık süreç içerisinde <u>iki anayasa, bir darbe ve iki cumhurbaşkanı</u> gören Mısır’da başa dönüldü.</p>
<p>Askerî vesayet gücünü korurken, yeni bir halk ayaklanmasından endişelenen darbeciler muhalif hareketlerin direncini kırmak için baskı ve şiddet kullanmaktan çekinmediler. Devrim sürecinde, başta hayat hakkı olmak üzere gerçekleşen insan hakları ihlallerinin üzerine gidilmediği gibi darbe sonrası bunlara yenileri eklendi ve insanlığa karşı büyük suçlar işlendi.” (2).</p>
<p>Yirminci yüzyıl boyunca Mısır’da insan hakları, sivil toplum, basın ve yargı alanında yaşanan gelişmeler hakkında özet bilgiler verdikten sonra Rapor, 25 Ocak devrimine giden süreçten başlayarak Yüksek Askerî Konsey (YAK) dönemi, Mursi dönemi ve 3 Temmuz darbesi dönemini kronolojik olarak ele almaktadır.</p>
<p>Mısır’daki idam kararlarını analiz eden ve sorumlularını ortaya koyan bir diğer çalışma uluslararası ilişkiler hocası Prof. Dr. Kemal İnat’a aittir:</p>
<p>“Mısır tarihinde gerçekleştirilen en demokatik seçimlerle 2012 yılında iktidara gelen Mursi’nin, kendisine hiç iktidar olma fırsatı verilmeden ordu tarafından gerçekleştirilen darbeyle devrilmesi, bu darbeye karşı çıkanları hedef alan katliamlar ve uzun tutukluluk süresi sonunda Mursi ve İhvan üyeleri hakkında verilen idam kararları insan hakları konusunda son 60 yılda ulaşılan evrensel değerler açısından bakıldığında <strong>kabul edilebilir uygulamalar değildir</strong>. İnsan hakları konusunda hassas olduğunu iddia eden bütün kesimler tarafından kınanmalıdır. Bu ağır insan hakları ihlallerine karşı kınama ile yetinilmeyip, <u>bunları gerçekleştirenlerin yargılanması ve yeni ihlaller yapmalarının engellenmesi</u> için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>İdam Kararlarında Sisi’nin Yalnız Olmadığını Bilmek </strong></p>
<p>“Mısır’da gücü elinde tutan General <strong>Sisi</strong>, küresel güçler <strong>ABD</strong> ve <strong>AB</strong> ile bölgesel güçler <strong>İsrail</strong> ve <strong>Suudi Arabistan</strong>’ın desteğini alarak Mursi yönetimine karşı darbeyi gerçekleştirmiş, sonrasında onların desteği ya da onayını alarak Müslüman Kardeşler’e karşı yoğun bir baskı politikası başlatmış ve nihayet bu hareketin liderlerine karşı <strong>idam kararları</strong>nı vermiştir. Bu kararlar darbeci Sisi yönetiminin Mısır’ı onyıllar sürecek bir karanlığa sürüklemekte olduğunun göstergesidir. Şeklî bağımsızlığından beri küresel aktörlerin etkisinden kurtulamayan ve onların etkisindeki yerel diktatörlerin başarısız yönetimleri sonucu önemli bir bölgesel güç olma potansiyelini kullanamayan Mısır 2011 devrimi sonucunda elde etmeye yaklaştığı <strong>iç barışını kurma</strong> şansını darbeci Sisi yönetiminin politikalarıyla yeniden kaybetmiş durumdadır. Bu baskı politikalarının Müslüman Kardeşler’i aşırı şekilde radikalleştirmesi ve bunun sonucunda ülkeyi bütün Mısır halkının kaybedeceği bir iç savaşa sürüklemesi önemli bir risk olarak durmaktadır.</p>
<p>Bölge politikası açısından bakıldığında yapılması gereken ilk tespit ise, Sisi yönetiminin Müslüman Kardeşler’e yönelik bu ağır baskı politikasını destekleyen bölge ülkelerinin orta ve uzun vadede bundan büyük zarar görecekleridir. Müslüman Kardeşler’in siyasal ideolojisi ve İslam anlayışını kendileri için tehdit olarak gören bu ülkeler ona karşı izledikleri bu imha politikası sonucunda onun çok radikal yüzüyle tanışma riskiyle karşı karşıyadırlar. Ortadoğu bölgesinde zaten “İslamcı” olduğunu iddia eden aşırı radikal silahlı hareketlerin yaygın olduğu bir dönemde olduğumuz ve bu örgütlerin bütün bölgeyi nasıl kaosa sürükledikleri hatırlanırsa bu riskin ne kadar büyük olduğu anlaşılacaktır. Mısır’daki Müslüman Kardeşler’e iktidar olma ya da siyasete katılma şansı verilmiş olsaydı devlet yönetimine dair tecrübe sahibi olma imkânı elde etmiş olacaklardı ve Mısır’ın bölge ve dünya ekonomisi ile bütünleşmesini sağlayacak adımlara öncülük edebileceklerdi…</p>
<p>Biriken öfkenin muhtemel bir patlamasının ardından Mısır’ın kaosa sürüklenmesi, İsrail’in sınırında Lübnan ve Suriye’nin ardından yeni bir istikrarsız ülke anlamına gelecektir. İsrail’in komşusu olan bu ülkelerin içine düştükleri şiddet sarmalı, onların güçlü ülkeler olmasına fırsat vermeyerek İsrail açısından tehdit olmalarını engelliyor belki, ancak buralarda yaşanan şiddetin artmasının baskı, yoksulluk ve açlıktan başka bir şey tanımayan nesiller yetiştirdiğini ve bunun da çok radikal silahlı örgütleri beslediğini unutmamak gerekir. Bu şekilde etrafı ateş çemberine dönen İsrail’in de kendi varlığını güven içerisinde sürdürmesi mümkün olamayacaktır.</p>
<p><strong>ABD</strong> ve <strong>AB</strong> gibi küresel aktörlerin Sisi’nin politikalarındaki rolüne gelince, bu ülkelerin insan hakları ve demokrasi kavramlarını sadece söylem düzeyinde öne çıkardıkları, buna karşılık dış politikalarını şekillendirirken bu <strong>ilkeleri görmezden geldikleri</strong> bilinen bir gerçektir. Mısır’da da bu politikayı devam ettirdiler ve darbeye destek verdikleri gibi, darbenin ardından gerçekleştirilen katliamları, Mısır halkının yeni otoritenin kim olduğunu anlaması için yapılması <u>zorunlu eylemler olarak görüp seyrettiler</u>. Sisi yönetimi ve onu finanse eden <strong>Körfez ülkeleri</strong> üzerinde önemli etkileri olmasına rağmen, bugüne kadar bu etkilerini Mısır’da darbe sonrasında demokratik bir yönetime dönülmesi yönünde kullanmadılar. Bu politikalarından anlaşılan Mısır’da, Enver Sedat ve Hüsnü Mübarek dönemlerinde olduğu gibi, <u>kolay yönlendirebilecekleri ve İsrail’in güvenliğine katkıda bulunacak bir elit diktatörlüğü</u>nü tercih ediyorlar. Bu Ortadoğu’da “kontrollü demokratikleştirme” politikasını artık tamamen çöpe attıklarını ve eski “otokratik elitler” sistemine geri döndüklerini göstermektedir. Mısır gibi bir ülkede demokratikleşme yolundaki adımlara müsaade etmeleri durumunda bunun kolayca kontrolden çıkabileceğini ve ülke üzerindeki manipülasyon imkânlarının ortadan kalkabileceğini gördükleri için daha kolay nüfuz edebilecekleri Sisi gibi bir diktatörle çalışmayı tercih ettiler.</p>
<p>Diktatörlerle işbirliği yapmaları bölgede Amerikan ve Batı karşıtlığının artmasına yol açmak suretiyle Washington, Londra, Paris ve Berlin için riskler oluşturuyor, ancak bu riskler Mursi gibi halkın oylarıyla seçilmiş bir liderin Mısır’ı ABD, AB ve İsrail’in çıkarlarından uzaklaştıracak bir yöne sürüklemesinden daha kabul edilebilir görülüyor. Bu yüzden diktatörün içeride kendisi için tehlike olarak gördüğü bütün rakiplerini ortadan kaldırmasına müsaade ediyorlar ve tıpkı İsrail’in Gazze veya Lübnan’da haftalar süren katliamlarına sessiz kalıp ona “<u>işini bitirmesi için gerekli süreyi tanıdıkları</u>” gibi, Sisi’ye de ihtiyaç duyduğu toleransı gösteriyorlar. Başka ülkelerin içişlerine karışmak için yoğun olarak kullandıkları insan hakları ve demokrasi eleştirilerini Sisi’nin <strong>Müslüman Kardeşler’i yok etme politikası</strong> karşısında, ancak görüntüyü kurtarmak için ve çok cılız bir şekilde seslendiriyorlar ki, Mısır’daki yeni diktatör bundan rahatsız olup içeride gerekli gördüğü temizliği yapmaktan vaz geçmesin.” (3).</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Küresel Sömürü Düzeninin Mısır İdamları Üzerinden İslami Hareketleri Sindirmesine Müsaade Etmemek  </strong></p>
<p>Mısır’da Müslüman Kardeşler Teşkilatı mensubu 529 kişi hakkında idam kararı alarak devlet eliyle gerçekleştirilen toplu cinayet girişimini analiz eden bir diğer uluslararası ilişkiler hocası da Berdal Aral’dır. Perspektif dergisinde sorunu ele alan yazısında Berdal Hoca şu vurguları yapmıştır:</p>
<p>“3 Temmuz 2013’te, Genelkurmay Başkanı ve Savunma Bakanı Abdulfettah Sisi öncülüğünde Mısır tarihinde gerçekleşen ilk demokratik seçimler sonrasında Cumhurbaşkanı seçilen Muhammed Mursi’yi alaşağı eden askerî darbeye karşı ülke çapındaki protesto gösterileri kapsamında Minye’de sivil sokak eylemleri sırasında tutuklanan darbe karşıtı Müslüman Kardeşler mensubu 529 sanık, <strong>24 Mart 2014</strong>’te <u>Minye Ceza Mahkemesi</u> tarafından idam cezasına mahkûm edilmiş bulunuyor. Eğer ülkenin en yüksek dinî mercii olan Mısır Müftüsü bu kararı onaylarsa idam kararları infaz edilecek.</p>
<p>Mısır yargısının ülkenin son 60 yıllık tarihinde ülkenin başına tebelleş olmuş askerî rejimlerle yakın bir işbirliği içinde olduğu iyi biliniyor. Bugün de Mısır yargısının, cuntanın muhalefeti susturmak için giriştiği devlet terörüne, keyfî tutuklamalara ve katliamlar silsilesine, dünya hukuk tarihinde örneğine pek rastlanmayan bir ‘karar’la katkı sunmuş olduğu açıkça görülüyor. Temmuz 2013 darbesi sonrasında, Mısır’da, zulüm, baskı ve keyfiliğin sınır tanımadığı ayan beyan ortada.</p>
<p>Mısır darbesi, Avrupa Birliği ülkelerinin görüşüne göre, Mısır gibi gelişmekte olan ülkelerde, demokrasinin katli olarak değil, <u>demokrasiye ge</u><u>ç</u><u>i</u><u>ş</u><u> s</u><u>ü</u><u>recinin olmazsa olmaz </u><u>ş</u><u>artlarından birisi</u> olarak görülmelidir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanı John Kerry ise, bu idam kararlarından ‘endişe duyduğunu’ Mısır yönetimine bildirmiş bulunuyor. Bu arada, ABD Dışişleri Bakanlığı, Mısır’daki tüm tara ara çağrı yaparak, demokrasiye geçiş sürecine herkesin müdahil olması gerektiğini hatırlatıyor. Aslında ABD ile Avrupa arasındaki <strong>cuntacıları kollayan</strong> bu <strong>benzerlik</strong> gözden kaçacak gibi değil. Demokratik yönetimin yasadışı darbeyle alaşağı edildiği Mısır’ın üyeliğini askıya almış bulunan Afrika Birliği, insan hakları ve demokrasi konusunda Batı dünyasından daha ilkeli ve tutarlı olduğunu kanıtlıyor. Bu açıdan hem ABD’nin hem de Avrupa Birliği’nin, 529 kişinin idama mahkûm edilmesine ilişkin mahkeme kararına yönelik ‘yumuşak’ uyarıları dikkat çekici.</p>
<p>Bütün bu yaşananlar, başta Batılı devletler olmak üzere, önde gelen uluslararası aktörlerin ortak bir İslamofobik tutum içinde olduklarını da ortaya koymaktadır. İslam’ın herhangi bir İslam ülkesinde toplumsal, iktisadî ve siyasî dönüşüm sürecinde önemli bir referans çerçevesi olarak öne çıktığı ya da İslam dünyasının <strong>İ</strong><strong>slam ve anti-emperyalizm</strong> ortak paydasında bütünleşme arayışlarına girdiği dönemlerde, bu arayışları boşa çıkarmak, temel bir strateji olarak temayüz etmiştir. Suriye’deki Baas rejiminin akıl almaz zalimliğine ve rutinleşmiş etnik kıyımına karşı üç maymunları oynamak, İsrail’in Filistin halkına yönelik devlet terörüne kayıtsız kalmak ve Mısır’ın taze demokrasisine ve halkın yeşeren umuduna son veren askerî darbeye karşı darbecilerin yanında yer almak, bu <u>Makyavelist strateji</u>nin birer izdüşümüdür. Bu da doğal olarak hem Türkiye’de hem de başka İslam coğrafyalarında puslu havayı kollayan cuntacı taifesinin umutlarını yeşertmektedir.<strong> </strong></p>
<p>Batı’nın bütün dünya halklarınca iyi bilinen menfaat eksenli sessizliği, 529 kişiyi idama mahkûm eden bu dava ekseninde İslam dünyasının genel kayıtsızlığı ile örtüşmüş bulunuyor. Bu kayıtsızlık başta kendi halkının özgürlük, adalet ve onur arayışından bir heyula gibi korkan (Arap) Körfez ülkeleri olmak üzere İslam dünyasının çoğunlukla halklarının gözünde saygınlığı ve meşruiyeti olmayan ‘işbirlikçi’ rejimlerce yönetilmeye Arap devrimlerinden sonra dahi devam ettiğini ortaya koymaktadır. Bu utanç verici yargı kararı karşısında duruma açıkça tepki veren ender ülkelerden biri Türkiye olmuştur. Rusya, Çin ve Hindistan gibi önemli diğer uluslararası aktörler ise menfaatlerini önceleyerek konuya uzak durmayı tercih etmiş durumdalar.” (4).</p>
<p>Çeyrek asırdır Çeçenistan’da her türlü savaş ve insanlık suçunu işlemiş Rusya’dan, özellikle Doğu Türkistan’da ‘insanlığa aykırı suç’ niteliğinde vahim ihlâlleri pervasızca gerçekleştiren Çin’den, yarım asırdır Keşmir’de küçük bir Müslüman topluluğa türlü zulümleri reva gören Hindistan’dan daha fazlasını beklemek de saflık olurdu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Mısır’daki İdamları Engelleyecek Somut Adımlar Atabilmek </strong></p>
<p>Mısır’da cinnet derecesindeki toplu idamları durdurmak için insanlık haysiyetini muhafaza eden tüm kurum ve kuruluş yöneticileri ile aydınların inisiyatif alması icap etmektedir. Örnek olarak şu somut adımların rahatlıkla atılabileceğini düşünmekteyim:</p>
<ol>
<li>Dönem başkanı sıfatıyla Türkiye’nin İslam İşbirliği Teşkilatı’nı Mısır özel gündemiyle toplaması ve Kudüs konusundaki başarılı rolünü bu sefer İhvan-ı Müslimîn liderlerine verilen idam cezalarını durdurmak için sürdürmesi hem İslam dünyasında hem de bütün dünyada müspet bir atmosfer oluşturacaktır.</li>
<li>Uluslararası ilişkiler uzmanları başta olmak üzere gazeteci, yazar ve hatiplerin Ortadoğu’yu daha fazla çatışma ve kaosa sürükleyecek olan Mısır idamlarının yol açacağı büyük felaketten İsrail, AB ve ABD başta olmak üzere birçok ülkenin de mutlaka zarar göreceğini izah etmesi yararlı olacaktır.</li>
<li>Demokrasi ve insan hakları söylemlerini kimseye bırakmayan ülke, kurum, kuruluş ve kişilerin Müslüman Kardeşler’in siyasetin dışına itilmesi ve sindirilmesi için uygulanan idam cezalarının hukuksuz olduğunu itirafa davet edilmesi onların gerçek yüzünü ortaya koyacaktır.</li>
<li>Mursi ve diğer İhvan yöneticileri hakkında verilen idam kararlarına sözlü tepki göstermekle yetinmeyip Ankara’nın Mısır’a karşı -diğer ülkelere de örneklik teşkil edecek- bir yaptırım listesi hazırlayıp idamları engellemek için kararlı bir politika izlemesi sonuç doğuracaktır.</li>
<li>Muhalefet partileri ile sivil toplum kuruluşları yöneticilerinin ve farklı kesimlere mensup aydınların, Mısır’daki idamları bir insanlık ayıbı olarak görüp kıyım niteliğindeki bu idamları durdurmak için inisiyatif almaları sorunun çözümüne önemli bir katkı yapacaktır.</li>
<li>İslamcı siyasal hareketleri korkutma ve terörize etme girişimi olduğu aşikâr olan Mısır’daki idam kararlarının durdurulması, ünlü gazeteci Robert Fisk’in ifadesiyle, <u>ü</u><u>lkesini kendi m</u><u>ü</u><u>lk</u><u>ü</u><u> gibi g</u><u>ö</u><u>ren</u> Arap diktatörlere -bugüne dek sokağa çıkarak özgürlük ve adalet savaşında canını vermekten çekinmeyen onurlu insanlar adına- verilecek etkili bir cevap olacaktır.</li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>Fethi Güngör; “<strong>Mısır’daki Sistematik Hak İhlallerini Görebilmek</strong>”,</li>
</ol>
<p>http://fethigungor.net/dirilis-postasi/misirdaki-sistematik-hak-ihlallerini-gorebilmek/, 24.12.2015.</p>
<ol start="2">
<li>Yavuz Güçtürk; “<strong>Devrimden Darbeye Mısır’da İnsan Hakları</strong>”, Rapor, Seta, 25 Ocak 2016, 106 s. <a href="http://www.setav.org/devrimden-darbeye-misirda-insan-haklari/">http://www.setav.org/devrimden-darbeye-misirda-insan-haklari/</a>, 25.01.2016.</li>
<li>Kemal İnat; “<strong>Mısır’da İdam Kararları ve Sorumlular</strong>”, Star, Açık Görüş, 23.05.2015. http://www.star.com.tr/acik-gorus/misirda-idam-kararlari-ve-sorumlular-haber-1031123/, 23.05.2015.</li>
<li>Berdal Aral; “<strong>Devlet Eliyle Toplu Cinayet Girişimi: Mısır’da 529 Kişiye Yönelik İdam Kararı</strong>”, Perspektif, Sayı: 46, Nisan 2014. https://www.setav.org/devlet-eliyle-toplu-cinayet-girisimi-misirda-529-kisiye-yonelik-idam-karari/, 20.04.2014.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.fethigungor.net/dirilis-postasi/misirda-ihvan-liderlerine-yonelik-siyasi-idamlari-durdurabilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
