<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>CENGİZ KALLEK Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/etiket/cengiz-kallek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/etiket/cengiz-kallek/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Tue, 12 Jun 2018 13:35:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>İSRAFA DÜŞÜP ÖLÇÜYÜ VE DENGEYİ KAYBETMEMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/israfa-dusup-olcuyu-dengeyi-kaybetmemek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/israfa-dusup-olcuyu-dengeyi-kaybetmemek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Jun 2018 13:35:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Sorunlarımızla Yüzleşmek]]></category>
		<category><![CDATA[AHMET YAMAN]]></category>
		<category><![CDATA[ALİ ERBAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[AŞIRI GİTMEK]]></category>
		<category><![CDATA[BOŞA HARCAMAK]]></category>
		<category><![CDATA[Buhârî]]></category>
		<category><![CDATA[CENGİZ KALLEK]]></category>
		<category><![CDATA[CİMRİLİK]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Erdem]]></category>
		<category><![CDATA[GAZZÂLÎ]]></category>
		<category><![CDATA[GÖSTERİŞ TÜKETİMİ]]></category>
		<category><![CDATA[HADDİ AŞMAK]]></category>
		<category><![CDATA[HALE ŞAHİN]]></category>
		<category><![CDATA[HİLAL CEYLAN KÖKSAL]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAMİ ÜRETİM TARZI]]></category>
		<category><![CDATA[İSRA SÛRESİ]]></category>
		<category><![CDATA[israf]]></category>
		<category><![CDATA[İTİDAL]]></category>
		<category><![CDATA[KARIN TOKLUĞU]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Okuyan]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Esed]]></category>
		<category><![CDATA[MÜSRİF]]></category>
		<category><![CDATA[NİSA]]></category>
		<category><![CDATA[PİNTİLİK]]></category>
		<category><![CDATA[SAÇIP SAVURMAK]]></category>
		<category><![CDATA[SAVURGANLIK]]></category>
		<category><![CDATA[SINIRIN AŞILMASI]]></category>
		<category><![CDATA[TABERÎ]]></category>
		<category><![CDATA[TEBZÎR]]></category>
		<category><![CDATA[TEKÂSÜR]]></category>
		<category><![CDATA[TÜKETİM BEYGİRİ]]></category>
		<category><![CDATA[TUTUMLULUK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=690</guid>

					<description><![CDATA[Varlık âleminde müstesna bir konuma sahip insanoğluna bahşedilen vahiy, akıl, irade gibi büyük ölçekli nimetlerden başlayarak sosyal ağlardan doğal kaynaklara kadar sayısız nimetler hoyratça tüketilmektedir. İnsanların özbenliğini ve ömrünü budalaca tüketmekten kaçınmadığı böylesine savurgan bir çağda israfın mahiyetine, boyutlarına ve tahrip gücüne dikkat çekip insanlık sorumluluğumuzu kuşanma konusunda farkındalık oluşturmak maksadıyla israf konusunu daha sık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Varlık âleminde müstesna bir konuma sahip insanoğluna bahşedilen vahiy, akıl, irade gibi büyük ölçekli nimetlerden başlayarak sosyal ağlardan doğal kaynaklara kadar sayısız nimetler hoyratça tüketilmektedir. İnsanların özbenliğini ve ömrünü budalaca tüketmekten kaçınmadığı böylesine savurgan bir çağda israfın mahiyetine, boyutlarına ve tahrip gücüne dikkat çekip insanlık sorumluluğumuzu kuşanma konusunda farkındalık oluşturmak maksadıyla israf konusunu daha sık gündemimize taşımamız icap etmektedir. Nitekim Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:</p>
<p>“(Helâlinden) yiyiniz ve içiniz ama israf etmeyiniz! Zira Allah müsrifleri sevmez!” (A’râf 7:31).</p>
<p>“Rahman’ın o iyi kulları, harcamalarında ne israfa düşerler ne de cimrilik yaparlar; bu ikisinin arasında dengeli bir tutumu benimserler.” (Furkan 25:67).</p>
<p><strong>Savurganlıkla Pintilik Arasında Dengeli Bir Tutum Benimsemek</strong></p>
<p>Gerçek, meşrû ve mâkul olanın dışına çıkma, itidalden sapma anlamında kullandığımız ‘<strong><em>isrâf</em></strong>’ kavramı Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nde şöyle tanımlanır:</p>
<p>“Arap dilinde “haddi aşma, hata, cehalet, gaflet” gibi anlamlara gelen ‘<strong><em>seref’</em></strong> kökünden türetilmiş olup inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü <strong>ölçülerin dışına çıkmayı</strong>, özellikle mal veya imkânları meşrû olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder. İsrafçı kişiye ‘<strong><em>müsrif’</em></strong> denir. Gazzâlî’nin açıklamalarına göre dinin, âdetlerin ve insanlığın gerekli kıldığı yerlere gerekli gördüğü ölçüde harcamak cömertlik, bu ölçülerin altına düşmek cimrilik, bunların üstünde harcamada bulunmak ise israftır. Taberî, İsrâ Sûresi’nin 27. âyeti münasebetiyle ‘<em>tebzîr</em>’i “Allah’ın verdiği malı isyan sayılan yerlere harcamak” şeklinde açıklamıştır. Mâverdî de israfı harcamanın niceliği, tebzîri ise niteliğiyle ilgili görür. Buna göre doğru yerlere de olsa haddinden fazla harcamak israf, miktarı ne olursa olsun yanlış yerlere harcamada bulunmak ise ‘<strong><em>tebzîr’</em></strong>dir.</p>
<p>Maddî ve manevi <strong>imkânlar</strong>ı Allah’ın insanlara bağışladığı birer <strong>emanet</strong> sayan İslâm dini, bunları Allah’ın rızasını kazanmaya ve insanlara mutluluk getirmeye elverişli yerlerde kullanmayı emreder. İçki, kumar, fuhuş, rüşvet gibi içtimaî ve ferdî zararlar doğuran hususlarda yapılan harcamaların açık hükümlerle yasaklanması yanında insanların tutkularını kamçılayan, toplumda kıskançlık doğuran <strong>gösteriş tüketimi</strong>nin yasaklanması veya hoş karşılanmaması da aynı gerekçelere dayanmaktadır. Dinen haram kılınan maddelerle lüks sayılanların tüketimi israf olduğu gibi helâl kabul edilen maddelerin günün icaplarına göre <strong>ihtiyaçtan fazla tüketim</strong>i de haram veya mekruh sayılmıştır.</p>
<p>Esasen genel olarak <strong>tutumluluk ve itidal</strong> İslâm’ın ibadetlerde bile öğütlediği temel bir ilkedir. Nitekim sorumluluklarını ihmal edecek derecede ibadete dalmak, camilerin aşırı biçimde süslenmesi, kabirlere lüzumundan fazla harcama yapılması vb. ölçüsüzlükler uygun görülmemiştir.</p>
<p>Günümüzde özellikle beşerî ve maddî kaynak ve imkânların kullanımındaki savurganlığı ifade eden israfın kapsamının belirlenmesinde inanç, örf âdet, tutum, tercih ve alışkanlıkların rolü vardır. İsrafı belirleyen kıstas dinî, millî, içtimaî, ailevî, meslekî temel rollerin hakkıyla ifası için ruhen, aklen ve bedenen ihtiyaç duyulan şeylerin tatminine yönelik kaynak istihdamı ve harcamalarda din, akıl ve örfün belirlediği <strong>sınırın aşılması</strong> olarak düşünülebilir.</p>
<p>İslâmî anlayışa göre beşerî <strong>ihtiyaçlar sınırlı</strong>dır; arzu ve <strong>ihtiraslar ise sınırsız</strong> olup salt nefsanî arzuların tatmini için yapılan aşırı tüketim israftır. İsraf yasağı temeli üzerinde oluşan <strong>İslâmî üretim tarzı</strong> vatandaşların gıda, barınak, giyecek, eğitim, sağlık, güvenlik, ulaşım, haberleşme gibi <strong>ihtiyaçlarını karşılama</strong>yı hedefler. Üretimi yönlendiren şey fert ve kamu yararıyla kayıtlı olan tüketimdir. İslâm’da hedef insanın kemâlidir; buna ise tüketmekle değil daha erdemli olmakla ulaşılır; erdemle tasarruf arasında olumlu bir ilişki bulunduğu muhakkaktır.” (<strong>1</strong>).</p>
<p><strong>Kur’an’ın ve Nebevi Sünnetin İsraftan Sakındıran Uyarılarına Kulak Asmak </strong></p>
<p>‘<em>S-r-f</em>’ kökünden türemiş kelimeler Kur’an-ı Kerim’de 23 yerde geçmekte olup şu üç anlam alanında kullanılmıştır:</p>
<p>“Aşırı gitmek ve haddi aşmak, boşa harcamak ve saçıp savurmak, haram.” (<strong>2</strong>).</p>
<p>Kur’an’da <strong><em>müsrif</em></strong> terimi “kendini heder eden; sadece bedensel dürtülerine bağlı kalıp ahlaki endişe ve yükümlülüklerden uzak kalan ve böylece ruhsal yetilerini boşa harcayan kişi” anlamında kullanılmıştır. Müsriflerle ilgili “Kendi güçlerini boşa harcayanlara, yapıp ettikleri işte böyle güzel görünür.” (Yunus 10:12) ayeti, hayat boyunca “kendilerini, kendilerine verilen güç ve yetileri boşa harcayanlar”ın düşüncesiz rahatlıklarını ve budalaca kendilerinden hoşnutluklarını dile getirmektedir.” (<strong>3</strong>).</p>
<p>Hicrî 1439 yılı ramazan ayında ana tema olarak israfı seçen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu vesileyle ikinci baskısını yayımladığı “İsraf: Dengeyi ve Ölçüyü Kaybetmek” (<strong>4</strong>) isimli eserde israf, on dört bölüm yazarı tarafından farklı boyutlarıyla ele alınmış olup birkaç pasajı iktibas etmeyi lüzumlu buluyorum:</p>
<p>“Bugün hem bireysel hem de küresel boyutta çok temel bir kriz ve ahlak sorunu hâline gelen israf; sadece eşya ile sınırlı olmayıp zaman, ömür ve hülasa bütün nimetler konusunda haddi aşmayı ifade eden bir realite olarak karşımızda durmaktadır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) konunun uhrevi boyutuna vurgu yapan; “Kıyamet gününde insanoğlu şu beş şeyden hesaba çekilmedikçe Rabbinin huzurundan bir yere kımıldayamaz: Ömrünü nerede ve nasıl geçirdiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nereden kazanıp nerede harcadığından, bildiği ile amel edip etmediğinden.” (Tirmizî, Sıfatü’l-Kıyâme 1) hadisiyle, insanın yeryüzü serüveninde dikkat etmesi gereken öncelikli değerlere işaret etmektedir.” (Prof.Dr. Ali Erbaş, s.7-10).</p>
<p><strong>Kamu Kaynaklarını İsraf Etme Vebalinden Kaçınmak </strong></p>
<p>“Milletler, ferdî israf sebebiyle olmasa bile kamu sektöründeki israf ve kötü yönetim yüzünden yoksullaşabilir. Bundan dolayı devlet gelirleri lüks kamu harcamaları, aşırı kadrolaşma veya karşılıksız yüksek ücretlerle israf edilmemelidir. Tasarruflar, müsriflerin lüks tüketim mallarına duydukları isteğin tatminine harcanır ve sermaye miktarını arttırmak için kullanılmazsa iktisadî gelişmeyi engeller. Çünkü sermaye tasarrufla artar, israf ve kötü kullanımla da azalır. Ülke gelirinin önemli bir kısmı üretken olmayan kesimlere tahsis edilirse gerçek üreticilerin geçimi zorlaşır. İnsan, elindeki her türlü imkânı meşruiyet sınırları içinde kullanmakla sorumludur.” (<strong>1</strong>).</p>
<p>“İsrafın en az önemsenen fakat yansımaları itibariyle <strong>en zararlı</strong> olanı kamuda yani devlet işlerinde, kaynaklarında ve mallarında yapılanıdır. Bu israf türü bazen Müslümanların yönetim işlerini emanet olarak omuzlarına alan devlet yetkilileri eliyle bazen de yönetilen bireyler eliyle yapılmaktadır.</p>
<p>Öncelikle kamu görevlerine <strong>layık ve ehil olmayanlar</strong>ın getirilmesi bu alandaki israfın ilk adımıdır. “Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman <strong>adaletle hükmetmenizi</strong> emrediyor…” (Nisa 4:58) buyruğu ile “İş ehil olmayana verilince kıyameti bekle!” (Buhârî, İlim 2) ikazı, kamu görevlendirmelerinde ne kadar hassas olunması gerektiğini ortaya koymaktadır. Ehliyet ve liyakate göre değil de bir tür <strong>yakınlık</strong> veya <strong>çıkar ortaklığı</strong>na dayalı görevlendirmeler yapılırsa bunun hem hizmet kalitesinde azalmaya hem kamu kaynaklarının verimsiz harcanmasına hem de gerçek hak sahiplerinin hakkının gasp edilmesine sebep olması gibi istenmeyen sonuçları olacaktır. Bu sonuçların her birinin farklı anlamlarda <strong>israf</strong> olduğu da ortadadır.</p>
<p>Kamu yatırımlarının planlanması ve harcamalarının yapılmasında <strong>gerçek ihtiyaç ölçütü</strong>nün göz ardı edilip kısa vadeli sübjektif çıkarların ya da siyasî hesapların belirleyici olmasının da israf kapsamına gireceği bir gerçektir. Kamu yöneticilerin- den bu yönde haksız taleplerde bulunmak da söz konusu is- raf vebalinin altına girmek olacaktır. “Devletin malı deniz…” anlayışının ne din ne akıl ne de vicdan bakımından bir izahı yapılabilir. Hz. Peygamber’in şu beyanları bu noktada hem yöneticiler hem memurlar hem de yönetilenlerce daima göz önünde bulundurulmalıdır (Prof.Dr. Ahmet Yaman, s.13-26):</p>
<p>“Kamu görevleri birer emanettir. Layık olduğu için onu alan ve gereğini hakkıyla yerine getirenler dışında bu görevler kıyamet gününde rezillik ve pişmanlık doğuracaktır.” (Müslim, İmâre 16).</p>
<p>“Allah Teâlâ bir kimseyi Müslümanların başına idareci yapar da o kişi Müslümanların ihtiyaç, talep ve yoksunluklarıyla ilgilenmezse Allah Teâlâ da kıyamet gününde onun ihtiyaç, talep ve yoksunluğuyla ilgilenmez.” (Ebû Dâvûd, Harâc 12). (<strong>4</strong>).</p>
<p><strong>İnsani Erdemlerden Soyutlanıp Tüketim Beygirine Dönüşmemek</strong></p>
<p>“Tüketimin önü alınmaz bir çılgınlığa dönüşmesinin iki önemli göstergesi var. Birincisi, tüketen toplumun hayatındaki <strong>dengesizlik</strong>, ikincisi de üreticilerin <strong>ucuz iş gücü</strong>nü sağlayabilmek için başvurduğu yöntemler. İnsanlar, o kadar çok şey alıyorlar ki bu istifçiliğe dönüşüyor. Bu sefer bu eşyaları sığdıracak yer bulamıyor ve sonunda aldıkları <strong>eşyaların hizmetçisi</strong> durumuna düşüyorlar. Evler daralıyor. Onca eşyanın içinden kullanacakları şeyleri seçmek bile stres sebebi oluyor. Yaşam alanlarını hafifletme ihtiyacı duymaya başlıyorlar. Yeteri kadar aldıklarında arzuların sınırsız, imkânların ve zamanın ise sınırlı olduğunu fark ediyorlar.</p>
<p>Tüketim çılgınlığının ikinci göstergesi daha can sıkıcı: üreticilerin ucuz iş gücü sağlamak için kullandığı yöntemler. Önceden sınırlı sayıda alabildiğimiz ürünlerin şimdi nasıl bu kadar ucuz olduğunu hiç düşündünüz mü? Tekstil sektörünü ele alalım. Her bütçeye uygun sınırsız ürünün var olduğu bu sektör, dünyada en çok paranın döndüğü alan. “Bedava” diye nitelendirdiğimiz ucuzlukta ürünlere ulaşabiliyoruz. Bu çok ucuz giysilerin bedelini kim ödüyor sizce? Elinize aldığınız bir ürün, Avrupa ya da Amerika’dan ithal edilmiş oluyor; fakat üretim yeri olarak gösterilen yerler üçüncü dünya ülkeleri. Gelişmiş ülkeler, kendi topraklarında tekstil üretimini en az seviyeye indirmiş durumda. Çünkü üretimde kullanılan kimyasallar, işçileri sağlığından ediyor. Üretim esnasında oluşan atıklar, doğaya zarar veriyor. Hindistan, Pakistan vb. üçüncü dünya ülkeleri, <strong>karın tokluğuna çalışan işçiler</strong>le dolu. Ve bu işçilerin çoğu, mesleklerinden dolayı, ölümcül hastalıklara yakalanıyorlar. Bu giysilerin üretimi esnasında doğaya verilen zarar ise cabası.” (Hilal Ceylan Köksal, s.139-147). (<strong>4</strong>).</p>
<p>İsrafa düşüp dengeyi ve ölçüyü kaybetmemek için farkındalık oluşturmak maksadıyla hazırladığımız bu ikinci yazımızı, bize sayısız nimetler bahşeden Allah Teâlâ’nın şu iki ağır ihtarıyla noktalayalım:</p>
<p>“… Sonra o Gün, (dünyadayken) size verilmiş olan her nimetten elbette sorguya çekileceksiniz!” (Tekâsür 102:8).</p>
<p>“Doğrusu, saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir! Şeytan ise Rabbine karşı çok büyük nankörlük etmiştir.” (İsra 17:27).</p>
<p><strong>Kaynaklar: </strong></p>
<ol>
<li>Cengiz Kallek; “<strong>İsraf</strong>” Maddesi, TDVİA, Ankara 2001, c.23, s.178-180.</li>
<li>Mehmet Okuyan; <strong>Kur’an Sözlüğü</strong>, Düşün Yay., İstanbul 2015, s.423-425.</li>
<li>Muhammed Esed; <strong>Kur’an Kavramları</strong>, İşaret Yay., İstanbul 2016, s.158-159.</li>
<li>Elif Erdem ve Hale Şahin (Ed.); <strong>İsraf: Dengeyi ve Ölçüyü Kaybetmek</strong>, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, 2. Baskı, Mayıs 2018, Ankara, 174 s.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/israfa-dusup-olcuyu-dengeyi-kaybetmemek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İSLAM İKTİSADININ METODOLOJİSİNİ ORTAYA KOYABİLMEK</title>
		<link>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/islam-iktisadinin-metodolojisini-ortaya-koyabilmek/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/islam-iktisadinin-metodolojisini-ortaya-koyabilmek/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 May 2018 11:32:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diriliş Postası]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıklı Bir Ümmet Olmak]]></category>
		<category><![CDATA[6. İSLAM İKTİSADI ATÖLYESİ]]></category>
		<category><![CDATA[adalet]]></category>
		<category><![CDATA[ALBARAKA TÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[ARİF ERSOY]]></category>
		<category><![CDATA[ASAD ZAMAN MASUDUL ALAM CHOUDHURY]]></category>
		<category><![CDATA[CENGİZ KALLEK]]></category>
		<category><![CDATA[EMEK]]></category>
		<category><![CDATA[faiz]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrettin Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[HELAL KAZANÇ]]></category>
		<category><![CDATA[İKTİSAT YAYINLARI]]></category>
		<category><![CDATA[İLKE DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[İLMİ ETÜDLER DERNEĞİ (İLEM)]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM İKTİSADI ARAŞTIRMA MERKEZİ (İKAM)]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM İKTİSADI ÖDÜLLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[İSLAM İKTİSADI VE FİNANSI UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (İSİFAM)]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL SABAHATTİN ZAİM ÜNİVERSİTESİ (İZÜ)]]></category>
		<category><![CDATA[İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ (İÜ.)]]></category>
		<category><![CDATA[MONZER KAHF]]></category>
		<category><![CDATA[NECMETTİN KIZILKAYA]]></category>
		<category><![CDATA[PAKİSTAN AKHUWAT ISLAMİC MİCROFİNANCE]]></category>
		<category><![CDATA[PAKİSTAN INSTİTUTE OF DEVELOPMENT ECONOMİCS (PIDE)]]></category>
		<category><![CDATA[PİYASA]]></category>
		<category><![CDATA[QATAR HAMAD BİN KHALİFA UNİVERSİTY]]></category>
		<category><![CDATA[TEMEL HAZIROĞLU]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE İKTİSADİ GİRİŞİM VE İŞ AHLAKI DERNEĞİ (İGİAD)]]></category>
		<category><![CDATA[UNİVERSİTY OF MALAYA]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://fethigungor.net/?p=672</guid>

					<description><![CDATA[İslam İktisadı Araştırma Merkezi (İKAM), İlmi Etüdler Derneği (İLEM) ve Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği’nin (İGİAD) organizasyonu ile İstanbul Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (İSİFAM) ev sahipliğinde düzenlenen 6. İslam İktisadi Atölyesi 6-8 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi (1): 10 ülkeden 100’e yakın akademisyenin katıldığı ve 15 tebliğin sunulup [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslam İktisadı Araştırma Merkezi (<strong>İKAM</strong>), İlmi Etüdler Derneği (İLEM) ve Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği’nin (İGİAD) organizasyonu ile İstanbul Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (İSİFAM) ev sahipliğinde düzenlenen 6. İslam İktisadi Atölyesi 6-8 Nisan 2018 tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirildi (<strong>1</strong>):</p>
<p><strong>10 ülkeden 100’e yakın akademisyen</strong>in katıldığı ve 15 tebliğin sunulup tartışıldığı “İslam İktisadında Metodoloji” başlıklı atölye çalışması, 6 Nisan 2018 Cuma günü İstanbul Üniversitesi (İÜ.) Kongre Merkezi’nde geniş katılımlı bir <strong>açılış paneli</strong>yle başladı. Necmettin Kızılkaya’nın (İÜ.) yönettiği “İslam İktisadının Güncel Meseleleri ve Metodolojisi” başlıklı panelde; Arif Ersoy (İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi: İZÜ), Asad Zaman (Pakistan Institute of Development Economics: PIDE), Masudul Alam Choudhury (University of Malaya), Monzer Kahf (Hamad Bin Khalifa University-Katar) ve Temel Hazıroğlu (Albaraka Türk) birer tebliğ sundu.</p>
<p>Takip eden iki günlük atölye oturumları boyunca modern iktisadın temel varsayımları karşısında İslam iktisadı yaklaşımı, İslam iktisadı metodolojisinin felsefi temelleri, İslam düşüncesinde iktisada yaklaşımlar, Fıkıh usulü ve geleneksel iktisat metodolojisinin modern dünyaya uyarlanması ve uygulanması, İslam iktisadında fıkıh ve iktisadın bütüncül kullanımı, İslam iktisadında güncel metodoloji tartışmaları, İslam iktisadında teori-uygulama ve politika ilişkisi konularında <strong>tebliğler</strong> sunuldu.</p>
<p>Açılış programında <strong>2018 İslam İktisadı Ödülleri</strong> de sahiplerine takdim edildi. İslam İktisadı Araştırma Ödülüne Prof. Dr. Cengiz Kallek, Uygulama Ödülüne Pakistan’da İslami esaslara göre mikro kredi veren Akhuwat Islamic Microfinance isimli kuruluş layık görüldü. İslam İktisadına Katkı Ödülü ise Prof. Dr. Hayrettin Karaman’a verildi. 2016 yılından bu yana üç dalda verilen bu ödüller, alanın uygulamalı yönünün güçlendirilmesi ve daha çok ses getirecek bir çabayla daha fazla sayıda insanda farkındalık oluşturulması amacını güdüyor.</p>
<p><strong>İslam İktisadında Metodoloji Sorununa Eğilmek </strong></p>
<p>7 Nisan 2018 tarihinde İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası Mavi Salon’da gerçekleşen atölye oturumlarının ilkinde, İslam İktisadında <strong>usul tartışmaları</strong> ve Kur’an ile sünnetten referans alan bir iktisat disiplininin <strong>neleri içermesi gerektiği</strong> tartışıldı. İkinci oturumda ise fıkhi açıdan İslam iktisadı konuşuldu. Atölyenin üçüncü oturumunda İslam iktisadı metodolojisinin kaynağı olarak <strong>tarih</strong> ve İslam iktisadı çalışmalarındaki <u>hafıza kaybı</u> üzerinde duruldu. Dördüncü oturum ise metodolojinin cari iktisattaki yeri ve <u>rasyonalist düşüncenin İslam iktisadına etkisi</u>yle ilgili görüşler ele alındı.</p>
<p>8 Nisan 2018 tarihinde gerçekleşen beşinci oturumda <strong>İslam iktisadının sosyal bilimlere entegrasyonu</strong> tartışıldı. Altıncı oturumda İslam iktisadının <strong>açmazları</strong> ve Türkiye’de İslam iktisadı çalışmalarındaki <strong>metodoloji sorunu</strong> üzerinde durulurken yedinci oturumda <strong>yeni nesil İslam iktisadı</strong> ve İslam iktisadının amacı olarak ‘sünnetullah’la ilgili tebliğler sunuldu. Oryantalizm ile İslam iktisadının ilişkisine dair bir tebliğle de oturumlar son buldu.</p>
<p>Üç gün boyunca bir panel ve sekiz oturum halinde gerçekleştirilen 6. İslam İktisadı Atölyesi’ne katkı yapan akademisyenler, İslam iktisadının <strong>bir sosyal bilim</strong> olduğu ve İslam’ın temel metinlerinden beslenerek insanların refahını sağlama amacı güttüğü konusunda birleşerek <strong>özgün bir ekonomik sistem</strong> olduğunu ifade ettiler. İslam iktisadının metodolojisi çalışmalarının artarak devam ettirilmesi gerektiği hususunda mutabık kalan tebliğciler, İslam iktisadının sadece Müslümanlara değil <strong>tüm insanlığa hitap ettiği</strong>nin de altını çizdiler.</p>
<p>6. İslam İktisadı Atölyesi’nde sunulan tebliğler -önceki beş atölyede olduğu gibi- <strong>İktisat Yayınları</strong> tarafından kitap haline getirilerek yayınlandığında bu kıymetli çabanın daha geniş bir etki alanı kazanacağı aşikârdır (<strong>2-3</strong>).</p>
<p><strong>Özel ve Tüzel Kişilikleri Kendi Beyanlarıyla Tanımak </strong></p>
<p><strong>İLKE</strong> Derneği, hem akademi ile iş dünyası arasındaki kopukluğu gidermeyi hem de kapitalist iktisadi sistemin çevrelediği modern ekonomik yapının İslami değerler açısından değerlendirilmesini kendine amaç edinerek yeni bir paradigmanın kuramsal yapısını inşa edecek birtakım faaliyetlerde bulunmaktadır. Uzun zamandır gerçekleştirdiği İslam iktisadı çalışmalarını daha etkili bir zemine taşımak; İslam iktisadı alanında giderek genişleyen talep ve ihtiyacı karşılayabilmek amacıyla İLKE tarafından kurulan İslam İktisadı Araştırma Merkezi (İKAM), İLEM ve İGİAD’ın da kurumsal destekleriyle araştırma, yayın, eğitim, konferans ve çalıştay gibi faaliyetler yürütmektedir.</p>
<p>Ülkemizde ve dünyada genel anlamda İslam iktisadı çalışmaları sınırlı kaldığından çeşitlendirilmesi gerekmektedir. Kapitalist sisteme dair tüm antitezler gün geçtikçe çürütülmekte ve bu adaletsiz sisteme karşı çare olacak bir alternatif geliştirilememektedir. İslam iktisadı, önereceği sistem ve uygulamalarla daha adil bir iktisadi hayat ve bölüşüm sağlama potansiyeline sahiptir. Zira İslam iktisadı çabası ve iddiası inançtan kaynaklanmaktadır ve bu öğreti Müslümanlara yaptıkları ve söyledikleri bakımından <strong>sorumluluklar</strong> yüklemektedir. Bu bağlamda, geçmiş birikimlerin ışığında, yeni çalışmalara yoğunlaşarak yetkin araştırmacıların bu alana yönelmesine ihtiyaç duyulmaktadır.</p>
<p>Ürüne dönüşen ve güncel finansal konulardan ziyade teorik ve uygulamalı iktisat alanını kapsayan İslam İktisadı Atölyesi altı yılda büyük ilgi toplamıştır. İKAM, bu birikim üzerinden yeni çalışmaların yapılmasını ve farklı alanlarda bilgi üretiminin artırılması gaye edinmiştir (<strong>4</strong>).</p>
<p><strong>“İslam İktisadı” Düşüncesini Bir Bütün Halinde İnşa Edebilmek </strong></p>
<p>İKAM “İslam iktisadı” düşüncesinin külli bir şekilde inşası için yetkin fikir ve teorilerin üretilmesini teşvik etmeyi ve böylece yeni çalışmalara zemin teşkil etmeyi amaçlamaktadır.</p>
<p>İKAM, kapitalizmle el ele gelişerek büyüyen mevcut iktisadı sisteme alternatif <strong>adil ve helal kazancı teşvik eden</strong>, insana ve insan emeğine saygılı bir sistemin oluşması için uzun soluklu, derinlikli, bütünlüklü, nitelikli çalışmaların yapılmasını amaçlamaktadır. İslam iktisadını hem teorik hem de pratik zeminde ele alacak olan bu merkez, İslam iktisadının konularını farklı boyutlarıyla ele alarak muhtelif platformlarda genişleten ve çeşitli etkinliklerle zenginleştirilerek alanda çalışan kişiler için faydalanabilecekleri bir yapı oluşturmayı amaçlamaktadır.</p>
<p>Zengin içerik ve çeşitli etkinliklerle alana daha fazla ilgi çeken İKAM, hem ulusal hem de uluslararası platformlarda mevcut kapitalist sisteme alternatif olabilecek somut çözüm önerileri içeren bir merkez olmayı ve alanında önemli bir boşluğu doldurmayı hedeflemektedir (<strong>4</strong>).</p>
<p><strong>İslam İktisadı Atölyelerinin Çıktılarından İstifade Etmek </strong></p>
<p>2013 yılından bu yana istikrarlı bir şekilde her yıl baharın ilk günlerinde gerçekleştirilen İslam İktisadı Atölye Çalışmaları’nın tebliğ özetleri, sunum videoları ve kitaplar, ilgililerin ve ilgilenmesi gerekenlerin istifadesine sunulmakta olup istifadeyi kolaylaştırmak maksadıyla çalıştayların ana konularını, yer ve tarihlerini hatırlatmakta yarar görüyorum (<strong>5</strong>):</p>
<ol>
<li>Temel <strong>Kavramlar</strong> ve Fikirler; 2-3 Mart 2013 &#8211; İstanbul The Green Park Otel</li>
<li>İslam İktisadı ve <strong>Piyasa</strong>; 5-6 Nisan 2014 &#8211; İstanbul Şehir Üniversitesi</li>
<li>İslam İktisadı ve <strong>Emek</strong>; 4-5 Nisan 2015 &#8211; İstanbul Ticaret Üniversitesi</li>
<li>İslam İktisadı Perspektifinden Sosyal <strong>Adalet</strong>; 2-3 Nisan 2016 – İstanbul Üniversitesi</li>
<li>İslam İktisadı Perspektifinden <strong>Faiz</strong>; 1-2 Nisan 2017 – Sakarya Üniversitesi</li>
<li>İslam İktisadı <strong>Metodoloji</strong>si; 6-8 Nisan 2018 &#8211; İstanbul Üniversitesi</li>
</ol>
<p>Bu altı çalıştaydan sadece ikisinin sonuç bildirgelerine örnek olarak atıf yapmakla yetinelim. Türkiye’nin yanı sıra altı İslam ülkesinden bilim insanlarının katıldığı “<strong>İslam İktisadı ve Emek</strong>” başlığını taşıyan 3. İslam İktisadı Atölyesi’nin sonuç bildirgesinde, emeğin hak ettiği değeri göreceği bir iktisadi sistemin daha adil ve müreffeh bir toplum oluşturmaya daha elverişli olduğuna dikkat çekilmişti:</p>
<p>“<strong>Emek</strong>, sadece emekçilerin değil, aynı zamanda tüm toplumsal kesimlerin bir meselesi olarak addedilmelidir. İslam açısından konuya bakıldığında, emeğin hakkının verilmesi ve suiistimalinin önlenmesi konusunda <strong>işverenlere</strong> de sorumluluk ve <strong>yükümlülükler</strong> düşmektedir. Ancak bu süreçte en büyük sorumluluk devletlere düşmektedir. Kamu otoriteleri emeğin karşılığının hakkaniyetli olmasından bu karşılığın zamanında verilmesine, işçinin hukuki güvencelerinin sağlanmasından iş güvenliği tedbirlerine kadar geniş bir yelpazede gerekli politikaları ve uygulamaları geliştirmelidir. Bu hususta İslam ülkeleri önce mevcut uluslararası standartları yakalamalı, ardından da bu <strong>standartların yükseltilmesine katkı</strong> yapmalıdır.”</p>
<p>İnsanlığın çok çeşitli ve çok boyutlu sorunlar yaşamasında belirleyici bir etkiye sahip olan <strong>faiz illeti</strong>ni konu alan “5. İslam İktisadı Atölyesi Sonuç Bildirgesi”ni çalışmanın akabinde dikkatinize müstakil bir yazı halinde sunmuştum. (<strong>6</strong>).</p>
<p>İslam İktisadı Atölyesi, uluslararası kuruluşların, üniversitelerin, araştırma merkezlerinin, kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin İslam iktisadını her düzeyde geliştirme ve uygulamada daha fazla rol alması ve katkı yapması çağrısında bulunmaktadır.</p>
<p>Üreticilerin, tüketicilerin, aydınların, akademisyenlerin, gönüllü kuruluşlar ile yerel ve merkezi yönetimlerde görevli karar alıcıların bu çağrıya cevap vermesi temennisiyle…</p>
<p><strong>Kaynaklar</strong>:</p>
<ol>
<li>http://www.<strong>ilem</strong>.org.tr/duyurular/<strong>6-islam-iktisadi-atolyesi-sona-erdi</strong>, 08.04.2018.</li>
<li>http://<strong>islamiktisadi</strong>.net/index.php/category/<strong>kitaplar</strong>/, 04.2018.</li>
<li>http://www.<strong>ikam</strong>.org.tr/tr/<strong>yayinlar</strong>, 08.04.2018.</li>
<li>http://www.ikam.org.tr/tr/<strong>ikam-hakkinda</strong>, 08.04.2018.</li>
<li>http://www.<strong>ikam</strong>.org.tr/tr/<strong>sempozyumlar</strong>, 04.2018.</li>
<li>http://fethigungor.net/dirilis-postasi/<strong>faiz-illetine-islam-iktisadi-perspektifinden-cozum-aramak</strong>/, 11.04.2017.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/dirilis-postasi/islam-iktisadinin-metodolojisini-ortaya-koyabilmek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
