<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ALİ EL-ÖMERİ Arşivleri - Prof. Dr. Fethi Güngör</title>
	<atom:link href="https://fethigungor.net/etiket/ali-el-omeri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://fethigungor.net/etiket/ali-el-omeri/</link>
	<description>fg@fethigungor.net</description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Jun 2019 17:28:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>
	<item>
		<title>SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ İDAMLARI DURDURMAK-II</title>
		<link>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/suudi-arabistandaki-idamlari-durdurmak-ii/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/suudi-arabistandaki-idamlari-durdurmak-ii/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Jun 2019 09:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsanlığın Dertleriyle Dertlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[AİZ EL-KARNİ]]></category>
		<category><![CDATA[ALİ EL-ÖMERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÂLİMLERİN İDAMINI DURDURUN]]></category>
		<category><![CDATA[AVAD EL-KARNİ]]></category>
		<category><![CDATA[ENES CANLI]]></category>
		<category><![CDATA[HÜSEYİN KOYUNCU]]></category>
		<category><![CDATA[İBNÜ’L-USEYMÎN]]></category>
		<category><![CDATA[İBRAHİM ED-DUVEYŞ]]></category>
		<category><![CDATA[KRAL FAHD]]></category>
		<category><![CDATA[KRAL SELMAN]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[MEHMET ALİ BÜYÜKKARA]]></category>
		<category><![CDATA[MÜCAHİT GÜLTEKİN]]></category>
		<category><![CDATA[MUHAMMED B. SAİD EL-KAHTANİ]]></category>
		<category><![CDATA[NASIR EL-ÖMER]]></category>
		<category><![CDATA[Nevzat Yalçıntaş]]></category>
		<category><![CDATA[Safahat]]></category>
		<category><![CDATA[SEFER EL-HAVALİ]]></category>
		<category><![CDATA[SELMAN EL-AVDE]]></category>
		<category><![CDATA[ŞUYÛHU’S-SAHVE]]></category>
		<category><![CDATA[UYANIŞ ÂLİMLERİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=900</guid>

					<description><![CDATA[“Rabbim (Sahibim)! Bana lütfettiğin nimete (iyiliğe) karşılık artık suçlulara asla arka çıkmayacağım.” (Kasas 28:17). “… (Emrini yerine getirin) ki Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Mücâdele, 58:11). 2015 yılında 175 kişiyi idam eden, takip eden her yıl buna yakın insanın idam hükmünü infaz eden Suudi Arabistan yönetimi 2019’da [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Rabbim (Sahibim)! Bana lütfettiğin nimete (iyiliğe) karşılık</p>
<p>artık suçlulara asla arka çıkmayacağım.” (Kasas 28:17).</p>
<p>“… (Emrini yerine getirin) ki Allah içinizden inananların ve kendilerine ilim verilenlerin derecelerini yükseltsin.</p>
<p>Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.” (Mücâdele, 58:11).</p>
<p>2015 yılında 175 kişiyi idam eden, takip eden her yıl buna yakın insanın idam hükmünü infaz eden Suudi Arabistan yönetimi 2019’da bu sayıyı ikiye katlamaya azmetmiş görünüyor! Bu gidişe kör, sağır ve dilsiz kalmak Müslümanlık şöyle dursun insanlık iddiasına da mugayirdir. Merhum Âkif yüz yıl öncesinden ne kadar da beliğ tasvir etmiş hâl-i pürmelâlimizi:</p>
<p>“Müslümanlık pâk sîretten ibâretken, yazık!</p>
<p>Öyle saplandık ki levsiyyâta: Hâlâ çıkmadık!</p>
<p><strong>Zulme tapmak, adli tepmek, hakka hiç aldırmamak; </strong></p>
<p><strong>Kendi âsûdeyse dünya yansa baş kaldırmamak!</strong></p>
<p>Enseden arslan kesilmek, cebheden yaltak kedi,</p>
<p>Müslümanlık bizden evvel böyle zillet görmedi!</p>
<p>Sâde bir sözdür fakat hikmetlerin en mücmeli:</p>
<p>Bir halâs imkânı var: <strong>Ahlâkımız yükselmeli</strong>,</p>
<p>Yoksa pek korkunç olur katmerleşip hüsrânımız&#8230;</p>
<p>Çünkü hem dünya gider hem din, eğer yapmazsanız.</p>
<p>20 Haziran 1329 (3 Temmuz 1913).” (Ersoy, 2013).</p>
<p><strong>Mutedil Söylem Sahibi Ulemanın Ortadan Kaldırılmasına Karşı Çıkmak</strong></p>
<p>22.05.2019 tarihinde bazı haber sitelerinde Riyad yönetiminin, aralarında tanınmış İslam alimi Selman el-Avde&#8217;nin de yer aldığı din adamlarını ramazandan sonra idam etmeye hazırlandığı ileri sürülmüştü. İngiltere merkezli &#8220;Middle East Eye&#8221; internet sitesinde, iki hükümet kaynağı ve alimlerden birinin akrabasına dayandırdığı habere göre, Suudi Arabistan&#8217;da 2017 yılında tutuklanan Selman el-Avde, Hatip Avad el-Karni ve televizyonda dinî program sunucusu Ali el-Ömeri ramazan sonrasında idam cezasına çarptırılacağı bildirilmişti.</p>
<p>Haberde ifadelerine yer verilen İnsan Hakları Gözlemevi (HRW) Orta Doğu Direktörü Sarah Leah Whitson, Suudi Arabistan&#8217;la ilgili gelişmelerde ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın sağladığı ortamın rolüne dikkati çekerek, Trump yönetiminin Suudi Arabistan&#8217;a adeta &#8220;kendi halkına ne zulmü uygularsan uygula biz arkandayız&#8221; mesajı verdiğini belirtmişti.</p>
<p>Twitter hesabında 13,4 milyon takipçisi bulunan Selman el-Avde, mutedil yaklaşımıyla tanınan Sünni bir alim olup 2017&#8217;de tutuklandı. Bir yıl sonra çıkarıldığı mahkemede, &#8220;terör örgütüne liderlik, Riyad&#8217;ın Katar&#8217;a uyguladığı ablukaya karşı çıkma, Müslüman Kardeşler Teşkilatıyla iş birliği, hükümetin başarılarına karşı kinayede bulunma, Katar kraliyet ailesiyle ilişki içinde olma, ulusal güvenliği tehdit, şiddeti kışkırtma&#8221; gibi 37 ayrı suçlamaya maruz kalmıştı. (Ramazan öncesinde idam edilen 37 muhalifle Avde’ye yöneltilen suç listesinin aynı sayıda oluşu da ironik bir mesaj taşıyor olmalı).</p>
<p>Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, cinayete kurban gitmeden iki gün önce katıldığı programda Avde&#8217;nin tutuklanmasıyla ilgili Suudi Arabistan Veliaht Prens Muhammed Bin Selman&#8217;ı suçlamıştı. Kaşıkçı, &#8220;(Muhammed Bin Selman) Muhalifleri ne pahasına olursa olsun yok edecek&#8230; Selman el-Avde, idam edilirse fanatik olduğu için değil bilakis ılımlı olduğu için idam edilir. Çünkü ılımlı haliyle onu tehdit olarak algılıyorlar.&#8221; diye konuşmuştu.</p>
<p>İnsan hakları karnesi kırık notlarla dolu Suudi Arabistan&#8217;da Veliaht Prens Muhammed Bin Selman&#8217;ın siyaset sahnesinde yükselmesinin ardından üst düzey aktivist, gazeteci ve din adamlarına yönelik tutuklamaların hız kazandığı herkesin malumudur. Reprieve İnsan Hakları Grubu Twitter&#8217;dan yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan&#8217;da 2019 yılı için 300&#8217;den fazla kişinin daha idam sırasını beklediğini iddia etti (Canlı, 22.05.2019).</p>
<p>Haziran 2000’de büyük mütefekkir Cevdet Said’i Suriye’nin Kuneytıra bölgesinde yer alan Bi’ruAcem köyündeki evinde ziyaret ettiğimde bir açıklaması hayretimi ziyadesiyle mucip olmuştu. Amerika’da bir üniversitenin kendisini konferansa davet ettiğini ancak vize alamadığından gidemediğini söyleyince ben de; “Siz şiddet yöntemini kategorik olarak reddeden bir insansınız. Size neden vize vermesinler ki?” diye sormuştum. Cevabı küresel sömürge düzeninin çalışma sistemini deşifre eder nitelikteydi: Onlar için en büyük tehdit benim gibi düşünenlerdir. Şiddeti yöntem olarak benimseyenler onların sömürü çarkını döndürmeye yardımcı olduğu için onları çok severler…</p>
<p>Konuya bir başka zaviyeden de bakmakta yarar var: “Muhalefet potansiyelimiz, &#8216;yeni sosyal hareketler&#8217; tarafından &#8216;mikro&#8217; ve &#8216;iç&#8217; meselelere yönlendiriliyor. İsteniyor ki biz, her gün 24 bin çocuğu açlıktan öldüren küresel oligarşiyi değil, belediyelerin niçin köpek barınakları kurmadığını tartışalım. İsteniyor ki biz, Tayland, Laos, Kamboçya gibi ülkelere her yıl çocuk fuhşu için giden 500 bin Batı Avrupalı için Güneydoğu Asya&#8217;da kurulmuş &#8216;legal seks turizmi düzeni&#8217;ni değil, İslami geleneklerin kadını nasıl baskıladığını tartışalım…” (Gültekin, 21.05.2019).</p>
<p>Müslüman toplumu nasıl iç meseleleriyle meşgul ettiklerinin güncel bir numunesi olan asıl konumuza devam edelim:</p>
<p>“Murtaja Qureiris 10 yaşında iken &#8220;Arap Baharı&#8221; kapsamında Suudi Arabistan&#8217;ın doğu bölgesinde gerçekleşen protestolar sırasında abisi güvenlik güçlerince öldürüldü ve bunu protesto etmek amacıyla eylemlere katıldı. Bu eyleme 10 yaşındayken katılan Qureiris, 3 yıl sonra ailesiyle Bahreyn&#8217;e giderken Suudi güvenlik güçlerince tutuklandı. Qureiris&#8217;in, &#8220;polis karakoluna molotofkokteyli atmak, terör örgütüne üye olmak, eylemlerde şiddete başvurmak, abisinin cenazesinde yürüyüş düzenlemek ve halkı isyana teşvik etmek&#8221; suçlarından yargılandığı kaydedilirken, Suudi Arabistan yasalarına göre idam edileceği kaydedildi. Haziran 2019’da 18 yaşında olan ve 5 yıllık tutukluluk sürecinin en az 2 yılını hücrede geçirdiği belirtilen Qureiris&#8217;in, suçlamaları &#8220;ağır işkence ve stres altında&#8221; kabul etmek zorunda kaldığı öne sürüldü.” (Koyuncu, 08.06.2019).</p>
<p><strong>Âlimlere Yönelik İmha Siyasetinin Asıl Sebebini Görmek</strong></p>
<p>Eylül 2017’de Suudi Arabistan’da Ali el-Ömeri, Selman el-Avde, Avaz el-Karni, Nasır el-Ömer gibi onlarca âlim peşpeşe tutuklandı. İbn Bâz ve İbnü’l-Useymîn gibi gelenekçi Vehhabi âlimlerden farklı olarak, Selman el-Avde, Sefer el-Havali, Nasır el-Ömer, Aiz el-Karni, İbrahim ed-Duveyş, Muhammed b. Said el-Kahtani gibi isimlerden oluşan ve kendilerine “<em>şuyûhu’s-sahve</em>” (uyanış âlimleri) denilen yeni Selefi ulema kendilerine yöneltilen teröre destek olma suçunu işlemeleri mümkün olmayan âlimlerdir. Bu yeni akımın en meşhur simaları Selman el-Avde ve Sefer el-Havali olup genel tutum ve tavırlarını Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara’dan okuyalım:</p>
<p>“1991 Körfez Savaşı’nda Suudi Arabistan’ın ABD yanında duruşu ve Amerikalı askerî personelin ülkede konuşlanması ve üs açması, Avde ve Havali gibi bazı Selefi âlimlerce tenkit konusu yapılmış, söz konusu sert eleştiriler karşısında rejimin kararlarını savunmak resmî görevli ulemaya kalmıştı. Söz konusu tenkitlerle beraber, bir dizi İslamîleştirme muhtevalı reform talebi, o zamanki kral Fahd ile baş müftü İbn Baz’a yazılan ve basın organlarında yayımlanan mektuplarda dile getirildi. Bu mektupların imzacıları arasında hukuk ve fetva konseylerinde, üniversitelerde, vakıflar ve hac işlerinde resmî vazifeli Selefi âlimler de bulunmaktaydı. Avde ve Havali gibi geri adım atmayan âlimler görevlerinden alındılar, yargılanarak uzun süreli hapis cezalarına mahkûm oldular.</p>
<p>Vazgeçmedikleri siyasal İslamcı ve cihatçı görüşlerine rağmen, hem Avde hem de Havali, el-Kaide çizgisindeki bir grup Selefi şeyhin varmış oldukları aşırı çizgiyi onaylamıyordu. 1994-1999 yıllarını cezaevinde geçiren Selman el-Avde, 11 Eylül üzerine yazdığı bir makalesinde, İslam’ın suçsuz insanları, kadın, çocuk ve yaşlıları hedef almayı yasakladığını belirtmekte, bu nedenle uçaklar, alışveriş merkezleri gibi mekânların savaşlarda dahi hedef alınamayacağını bildirmekteydi. Avde’ye göre bu çeşit terör eylemleri İslam ve Müslümanlar açısından bir dizi zararı beraberinde getirmektedir. Her şeyden önce Filistin, Keşmir ve Çeçenistan mücadeleleri gibi <strong>haklı davalar şaibe altında kalmaktadır</strong>. Davet faaliyetleri, kültürel aktiviteler, eğitim çalışmaları, dünya çapında olumsuz etkilenmektedir. Bu, <strong>din düşmanlarının arzu ettiği bir durum</strong> olup Müslümanlar cani damgası yemekte, bu imaj çarpıtmasıyla insanların İslam’a yönelişine set çekilmektedir.</p>
<p>Avde, orta yolculuğu İslamiyet’in önemli bir prensibi olarak gösterir. ‘Ğulüv’ yani aşırılık, fıtrata ve şeriata ters bir tutumdur. Aşırılık, tarihte Haricilerin yaptığı gibi birtakım şer’i delillere dayandırılsa bile, temel dini talimatlardan ciddi bir sapmadır.</p>
<p>Suudi Arabistanlı yüz elli kadar din âlimi, bilim adamı ve entelektüelin imza attığı “Nasıl bir arada var olabiliriz” başlıklı, “şiddet diline alternatif yaratmak” için dünyaya barış ve diyalog çağrısı yapan açık mektubun imzacıları arasında, Avde ile beraber Aiz el-Karni ve Havali gibi radikal şeyhlerin de bulunması, Sahve’nin benimsediği itidal çizgisinin somut bir göstergesiydi.</p>
<p>Kısa zamanda dünyanın en tanınmış İslam ‘davetçileri’ arasına giren Avde, mezhepçiliği ve din kaynaklı şiddeti kınadı. İntihar saldırılarının şeriatta yeri olmadığını açıkladı. Belki de arkasındaki taraftar gücüne güvenerek cesur çıkışlar yapmaktan çekinmedi. 2006’daki İsrail-Hizbullah savaşında Hizbullah’a açık destek verdi. Bir Selefi şeyhten hiç beklenmeyen bu adım, İslamcı çevrelerde takdirle karşılandı.</p>
<p>Avde’nin 2011 sonrası Arap devrimleri sürecindeki duruşu da zikre değer. Suudilerin müesses dini nizamının önemli figürlerinden Şeyh Salih el-Fevzan sokak gösterilerinin caiz olmadığını söylerken, Avde Arap halklarına sokağa çıkma çağrısı yapmıştı. Yine Mısır’daki askerî darbeye karşı çıkmıştı.</p>
<p>Anlaşılıyor ki Bin Selman, etkili muhalefeti tümüyle etkisiz hale getirmek niyetinde. İşleri ‘de facto’ eline aldığından beri ekonomide belirgin bir iyileşmenin kaydedilmemesi, Yemen’de açık bir yenilgiyle karşılaşması, Katar krizinde ABD tarafından yalnız bırakılması, 32 yaşındaki muhteris prensi daha şimdiden sıkıntıya soktu.” (Büyükkara, 15.09.2017).</p>
<p><strong>Heyet Oluşturup Kral Selman’dan İdamları Durdurmasını Talep Etmek</strong></p>
<p>Türkiye’de bazı sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri ve akademisyenler, Suudi Arabistan’da idamların durdurulmasına yönelik basın bildirileri yayımladılar. Fas’ta iktidarın başını çeken Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (PDJ) sivil kanadı ve ülkenin en önemli sivil toplum hareketlerinden kabul edilen Tevhid ve Islah Hareketi, Riyad yönetimine, tutuklu üç din adamını ramazan ayından sonra idam etmeye hazırlandığı haberlerine açıklık getirmesi çağrısında bulundu. Suudi Arabistan&#8217;dan, söz konusu haberler doğru ise bu karardan dönmesi ve tutuklu tüm fikir ve din adamlarını serbest bırakmasını istedi. Açıklamada ayrıca İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleri liderlerinden, bu gibi idam hükümlerinin engellenmesi ve alimlerin serbest bırakılması için gerekli tüm gayretin gösterilmesi talep edildi. Ancak ne Suudi Arabistan yönetiminden, ne de dönem başkanlığını Türkiye’nin yaptığı ancak Suudi Arabistan’ın güdümünde kalmaya devam eden İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan henüz bir açıklama gelmiş değil.</p>
<p>İİT dönem başkanı sıfatıyla Türkiye’nin, üye ülkelerden seçerek oluşturacağı mütenasip bir heyeti Kral Selman’a idamları durdurma talebiyle göndermesi müspet netice verecektir. Nitekim 1995 yılı Ağustos ayında Kral Fahd’a özel elçi olarak gönderilen merhum Prof.Dr. Nevzat Yalçıntaş’ın hikmetli yaklaşımı idam hükmü kesinleşmiş 55 tır şoförünün affedilmesiyle neticelenmişti (Yalçıntaş, 2012: 780 vd.).</p>
<p>Merhum Âkif’in tasviriyle açtığımız bahsi yine onun ikazıyla noktalayalım:</p>
<p>“Yâ İlâhî bize tevfikini gönder&#8230; &#8211; Âmin!</p>
<p>Doğru yol hangisidir, millete göster&#8230; &#8211; Âmin!</p>
<p>Ey cemaat, uyanın! Yoksa, hemen gün batacak.</p>
<p>Uyanın! Korkuyorum: Leyl-i nedâmet çatacak!”</p>
<p>(Ersoy, 2013).</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<ul>
<li>Büyükkara, Mehmet Ali; “<strong>Suudi Arabistan’da Sahve Şeyhlerinin Tutuklanması Ne Anlama Geliyor?</strong>” www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/suudi-arabistanda-sahve-seyhlerinin-tutuklanmasi-ne-anlama-geliyor/911197, 15.09.2017.</li>
<li>Canlı, Enes; “<strong>Suudi Arabistan&#8217;ın İslam alimlerini idama hazırlandığı iddiası</strong>”, Anadolu Ajansı, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/suudi-arabistanin-islam-alimlerini-idama-hazirlandigi-iddiasi/1484556, 22.05.2019.</li>
<li>Ersoy, Mehmet Âkif; <strong>Safahat</strong>, Çağrı Yay., İstanbul 2013.</li>
<li>Gültekin, Mücahit; https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=893950307611944&amp;id=100009909484275, 21.05.2019.</li>
<li>Koyuncu, Hüseyin; “<strong>Ağabeyi öldürüldüğü için eylem yapan Suudi çocuk &#8216;isyana teşvikten&#8217; idamla karşı karşıya</strong>”, https://tr.euronews.com/2019/06/08/agabeyi-olduruldugu-icin-eylem-yapan-suudi-cocuk-isyana-tesvikten-idamla-karsi-karsiya.</li>
<li>Sabah; “<strong>Fas&#8217;tan Suudi Arabistan&#8217;a &#8220;idam&#8221; tepkisi</strong>”, https://www.sabah.com.tr/dunya/2019/05/26/fastan-suudi-arabistana-idam-tepkisi.</li>
<li>Yalçıntaş, Nevzat; <strong>Türkiye’yi Yükselten Yıllar: Hatıralar</strong>, 2 c., İşaret Yayınları, İstanbul 2012, 968 s.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/suudi-arabistandaki-idamlari-durdurmak-ii/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SUUDİ ARABİSTAN’DAKİ İDAMLARI DURDURMAK-I</title>
		<link>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/suudi-arabistandaki-idamlari-durdurmak/</link>
					<comments>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/suudi-arabistandaki-idamlari-durdurmak/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fethi Güngör]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Jun 2019 06:34:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsanlığın Dertleriyle Dertlenmek]]></category>
		<category><![CDATA[ALİ EL-ÖMERİ]]></category>
		<category><![CDATA[ÂLİMLERİN İDAMINI DURDURUN]]></category>
		<category><![CDATA[Amnesty International]]></category>
		<category><![CDATA[AVAD EL-KARNİ]]></category>
		<category><![CDATA[DİN GÖREVLİLERİ BİRLİĞİ DERNEĞİ]]></category>
		<category><![CDATA[EYÜP BULUŞMALARI]]></category>
		<category><![CDATA[Hayrettin Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[LYNN MAALOUF]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet akif ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Safahat]]></category>
		<category><![CDATA[SELMAN EL-AVDE]]></category>
		<category><![CDATA[TÜRKİYE TEFSİR AKADEMİSYENLERİ PLATFORMU]]></category>
		<category><![CDATA[UAÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Yasin Aktay]]></category>
		<category><![CDATA[Zühal Demirci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://fethigungor.net/?p=897</guid>

					<description><![CDATA[“Kulları içinde yalnızca (farklılığın hikmet ve amacını bilen) âlimler Allah’a hakkıyla saygı duyarlar.” (Fâtır 35:28). “Âlimler nebilerin varisleridir…” (Buhari, İlim 10). İslam dünyasının bereketli ramazan ayına girme coşkusu yaşadığı hicrî 1440 yılının şaban ayı sonunda Suudi Arabistan’da 37 kişinin “terör” suçlamasıyla verilmiş ölüm cezasının infaz edilmesi Müslüman toplumun fazlaca dikkatini çekmedi. Bu vurdumduymazlıktan cesaret alan [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Kulları içinde yalnızca (farklılığın hikmet ve amacını bilen) âlimler Allah’a hakkıyla saygı duyarlar.” (Fâtır 35:28).<br />
“Âlimler nebilerin varisleridir…” (Buhari, İlim 10).</p>
<p>İslam dünyasının bereketli ramazan ayına girme coşkusu yaşadığı hicrî 1440 yılının şaban ayı sonunda Suudi Arabistan’da 37 kişinin “terör” suçlamasıyla verilmiş ölüm cezasının infaz edilmesi Müslüman toplumun fazlaca dikkatini çekmedi. Bu vurdumduymazlıktan cesaret alan Suud rejimi, şimdi de itidal çizgisini savunan Selman el-Avde, Avad el-Karni ve Ali el-Ömeri gibi meşhur âlimleri idam ederek İslam âleminin bayram günlerini zehir etmeye yelteniyor!<br />
<strong>Hayat Hakkını Hiçe Sayarak Muhalefeti Ortadan Kaldırmaya Yeltenmemek</strong><br />
Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) Orta Doğu Araştırma Direktörü Lynn Maalouf, olaya ilişkin basın açıklamasında bu siyasi idamların sebebine ışık tutan bir değerlendirme yaptı:<br />
“24 Nisan 2019 tarihinde gerçekleşen ölüm cezası infazları, Suudi yetkililerin insan hayatını ne derece hor gördüğünü korkunç bir şekilde ortaya koyuyor. Bu zâlimane olay aynı zamanda ülkedeki Şii azınlığın içinden doğan muhalefeti yok etmek için ölüm cezasının siyasi bir araç olarak kullanıldığını gösteriyor.<br />
Ailelerin cezaların infaz edileceğinden haberdar edilmemesi ve suç işlendiği sırada 18 yaşın altında olan birine idam cezası uygulanması, uluslararası hukukun son derecede pervasızca ihlal edilmesidir… 2019 yılının ilk dört ayında 44’ü başka ülkenin vatandaşı en az 110 kişinin ölüm cezasını uygulayan Suudi Arabistan, 2018 yılında da en az 149 kişinin ölüm cezasını infaz etmişti.” (Amnesty International, 24.04.2019).<br />
Suudi Arabistan yönetiminin kadın hakları aktivistlerine yönelik toplu gözaltılarının yıldönümünde yeni bir açıklama yapan Maalouf, başsavcının âlimlerin terörle mücadele mahkemelerinde yargılanmaları yönündeki çağrısını hatırlatarak şu ihlallere dikkat çekti:<br />
“Şeyh Selman el-Avde’ye, aralarında Müslüman Kardeşler ile bağlantılı olmak ve hükümetten reform talep etmek gibi çeşitli gerekçelerle 37 ayrı suç yöneltildi. Nisan 2019 sonunda yetkililer, 37 erkeğin ölüm cezasını toplu olarak uyguladı. Bu kişilerin çoğu Suudi Arabistan’ın Şii azınlığına mensuptu ve adil olmayan yargılamalar sonucunda ölüm cezasına mahkûm edilmişlerdi. Geçen ay, en az 15 erkek, işkence altında alındığını bildirdikleri “itiraflara” dayanılarak ölüm cezasına mahkûm edildi.” (Amnesty International, 21.05.2019).<br />
<strong>Kanaat Önderlerinin ve STK’ların İtidal Çağrılarını Duymak</strong><br />
Uluslararası Müslüman Âlimler Dayanışma Derneği (UMAD), konuya ilişkin bildirisinde âlimlerin idam edilmesinin bir devlet terörü olduğuna ve elim sonuçlar doğuracağına dikkat çekti:<br />
“Seçkin İslam âlimlerini teröre bulaştıkları gibi asılsız iddialarla idam sehpasına çıkarmaya çalışmak, doğuracağı elim sonuçlar sebebiyle terörle denk bir tutum olacaktır. Suudi Arabistan hükümetinin İslâm âlimlerine yönelik bu katliam düşüncesinden bir an önce vaz geçmesini sağlayacak her türlü tepkiyi meşru sınırlar ve Müslümana yakışır bir vakar içinde kullanmakta gecikmeyiniz. Âlimine sahip çıkmayan bir ümmet dinine ve mukaddesatına da sahip çıkamaz.<br />
Uluslararası insan hakları örgütleri ve hukuk birimleri bu süreci ciddiyetle takip etmeli, uluslararası kamuoyunun gündemine taşımalı, gerekirse bu durumu telin eden protestolar organize etmelidir. İslam dünyasındaki siyasetçiler Suudi Arabistan’ın yapmayı planladığı bu akıl almaz işi parlamentolarına taşımalı, her türlü diplomatik ve siyasi girişimde bulunarak İslam âlimlerinin idam edilmesine yönelik bu girişimi durdurmalıdırlar.” (Demirci, 24.05.2019).<br />
Din Görevlileri Birliği Derneği Genel Merkezi’nin çağrısında ise hakkı haykırmanın nebilerin varisleri olan âlimlerin temel misyonu olduğuna dikkat çekilerek görevlerini yerine getiren ulemanın idam edilmesinin büyük infiale yol açacağının altı çizildi:<br />
“İlmin haysiyetiyle hareket ederek marufu emretme, münkerden sakındırma, her zaman ve zeminde hakkı haykırma cehdi içerisinde olagelen âlimler, “en büyük cihadın, zâlim sultanın karşısında hakkı haykırmak” olduğuna gönülden iman etmişlerdir. Suudi Arabistan’ın muhalif gazeteci, yazar, ilim ve fikir adamlarına karşı başlattığı bu haksız uygulamaların daha büyük adaletsizlikler ve acılarla devamı, İslam dünyası ve insanlık nazarında bu ülkeye karşı derin bir infiale yol açacaktır.<br />
Suudi Arabistan’ın, ülkesindeki muteber ilim ve fikir adamlarını hukuki dayanaktan yoksun suçlamalarla idam etmeye hazırlanması asla kabul edilemez. Peygamberlerin varisleri olan âlimlere karşı sergilenen adaletsiz, delilsiz, ispatsız tutuklamaları ve âlimler üzerinde yürütülen baskı politikasını; adalet, insan hakları, ifade özgürlüğü, evrensel hukuk normları ve hepsinden önemlisi İslam ile bağdaşmayan idam hazırlıklarını kınıyor ve reddediyoruz!” (Din Görevlileri Birliği Derneği, 28.05.2019).<br />
Farklı bilim dallarına mensup aydınların bir araya geldiği Eyüp Buluşmaları, kanaatlerini hür bir şeklide açıklama hakları ellerinden alınarak tutuklanan âlimlerin bu sefer de idama mahkûm edilmelerini şiddetle kınadı:<br />
“Suudi Arabistan hükümetinin, fikir ve kanaatlerini hür bir şeklide açıklama hakkı olan âlimleri tutuklamasını ve haklarında idam kararı verecek bir düzeye gelmesini, İslam’ın adalet ve insaf anlayışıyla bağdaştırmak mümkün değildir. Suudi hükümetinin bir delile ve mesnede dayanmaksızın âlimleri suçlaması, tutuklaması ve bunlarla da iktifa etmeyerek idama mahkûm etmesi asla maşerî vicdanda kabul edilemez.” (Eyüp Buluşmaları, 27.05.2019).<br />
İslam âlimlerini haksız ithamlarla suçlayıp idam sehpasına çıkartmaya çalışmanın büyük bir zulüm olduğunu hatırlatan Türkiye Tefsir Akademisyenleri Platformu, “Müslümanların birliğini temsil eden gözde âlimlerin” Suudi Arabistan hükümeti tarafından idam edilme kararının, insan hak, düşünce ve inanç özgürlüğüne yapılan en büyük saldırı olduğunu ifade etti:<br />
“Ne yazık ki insanlık dışı şartlarda hapiste tutulan, aileleriyle ve avukatlarıyla görüştürülmeyen, tedavilerine izin verilmeyen ve sayısı 100’ü bulan Suudlu âlimlerin bazılarının idamının gündemde olması içler acısı bir durumdur. Adaleti sağlaması gerekenlerin zulüm üreten kimseler olmaları kabul edilemez. İslam âlimlerini baş tacı yapıp onların haysiyetini, onurunu, özgürce konuşma hakkını ve can güvenliğini sağlaması gereken Müslüman bir devletin, bütün bunları sağlamak yerine onların hayatına kast ediyor olması bıçağın kemiğe dayandığı son nokta olarak görülmektedir.<br />
Suudlu devlet yetkilileri, âlimlerin idamını “Bizim iç meselemiz!” diye geçiştiremez. Suudi Arabistan’da idamı gündeme gelen âlimler bütün ümmete mal olmuş, kendilerini bütün ümmete kabul ettirmiş değerlerdir. Onlar ümmetin ortak hazinesidir. Bırakınız onları idam etmeyi, onların bir saat bile hapiste tutuluyor olmaları, size, bir ömrü heder edecek bir günah olarak yeter de artar bile. Bilinmelidir ki zulüm ile abat olunmaz!<br />
Âlimleri idama kalkışmaktan vazgeçmenizle yapacağınız iyilik onlara değil, bizzat kendinize olacaktır, şüphe etmeyiniz. Biz Türkiye Tefsir Akademisyenleri olarak Suudlu âlimlerin yanındayız. Bizler Suudi Arabistan Hükümeti’nin Bayram sonrası âlimlerin muhtemel idamına karşıyız.” (Türkiye Tefsir Akademisyenleri Platformu, 26.05.2019).<br />
<strong>Mütefekkir ve Âlimlerin Uyarılarını Dikkate Almak</strong><br />
Türkiye’den mütefekkir, aydın ve âlimlerin konuya ilişkin değerlendirmelerine de iki örnek vermekle iktifa edelim:<br />
Türkiye’de kurulan ve kendisinin de danışma kurulunda yer aldığı Uluslararası Müslüman Âlimler Dayanışma Derneği’nin açıklamasını Yeni Şafak gazetesindeki köşesine taşıyarak destekleyen Prof.Dr. Hayrettin Karaman tehlikeli gidişin altını çizdi:<br />
“Suudi Arabistan, Mısır ve BAE’nin, ABD ve İsrail güdümünde girdiği gayr-i meşru ve çok tehlikeli yol üzerinde çok şey yazıldı, yazılıyor ve yazılacak. Kaşıkçı cinayetinin kanı kurumadan Suudi Arabistan’ın yeni cinayetlere hazırlandığı haberi yayılınca vicdanlı çevreler bu cinayeti engellemek için harekete geçtiler…” (Karaman, 26.05.2019).<br />
Cemal Kaşıkçı’nın görülmemiş bir cinayetle ortadan kaldırışını deşifre edenlerden biri olan Prof.Dr. Yasin Aktay ise “Hadimu’l-Harameyn” sıfatını taşıyan Kral Selman’a doğrudan çağrı yapmayı tercih etti:<br />
“Uhdenizde bulunan servetlerle dünyanın her yanında açlık ve yokluk çekmekte olan Müslümanların durumu arasındaki trajik çelişki herkesin dikkatini çekmektedir… Yaklaşmakta olan büyük tehlike dünyanızı da ahiretinizi de büyük bir felâkete doğru sürüklemektedir…<br />
Selman el-Avde’yi yakından tanıma fırsatı buldum. Kitaplarını okudum, konuşmalarını takip ettim. Vallahi ona atfettiğiniz aşırılıktan eser yok onda. Sizin resmî ulemanız Afganistan’a cihad için insanları teşvik ederken, o, “Suudi gençlerinin Afganistan’da ne işi var?” diyor ve böyle bir cihad yolunun olmadığını söylüyordu. Sizin resmî ulemanız kadınların araba kullanmasının zinhar haram olduğunu iddia ederken, o, Müslüman kadınların Peygamber Efendimiz zamanında develere, atlara bindiğini ve araba sürmenin bundan neden ayırt edildiğini anlayamadığını söylüyordu. Yine sizin resmî ulemanız, Müslümanların gayr-ı Müslimlerle asla iyi olamayacaklarını söyleyerek bir tür nefret aşılarken, o, kendilerine düşmanlık beslemeyen gayr-ı Müslimlere iyi davranmanın, onlarla iyi geçinmenin, bir ve beraber barış içinde yaşamanın yüce Allah’ın tâlimatı olduğu gerçeğini öğretiyordu.<br />
Selman el-Avde’ye aşırılık ithamı büyük bir bühtandır. Aksine o son derece makul, gençliğin ve modern insanın zihnine son derece aşina söylemiyle İslâm’ı sevdiren, alabildiğine sempatik bir İslâm âlimidir.<br />
İslâm âlimleri meselesi sizin iç meseleniz değildir. Söz konusu âlimler bütün ümmete mal olmuş, kendilerini bütün ümmete kabul ettirmiş değerlerdir. Onlar sizin teb’anız değil, tavsiyelerine kulak vereceğimiz, bize, ilimleriyle, duruşlarıyla ışık tutacak ortak hazinemizdir.<br />
Gelin zindanlarınızdaki Ahmed b. Hanbel’lere yapılan zulümleri durdurun. Siz onları idam ederseniz veya hapiste tutmaya devam ederseniz, tarihe de mal olurlar ve ruhları nesiller boyu onlara bu zulümleri yapanların peşini bırakmaz. Yapacağınız iyilik onlara değil, bizzat kendinize olacak, emin olun.” (Aktay, 27.05.2019).<br />
<strong>İdam Furyasının Muhataplarına Sesimizi Duyurabilmek</strong><br />
Ey Kral Selman! Veliaht oğlunun tutuklattığı yüzlerce âlim, mütefekkir ve muhaliflerden, hiç olmazsa prenslerden haberin mi yok? Var da bildiğin halde kifayetsiz muhteris oğlunun şerrinden emin olmak için sen de mi susmak zorunda kalıyorsun? En azından bu meyanda bir mesaj yayınla ki Müslümanlar senin de suç ortağı olmadığına inansın.<br />
Ey hukuk adamları! Adil yargılanmanın asgari şartlarını bile taşımayan göstermelik davalarda, sanıklar işkence sonucu elde edilen itiraflara dayanılarak ölüm cezasına mahkûm edilirken uzaktan seyretmekle mi yetineceksiniz yoksa görmezden gelmeyi mi tercih edeceksiniz?<br />
Ey Batı devletlerinin yöneticileri! Yağlı silah ticaretine öncelik vermek yerine, fikirlerini barışçıl biçimde ifade etmeleri sebebiyle tutuklanan ve idamla cezalandırılan insanları kayıtsız şartsız serbest bırakmaları için Suudi Arabistan yetkilileri üzerinde baskı oluşturma erdemini gösterebilecek misiniz? Yoksa “insan hakları”, “demokrasi”, “barış içinde birlikte yaşama” gibi süslü söylemlerinizi bir kez daha ayak altı etmeyi mi yeğleyeceksiniz?<br />
Ey âlimin ölümünü âlemin ölümü gibi gören mü’minler! Ey “bir insanı haksız yere öldürenin bütün insanlığı öldürmüş olacağı”na inananlar! Âlimlerle birlikte insanlığın da idam edilmesine duyarsız mı kalacağız?<br />
Ey mazlumların hamisi Türkiye’mizin yöneticileri! Dönem başkanlığını yürüttüğümüz İslam İşbirliği Teşkilatı ve D8 Teşkilatını ivedilikle toplamak için daha ne olmasını bekliyorsunuz?<br />
Ey Müslüman ülkelerin yöneticileri! Suudi Arabistan ile ilişkilerinizi hiçbir şey olmamış gibi sürdürmeyi nasıl içinize sindireceksiniz?<br />
Ey Birleşmiş Milletler’in ve diğer uluslararası kuruluşların yöneticileri! Pasif tavrınızın canilerin iştahını ve cüretini nasıl kabarttığı görmüyor musunuz? Yoksa asıl istediğiniz zaten bu mudur?<br />
Ey Muhammed Bin Selman! Yerkürenin kabadayısı Trump’a verdiğin milyarlarla kendi ülkenin sefil arka sokaklarını imar etmeyi hiç aklından geçirdin mi! Küresel sömürü çarkını uzaktan kumandayla keyifle döndüren kodamanların sana sağmal inek muamelesi yaptığını ne vakit idrak edeceksin?<br />
Suudi Arabistan yöneticilerine son çağrımız Kur’an şairi Mehmet Âkif’in bir asır öncesinden seslenen dizeleri olsun:<br />
Hiç sıkılmaz mısınız Hz. Peygamber’den?<br />
Ki uzaklardaki bir mü’mini incitse diken,<br />
Kalb-i pâkinde duyarmış o musibetten acı.<br />
Sizden elbette olur ruh-ı Nebi davacı!<br />
(Safahat, Süleymaniye Kürsüsünde).</p>
<p><strong>Kaynaklar:</strong></p>
<p>• Aktay, Yasin; “Suudi Arabistan Kralı Sayın Selman b. Abdülaziz’e Açık Mektup”, Yeni Şafak, www.yenisafak.com/yazarlar/yasinaktay/suudi-arabistan-krali-sayin-selman-b-abdulazize-acik-mektup-2050506, 27.05.2019.<br />
• Amnesty International; “Suudi Arabistan’da Bir Günde 37 Kişinin Ölüm Cezası İnfaz Edildi”, https://amnesty.org.tr/icerik/suudi-arabistan-bir-gunde-37-kisinin-olum-cezasi-infaz-edildi, 24.04.2019.<br />
• Amnesty International; “Suudi Arabistan’ın ‘Utanç Yılı’: Muhaliflere ve İnsan Hakları Aktivistlerine Yönelik Baskılar Sürüyor”, https://amnesty.org.tr/icerik/suudi-arabistanin-utanc-yili-muhaliflere-ve-insan-haklari-aktivistlerine-yonelik-baskilar-suruyor, 21.05.2019.<br />
• Demirci, Zuhal; “Müslüman Âlimlerden Suudi Arabistan’a ‘İdamları Durdurun’ Çağrısı”, Anadolu Ajansı, www.aa.com.tr/tr/dunya/musluman-âlimlerden-suudi-arabistana-idamlari-durdurun-cagrisi/1488014, 24.05.2019.<br />
• Din Görevlileri Birliği Derneği, “Suudi Arabistan’a Çağrı”, www.dinbirder.org.tr, 28.05.2019.<br />
• Ersoy, Mehmet Âkif; Safahat, Çağrı Yay., İstanbul 2013.<br />
• Eyüp Buluşmaları; “Suudi Arabistan Yönetiminin İslam Âlimlerini İdam Etme Girişimi Durdurulmalıdır”, https://eyupbulusmalari.com, https://twitter.com/eyupbulusmalari, 27.05.2019.<br />
• Türkiye Tefsir Akademisyenleri Platformu; “Âlimlerin İdamını Durdurun!”, 26.05.2019.<br />
• Karaman, Hayrettin; “Suûdîlere Uyarı ve Çağrı”, Yeni Şafak, www.yenisafak.com/yazarlar/hayrettinkaraman/sudlere-uyari-ve-cagri-2050488, 26.05.2019.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://fethigungor.net/insanligin-dertleriyle-dertlenmek/suudi-arabistandaki-idamlari-durdurmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
