AVRUPA’DA SURİYELİ ÇOCUKLARIN MARUZ KALDIĞI İHLALLERE MÂNİ OLABİLMEK

Özellikle son iki yüz yılda irtikâp ettikleri insanlık suçları için açık bir özür dileme erdemini gösteremeyen Avrupa ülkeleri, Suriyeli mültecilere gözlerimizin önünde reva gördükleri insanlık dışı muamelelere rağmen hâlâ kendilerini insan hakları ve demokrasi söyleminin yegâne sahibi olarak görebilmektedir!

CEMAAT-İ İSLAMİ ŞEHİDLERİNİN ÇAĞRILARINA DUYARSIZ KALMAMAK

“Yoksa siz, (yalnızca) hacıları suvarmayı ve Mescid-i Haram’ı ziyaret edip tamir etmeyi, Allah’a ve Ahiret Günü’ne iman etmek ve Allah yolunda cihad edip elden gelen gayreti göstermekle eşdeğerde mi tutuyorsunuz? Allah’a göre bunlar birbirine eşdeğer değildirler. Ve Allah, değerleri yerinden etmiş bir toplumu doğruya yöneltmez.

BANGLADEŞ VE CEMAAT-İ İSLAMİ PRATİĞİNDEN DERS ALMAK

Bangladeş’te hukuksuz yargı düzenekleriyle idam edilen Cemaat-i İslami önderlerinin şerefli duruşları, hikmet dolu vasiyetnameleri ve vecize değerindeki son sözleri, ümmet-i Muhammed’in dikkatini gözden ve gönülden ırak düşmüş mazlum Bengal kardeşlerinin üzerine çekmeyi başardı. Elbette bu dikkatin inayetle desteklenip desteklenmemesi ümmetin haysiyet ve hamiyetine kalmış bir husustur.

FİLİSTİNLİ TUTSAK ÇOCUKLARIN MARUZ KALDIĞI AĞIR HAK İHLALLERİNİ ENGELLEYEBİLMEK

“BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme” başta olmak üzere çocuğun yüksek yararını gözeten ve temel insan hakları yanında küçüğün özel haklarını koruma altına alan bir düzine uluslararası belgeyi hiçe sayarak orantısız güç kullanan, pervasızca saldırılar düzenleyen Siyonist işgal güçleri, Gazze’ye yönelik 2008, 2012 ve 2014 savaşlarında 18 yaşından küçük 980 çocuğu