ABDÜRREŞİD İBRAHİM’İN GÖZLEMLERİNİ MEHMET ÂKİF’TEN DİNLEMEK

Sibirya’da 23 Nisan 1857’de doğan Abdürreşid İbrahim, Rusya’da dağıttığı broşürler sayesinde 70 bin kadar Müslümanın Anadolu’ya göç etmesini sağlar. İmparatorluk tarafından kara listeye alınınca Osmanlı’ya sığınır. Rus-Japon Savaşı’nın (8 Şubat 1904-5 Eylül 1905) Japonların kesin galibiyetiyle neticelenmesi üzerine Japonları Ruslara karşı Osmanlı’nın yanına çekmeyi gerekli görür.

ÂKİF’İN MİLLÎ BİRLİK VE BÜTÜNLÜK ŞUURUNA ERİŞEBİLMEK

“Siz ey imana erişenler, (savaş durumunda) bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde, sıkı durun ve aralıksız Allah’ı anın ki kurtuluşa erişesiniz! Ve Allah’a ve O’nun Rasulü’ne duyarlık ve bağlılık gösterin; ve sakın birbirinizle çekişmeye girmeyin, yoksa yılgınlığa düşersiniz; cesaretiniz sönüverir.

ÂKİF’İN GÜÇ KAYNAĞINDAN BESLENEBİLMEK

“Elif. Lâm. Mîm. Şu Kitab’ı görüyor musun? İşte bir kere onun hak olduğunda şüphe yok. Sonra, Allah’ın o saygılı kullarına yol gösterir…” (Bakara, 2/1-2).   Hayatı vahiyle inşa etmenin yakın dönemde canlı bir örneğini sunmuş olan Âkif’i sadece “İstiklal Marşı Şairi” olarak anmak onu yeterince anlamamak anlamına gelir.

ÂKİF GİBİ KUR’AN’I HAYATIN İÇİNDEN YORUMLAYABİLMEK

“Allah’ın âsâr-ı rahmetine bir baksana: öldükten sonra, tekrar nasıl diriltiyor? İşte O Allah, bütün ölüleri muhakkak diriltecek. Hem O, her şeye kâdirdir.” (Rum, 30/50).   Âkif’in düşüncesine Kur’an’ın kaynaklık ettiğini vurgulayan onlarca tez, kitap, makale ve tebliğ çalışması yapılmış, bunların bir kısmı da yayınlanmıştır.

ÂKİF GİBİ SÜREKLİ BİR ISLAH ÇABASI İÇİNDE OLABİLMEK

“Allah, içinizden iman edenlere ve ıslah edici iyilikler işleyenlere, onlardan öncekileri hâkim kıldığı gibi kendilerini de hâkim kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dini yine onlar için sağlamlaştıracağına, endişelerinin (baskın olduğu) bir dönemin ardından onları güvenli bir konuma kavuşturacağına söz vermiştir…” (Nûr, 24:55).

ÂKİF GİBİ ÇAĞININ ŞAHİDİ OLABİLMEK

“Ve böylece sizin dengeli ve ölçülü bir toplum olmanızı istedik ki (hayatınızla) tüm insanlığın huzurunda hakikatin şahitleri olasınız ve Elçi de sizin huzurunuzda ona şahitlik yapsın.” (Bakara, 2:143).   Çağının Şahidi/Şehidi/Modeli Olabilmek Kur’an-ı Kerim’in “şehit” kavramı öncelikli olarak hakikate ve çağa şahit olmayı ifade etmektedir.